Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye Kazan ben kepçe 3
17 Temmuz 2009 Cuma 09:10
“Sen de başını alıp gitme ne olur?”

Helal Olsun Terme’ye


Çok güzel tasarlanmış ve taş renklerinin de çok uyumlu olduğu bu saat kulesi Avrupa’nın bir şehrinde değil, komşumuz Terme’dedir.


Biz ise gittik Niksar Caddesinin başına, bazı uyanıkların beşinci sınıf belediyeler için sattığı Çin işi tel maşa bir saat kulesi diktik. Vizyonumuz Terme’deki gibi bir saat kulesi yapmaya yetmedi.


Terme belediye başkanı Ünyelidir ortaokuldan arkadaşımızdır, başarılı çalışmalar yapıyor, gurur duyduk.. Biz ise Terme ve Fatsa’nın  arasında yerimizde sayıyoruz.. Her üç şehrin de belediye  başkanı aynı partidendir..


 



  Sait Hoca ne yapıyor


Ünye’nin en popüler hocası Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu yine bir işlerin peşinde.


Kapıcıoğlu aslında bir tıp profesörüdür. Bunun dışında yazarlığı, karikatüristliği, koleksiyonculuğu ile de tanınır. Boşuna dememişler Tıbbiyeden doktordan başka her şey çıkar diye.


Sait Hoca Dönerçeşme meydanına döner bir çeşme yaptırma telaşı peşinde. Mermer bir yuvanın içinde mermer bir top (top 80 kilo) aşağıdan gelen su basıncıyla dönüyor. İlk denemede tam başarı sağlanamadı, teknik bir hata yapılmış..


Sait Hoca’nın çeşmesi hata giderildikten sonra yakında dönecek..


 



Can yeleği yine yok..


Bu deniz bisikletlerini bir kez daha yazmış, çoğunlukla bu araca yüzme bilmeyenlerin bindiğini, bir kazaya sebebiyet vermemek için önlem alınmasını önermiştik. Bir müddet can yeleği giydirilerek kiraya verilen bisikletlerde son günlerde can yelekleri yine çıkarılmıştır.


Bu aynı zamanda hafif bir araçtır, çok az bir rüzgardan bile etkilenmekte kontrolden çıkmaktadır. Binenlere kesinlikle fazla açılmamaları, yüzme bilmeyenlerin binmemeleri ve kesinlikle can yeleği kullanmaları uyarısı yapılmalıdır.


 


 


Doktor Sülükler..


Anneannem, “Mayıs ayı çürük ay” derdi, şişede sülükleri hazırdı.. Çocukluğumda mahallelerde sülükçü Çingeneler dolaşır “Sülüüük var, sülüüüük” diye, bağırırlardı.
Sülük Tedavisi, dolaşım sistemi, varis,  romatizma, epilepsi sedef ve egzama gibi cilt hastalıklarında, kullanılmaktadır.  Sülük hasta olan bölgeye tutturulur ve kan emmesi sağlanır, bir müddet sonra ısırdığı yüzeyi bırakır.


Sülüklerin özellikleri kan emerken vücuda verilen salgıda gizlidir. Bu salgı ağrı kesici, mikrop öldürücü, kas gevşetici, gibi yüzün üzerinde madde içermektedir. Tabi siz önce  bir doktora görünün..


 


 


 


Yerlerde sürünen köylü pazarı


Annem geçende bu pazar için: “ Gözüyüz kör olmasın emi, şu zavallı köylü gadunlarına,  insan onuruna yakışan bir yer yapamamışlar mı? Ürünlerini ayakaltında tozun toprağın içinde, sağlıksız koşullar içinde satan bu teyzelere, ninelere yazık.” diye bana çıkıştı..


Bu tür pazarlar başka kasabalarda bir tablo gibi düzenli.. Hele Avrupa’da bu tür otantik pazarlar için Cumhurbaşkanları saraylarının bahçesini açıyorlar. Biz ise daracık bir sokağa tozun toprağın içine kışın yağmur ve soğukta saçak altlarına tıkmışız.


Ben köylü dediğim ayağa kalkanlar ve onların maşa gazetecileri nerdesiniz, bu pazardaki köylü kadınlarımıza neden sahip çıkmıyorsunuz, bu daracık sokakta sürünmelerine göz yumuyorsunuz?.


Bu festival gibi rengarenk otantik Pazar bir düzen içinde Cumhuriyet meydanında ağaçların altında kurulmalıdır..


 


 



 


Fiyatlar Pahalı


Çay 0:75 kahve, limonata 1.500, meşrubat 2.25.. Fiyatlar pahalı..


İstanbul’da bile belediye sosyal tesislerinde çay elli kuruştur. Üç çocuklu orta halli bir ailenin gelip burada oturduğunu düşünün..


Bu şehrin şehir parkı neresidir?


Bu şehrin ağaçların altında oturup denizi seyredecek bir parkı yok mudur?


Bu şehrin insanları park diye Cumhuriyet Meydanına mı gitmek zorundalar?


Ve orada ki, başka şehirlerde otuz versiyonu ışıklı ve müzikli olarak sunulan ve bize çok büyük şeymiş gibi yutturulmaya çalışılan üç çeşit basit su oyunlarının içinde çocuklar mikroplu sudan kolera mı olmak zorundalar.?


 



Akçay Köprüsü


Ünye ile Samsun’u ayıran Akçay ırmağı üzerinde şimdiki yoldan biraz, içerde kırklı yıllarda üç kemerli olarak yapılan köprünün bir kemeri selde yıkılmış.


Köprüyü Almanlar yapmışlardı. Yıpranmasına rağmen halen eski günlerdeki ihtişamı ile geriye kalan iki kemeri ile ayakta zamana meydan okuyor.


Çocukluğumda babamla Samsun’a giderken otobüsün bu köprüden geçeceği anı beklerdim. Bana bir masalın içinden geçiyormuşum hissini verirdi. Bu köprünün bir benzeri de Cevizdere ırmağı üzerinde ve tek kemerli olarak ta Miliç te var


 



Çocuk her yerde çocuktur


Anneleri ve güzel çocukları rengarenk giydirmiş, başlarını da güzelce bağlamış, Kur’an kursuna göndermiş. Fotoğrafı askerlik şubesinin arkasındaki caminin bahçesinde çektim. Burada ne yapıyorsunuz diye sorduğumda “Kuran öğreniyoruz” dediler.. İsimleri neydi sormadım, belliki kardeştiler elbiseleri de kendileri kadar renkliydi..  Çocuk olmanın mutluluğu gülümseyen yüzlerinden ve  gözlüklerinin arkasından bile okunuyordu. Bana mutlu çocukluk günlerimi kızkardeşimle gittiğim Kuran kursunu hatırlattılar.


 



Kağnı


Hocam İrfan Işık Ali Öztürk’le bir araştırma için Terme köylerini dolaşırken bir evin bahçesinde bir kağnı arabası görmüşler ve sahibinden satın almışlar.


Geçende bu kağnıyı almaya gittik köye.. Ali Öztürk kağnıyı Ünye Müzesine hediye edeceğini söyledi. Oracıkta tozunu toprağını temizleyip yükledik geldik.


Kağnı şimdi bakımı yapılmak için pasajda gazete idarehanesinin karşısında duruyor.


 



Yüzüncü Yıl


Yüzüncü yıl kafe iç dekoru ile bahçe düzenini ve mobilyalarını yeniden düzenlemiş ve bilgisayarlı sipariş yöntemi ile çalışmaya başlamış. İçi de dişi da iç açıcı olmuş..


Diğer taraflardan farklı bir müşteri kitlesi var buranın. Yalnız düğün ve sünnetlerde park yeri yetersiz kalıyor, yolun kenarına park eden araçlar biraz sorun yaratıyorlar. Bastırdığı Masa üstü servis tabletlerine buranın eski şeklini çizmişler, alttaki açıklama metni içinde bizden biraz değiştirilerek alınmış kısımlar olsa da  (o kadar olur!!) genelde güzel olmuş..



Bu Haber 3423 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI