Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
“Ünye Kazan Ben Kepçe” (1)
13 Temmuz 2009 Pazartesi 11:40
YAŞAR KARADUMAN / “Bizimkisi bir aşk hikayesi”

Bican’ı ziyaret ettik..


Bican’ı tanımayan yoktur.


Ortaçarşı’nın en eski ve en popüler esnafıdır. Boyu biraz ufaktır ama yüreği büyüktür. Bican bir müddettir ayaklarından hasta, evden çıkamıyor.


Bican biraz ufak dünyaya geldiği için, ufak ve cansız anlamında adını  Bİ-CAN koymuşlar.. Bican’ı Şükrü Yürür ve Tantana Kemal ile ziyaret ettik. Ben her sene giderim Bican’a. Bican ben ve Şükrü Yürür çocukluk arkadaşıyızdır. Tantana Kemal bizden iki üç yaş ufaktır. Bizi görünce çok sevindi.. Herkesle arası iyi olan Bican’ın bir tek Musa Kıroğlu  ile arası iyi değilmiş.. Bir zamanlar Bican Kıroğlun’dan hayırlı bir iş için ricada bulunmuş, Kıroğlu ilgilenmemiş.. Ne olduğunu  burada yazamam..


İkisi de beni keser..


 


TOKİ


Ünye’deki Toki konutlarının  bir özelliği var..


Türkiye’de tek deniz gören tek Toki konutlar olması..


Ancak bir başka özelliği daha var.. Buradan konut alan  bir bayan mutfağındaki dolaplarda kaşık koyacak bir çekmecesinin olmadığını söyledi..


Unutmuşlardır..


Ben bu fotoğrafı çektiğimde bu bayrak binanın ön tarafında asılı idi.. Bayrak solmuş kirli ve yırtıktı. Toki bir konut satsa da parasıyla yeni bir bayrak alsa diye düşünürken bayrağı kaldırmışlar..


 


Ünye turizm mevsiminde çok kirli


Benim elli yıldır dinlediğim gibi geçende görüşülen “Ünye ve Turizm” yine sözde kaldı. Bu konuda birçok kurum üzerine düşen görevi yerine getirmedi.


Ünye yaza ve turizme hazır değil..


Sahil, Yalıkahvesi’nden Derbent’e kadar gecekondu tipi çadırcılar tarafından yağmalanmış kirli perişan ve derbeder.


Ünye’ye yazık oluyor.


Şu kayıklara yıllardır bir çeki düzen veremedik. Buraya bu yaz hiç bakım yapılmamış.. Geçen yıl dağıtılan kayık örtüleri kirli ve parçalanmış. Bu örtülerin üzerine bir de Türk bayrağı yapmışlar, bayraklar yırtık ve kirli, bu hem bayrağa saygısızlık hem bayrak kanununa aykırı.. Tür bayrağını örtü şeklinde kullanmak bayrak yasasına aykırıdır.


 


Neden Kırıyorlar?


Yol kenarlarına konulan ışıklı babalar şehir magandalarının en çok saldırdığı şehir mobilyalarıdır. Daha çok tekme atarak bu lambaları kırıyorlar. Anasına kızan buna tekme atıyor, babasına kızan tekme atıyor, belediyeye kızan buna tekme atıyor..


 İsviçre’de hatırlayamadığım bir şehirde, Zürih olabilir, bu tür insanların enerjilerini boşalttıkları bir tekme atma parkı var, bazı objeler koymuşlar, kafası kızan gidip bunlara tekme ve yumruk atıyor.


Bu lambalardan şehirde günde en az on tane değiştirdiklerini söylediler.. “Ne kadar bunların tanesi” diye sorduğumda kesin olmamakla beraber yüz lira civarında dediler.


 


Pizza-Mizza


Anafarta ilkokulunun yıkılması ile birlikte önü rahatlayan Pizza-Mizzza Cafe’nin  sahibi eski yakışıklılardan Kavaklı Mustafa, Cafe’nin dekorunu yeniledi.. Pembe renklerin hakim olduğu yeni dekorla birlikte yeni ürünler de ekledi listeye.


Ünye’de en güzel tostu ve su böreğini yapan Kavaklı, müşterilerine pasta çeşitleri ve Ünye’nin meşhur biber tuzunu da sunuyor. Ben de artık bu kadar reklamdan sonra bir dilim pastayla bir fincan kahveyi hak ettim. Ay başında geliiim Mustafa, böreklerin altı iyi gızarsın..


 


Dedem Öbür tarafta rahat değilmiş..


Sait Hoca yine sordu geçende:


“Dedenin durumu nasılmış öbür tarafta” diye..


Dedem Allah Rahmet eylesin annemle olan hesabını kapatmadan gidince bu sorun ortaya çıktı.. Sait Hoca ikide bir soruyor.


Dedeme nerden geldik.. Dedem Tepe’deki  ip atölyesinde fotoğrafta görülen hayvan yularlarını yapardı, ben de küçük bir çocukken çıkrık çevirirdim dedeme.. O zaman bu yularlar kendirden yapılırdı.. Şimdi baktım plastikten yapmışlar.


Bir zamanlar biz plastiklere naylon derdik, her şeyin bir naylonu vardı.. Naylon Necla, Naylon Dünya, Naylon Çorap Naylon gömlek, Naylon Kaptanımız bile oldu. Şimdi ise plastiklere boğulduk, her şeyimiz plastik.


Plastikten  bayan bile yaptılar..


 


“Yöresel Tatlar”  Dükkanı


Ortaçarşı’nın atmosferine uygun küçük fakat sevimli bir lezzet dükkanı “Yöresel tatlar” Beni gazetemizin sahibi Ali Öztürk götürdü.. Alibey sonradan anladım ki sık gidiyor buraya. Yemeklerin lezzetinden olacak.


Sahibi yabancı değilmiş, gençlik yıllarımızda bir Tapucu İsmail Amcamız vardı, ağdalı Osmanlıca konuşmasına hayrandım. Ben çok genç bir gazeteci iken hükümet konağının arkasından tapu dairesine gidiş gelişlerinde matbaaya uğrar bana: “ muharrir efendi, memlekette ne gibi  hadiseler cereyan etmiş, asayiş berkemal mi?” derdi. “Yöresel Tatlar” dükkanın sahibi Serap Hanım (Serap Ersöz) İsmail Amca’nın torunuymuş. Yemekleri de, dükkanı da çok sevdim. Dükkan biraz küçük ama lezzet büyük, siz de bir uğrayın memnun kalacaksınız.


 


Ünye Kurultayı ve hatalı Afişi


Bir dedikodudur dolaşıyor Ünye’de..


İstanbul Beyoğlu Ünyeliler  Derneği  ve İstanbul  Ünyelile, Sağlık,Eğitim, Kültür, Sanat Vakfı nın düzenlediği  Ünye Kurultay’ının hazırlıkları  için Ünye’ye gelen Beyoğlu Ünyeliler Dernek Başkanı  Ahmet Yılmaz ve yardımcısı İrfan Dağdelen ve beraberindekilere Ünye Belediye Başkanı randevu vermemiş..


Konuyu  bir internet  sitesinde işleyen bir yazar “Dağdan Gelip Bağda Kurultay Yapanları Tanımam" diye de bir başlık atmış.. Ne demek istediğini pek anlayamadım.  Bir dedikodudur gidiyor. Gerçi İstanbul’daki Ünye Dernekleri arasında bir sorun var ama kimse kendi aralarındaki bu işe akıl erdiremedi. Ben erdirdim ama henüz yazmak için erken.  


Bu ara kurultay’ın afişi de hatalıdır.  Afişte: “Ordu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi konferans salonu-Ünye” yazmaktadır.


Doğrusu: “Ordu Üniversitesi, Ünye İktisadi İdari Bilimler Fakültesi”  konferans salonu olmalıydı


“Ünye” salonun sonunda değildir..


 


Son kat yıkıldı..


Kimse böyle bir sonucu arzu etmezdi her şey baştan açık ve net yapılsaydı..


Yerel yönetim de hatalıdır, inşaat sahibi de. Bir sürü uğraşıdan, bir sürü kırgınlıktan, bir sürü paradan, bir sürü dedikodudan sonra son katı yıkmak bence çare olmamıştır.. Sadece her iki tarafın da vicdanlarını rahatlatmak için yaptıkları göstermelik bir operasyondur. Yerel yönetim göğsünü gere gere :“Yıktırdım arkadaş” diyecektir. Tesis sahibi de halkıma olan saygımdan yıktım arkadaş diyecektir.


Aslında her ikisi de değildir..


Yapılacak tek şey buraya bu izni vermemek ve eğer verildiyse her aşamada denetlemekti..


Sonradan: “İçime sinmedi” demek Ünye’yi enayi yerine koymaktır..


Temel idam edilecektir, son sözün nedir derler “Ha bu bağa ders olsun” der..


Geriye kalan  hayırlı olsun..


Arka tarafta ise sağlıklı peyzaj düzenlemeleri yapılmıyor, ileride burada da sorun çıkacaktır.


 


Dört seri olacak bu sayfanın ikincisine Çarşamba günkü sayımızda güncel konularla devam ediyoruz. Gazete almayı unutmayınız..


 


 



Bu Haber 3540 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI