Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Lozan Mübadilleri - Bölüm II
23 Temmuz 2009 Perşembe 09:34
AHMET DERYA VARİLCİ/ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

17. Yüzyıla kadar Osmanlı’nın Batı’da ilerleyişine koşut olarak, İmparatorluk merkezinden Batı’ya doğru Osmanlı uyruklarının göçünden söz etmek mümkündür. İkinci Viyana Kuşatması (1683) sonrası rota değişmiş, Batı’dan merkeze doğru tersine göç başlamıştır. Kademeli bir biçimde gerçekleştirilen göç, en uç noktalardan başlayarak, daha iç kısımlara doğru kaymış, giderek Balkanlar, özellikle de Selanik, Batı’dan gelenlerin toplandığı merkezlerden biri haline gelmiştir. Mübadillere “Selanik Muhacirleri” deyişi buradan gelir.


 


BATIDAN GELEN TÜRK VE MÜSLÜMAN GÖÇÜ


 


Batı’dan ilk büyük göç dalgası 1804’te Sırp isyanıyla başladı. Bosna – Hersek ve Rumeli’ye göçün ikinci dalgası, yine aynı nedenle 1826 yılında oldu. 1867’de ise, Sırp baskısından kaçan Boşnakların bir bölümü Türklerle birlikte Anadolu’ya kadar göç etti.


Yunanistan’dan ilk göç 1820 yılında Mora isyanından sonra başladı. 1826 yılında İngiltere ve Rusya ile yapılan antlaşmalar sonucunda bağımsız Yunan devleti kuruldu ve Müslüman halkı yüzyıllarca yaşadıkları coğrafyadan sürgün edilmeye başlandı.


1864 Yılında Girit’ten 60 bin kişi göç etti.


Birinci Dünya Savaşı sonrası başlayan yeni göç dalgasının ardından, 1923 yılında Yunan askerinin Anadolu’yu terk etmesiyle başlayan süreç 1923 Lozan mübadele antlaşmasıyla sonuçlandı.


1923 -33 yılları arası 384 bin Türk ve Müslüman, Yunanistan’dan Türkiye’ye zorunlu göçe tabi tutuldu.


Lozan mübadele’si sayıca en kalabalık ve zorunlu göç dalgası olmasına rağmen, göçler 1970 yılına kadar sürdü. 1934 – 60 arası 23 bin 788 kişi, 1960 – 70 arasında ise 20 bin kişi Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etti.


Yugoslavya’dan 1946 – 68 arası ve 1970’te resmi kayıtlara göre 305 bin 158 kişi, Romanya’da 1812 sonrası 200 bin, 1877 – 78 Savaşı sonrası 80 bin, 1923 -33 arası 33 b.n 852, 1934 – 60 arası 87 bin 476 kişi göç etti.  


Bulgaristan’dan ise, yine 1828 sonrası 30 bin, 1876 -78 arası 200 bin, 1885 – 23 arası 500 bin, 1923- 33 arası 101 bin, 1934 – 1960 arası 273 bin, 1968 – 79 arası 115 bin 500 kişi göç etmiştir.


Göç yollarında bir kısım göçmen hastalık ve açlıktan ölmüş yahut uğradıkları saldırılar sonucunda ağır kayıplar vererek Türkiye’ye gelebilmişlerdir.


 


LOZAN MÜBADİLİ TÜRKLER


 


Lozan'da 30 Ocak1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan sözleşme ve protokol gereği "Türk-Yunan nüfus mübadelesi”ne karar verilir. 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak, Türk topraklarında yerleşmiş Rum-Ortodokslar ile Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman Türkler zorunlu göçe tabi tutulurlar.


Yunanistan savaşı kaybedince Anadolu’dan Yunanistan’a Rumların akın eder ve büyük bir yığılmaya yol açar. Gelenleri iskân edemeyen Yunanistan bölgedeki Müslüman ve Türklere yaptığı baskıları iyice artırır. Bu koşullar altında, her iki tarafa mensup insanların daha fazla mağdur olmamaları için zorunlu göç “mübadele” kararına varılır. İstanbul'da oturan Rumlar ve Batı Trakya'da oturan Müslümanlar mübadeleden muaf tutulur. (Muafiyet; Kıbrıs Sorunu, 6 – 7 Eylül 1955 olayları gibi dönem dönem yaşananlar dolayısıyla işlemez, “göç” günümüze kadar uzar. Bkz. Yılmaz Karakoyunlu, Güz Sancısı.)


Daha önceki yıllarda yaşanan göç perişanlığı göz önünde tutularak, 13 Ekim 1923 tarihinde Tunalı Hilmi Bey’in önergesiyle “Mübadele İmar ve İskân Bakanlığı” kurulur. Mustafa Necati’nin Bakanlığında merkezde ve taşrada örgütlenerek bir çok yasal düzenleme gerçekleştirildi. Zaten baskı altında oldukları için Türkler,n bir kısmı resmi göç kararını ve tarihini beklemeden kıyı kentlere yığılmışlardı.


Ağırlıklı olarak deniz yoluyla yapılan taşıma Hilal-i Ahmer (Kızılay) kuruluşunun yardımlarıyla gerçekleşti. Müslüman göçmenler Selanik, Kalikratya ve Kavala'dan gemilere alınarak Tekirdağ, İstanbul, Mudanya, Zonguldak, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, İzmit, Gelibolu, Bandırma ve Burhaniye’ ye taşınırken, Girit ve Kandiye ‘den alınanlar ise Mersin, Silifke, Marmaris, Bodrum, Güllük, Ayvalık, Çanakkale ve Erdek iskelelerine taşınır. Deniz yoluyla yapılan taşımalar, her iki ülkeye güçlü bir deniz filosu yaratma konusunda yardımcı olmuştur. Başlangıçta yeterli olmayan Türk gemileri nedeniyle açılan ihaleyi İtalyan Lloyd Tristino Vapur Şirketi kazanmışsa da, gelen tepki üzerine ihale iptal edilerek, görev Seyr-i Sefain İdaresi ile Türk Vapurcularına verilir. Selanik Limanı’ndan Samsun ve Ordu Limanlarına Türk ve Müslüman Mübadillerini taşıyan araçlardan biri de Gülcemal Vapuru’dur.


 


 


 


Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, mübadele yoluyla gelen göçmen sayısı toplam 456.720 kişidir. İllere göre dağılımı şöyledir:


Edirne'ye 40.041, Balıkesir'e, 33.138, Bursa'ya 32.075, Tekirdağ’a 22.237, İstanbul’a 32.773, İzmir'e 31.867, Kırklareli'ne 19.920, Samsun'a 16.277, Kocaeli’ne 15.530, Niğde’ye 15.668, Manisa'ya 11.872, diğer il ve ilçelere 185.322 kişi yerleştirilir.


Yolculuk esnasında 269 kişi, konakladıkları yerlerde 870 kişi, iskân edilişlerinin hemen ertesinde 2.680 kişi olmak üzere toplam 3.819 kişi hayatını kaybetmiştir. (Mübadele, İmar ve İskân ikinci Bakanı Refet Bey'in (Canıtez) basın açıklaması.)


 


ÜNYE’DE SELANİK GÖÇMENLERİ


 


1923 Nisan’ında ikinci gemi ile Ünye’ye gelenler, Batı Trakya’ya en yakın ilk göçmen kafilesindendir. Selanik’e bağlı Startiska (İsterça) köyü Makedon – Yunanistan sınırı arasında bugün bile itilaflı bir bölgedir. Hayruş adıyla bilinen ailenin erkeği 35 yaşında, eşi 16 yaşındadır ve kızlarına hamiledir. Yanlarında kardeşlerinin oğlu olan iki yeğeni vardır. Dedelerinin babası hakiki Arnavut, babaanne ve dedelerinin annesi Makedonca konuşan (Sırpçaya benzer bir dil) bu aile Orta Mahalle’de boş bir Rum evine yerleştirilir. Beraber geldikleri akrabalarından bir kısmı İzmir’e gider ve Startista soyadını alırlar.


30’lu yıllarda Hayruş ailesinin evi Sivas’tan gelen Karargah askerlerine verilince Burunucu Mahallesine geçerler.


Aynı kafileyle gelen Kayalılar (Startiska’ya yakın Kayalı mevkiinden geldikleri için bu adla anılırlar), Erdenizler (hepsi Ünye’den gitmişlerdir), Önder ailesi (Burunucu Camisi eski imamı Ali Önder efradı), Alan ailesi (Ünyeli ozan Kulfani / Mustafa Alan’ın efradı), Güldenizler, Parlaklar ve Balıkçı Yükseller’in aileleri Burunucu Mahallesi’nde iskan edilirler.


Ticari hayatı canlı tutan, özellikle Burunucu’nda çömlekçilik gibi çok önemli bir sektör yaratan Rumların 1923 sonrası gidişiyle birlikte Ünye ekonomisi çöker. Sadece ekonomik değil, kültürel ve mimari açıdan Ünye’de Rumların boşluğunu doldurmak uzun zaman alır. (Bkz. “Çömlekçi’nin Gülleri” adlı araştırma yazımız.)


Mübadil gelenler dâhil, Ünye’de ikamet eden herkes o dönem oldukça manidardır.


Selanik mübadili olarak Ünye’ye gelenler, kural olarak öncelikle giden Rumların mülklerine yerleşmesi gerekirken, bu ev ve araziler devlet erkânı, subaylar, felaketzedeler ve başka yerlerden gelen göçmenlerce kullanılmaktadır. Diğer yandan devletçe İstiklal Savaşı gazilerine, dul ve yetimlerine öncelik tanınarak ya satılır ya da tahsis edilir. Bu nedenle sevkıyat sırasında yaşanan karmaşa muhtemelen Ünye’de de görülür. Genellikle üç dört gün misafirhanelerde bekletilen mübadiller bakanlığın belirlediği iskân yerlerine sevk edilirken, yığılmalar ve gecikmeler olmaktadır. Tahsis edilen evlere yerleşemeyen göçmenler, cami ve okul binalarında bekletilir yahut başka yörelere sevk edilirler. Hatta Selanik’ten Ünye’ye gelen bir grup mübadilin Ünye’deki koşulları beğenmeyerek İzmir ve Manisa’ya gittiği bilinmektedir. (Benzeri sorunları içeren Hilal-i Ahmer Cemiyeti müfettişi Dr. Haydar Bey’in 1 Mayıs 1924 tarihli raporu bu konuda resmi bir belge niteliğindedir.)


Trenle yahut yaya olarak yapılan yolculuklar, göçmenlerin kaybolan eşyaları, camları ve kapıları kırık meskenlerde kalabalık olarak üst üste barınmaları, açlık ve hastalıklarla dolu bir tablo göz önüne alındığında, yolculuktan sonraki zayiat ve ölüm rakamlarını anlamak daha kolay olacaktır.


Haftaya: Ermeniler


Kaynaklar:


 


Büyük Mübadele Türkiye'ye Zorunlu Göç / Kemal Arı, Tarih Vakfı Yurt Yayınları 1995


Türkiye - Yunanistan Nüfus Mübadelesi Ekonomik Açıdan Bir Bakış / Mihri Belli, Belge 2004


Yeniden Kurulan Yaşamlar 1923 Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Mübadelesi / Derleyen: Müfide Pekin İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları 2005


Büyük Ayrılık / Kemal Anadol, Doğan Kitap 2003


Nüfus Mübadelesi Kayıp Bir Kuşağın Hikayesi / Mehmet Ali Gökaçtı, İletişim 2005


Mübadele ve Samsun / Nedim İpek, Türk Tarih Kurumu 2000


Türk-Yunan İlişkileri ve Nüfus Mübadelesi (1821-1930) / Prof. Dr. Ramazan Tosun, Berikan Elektronik Basım Yay.


Yegane Miras / Yorgo Yoannu, İletişim Yay.


Güz Sancısı / Yılmaz Karakoyunlu, Doğan Kitap.


 


Bilgi için bkz. Samsun Mübadele Derneği, Lozan Mübadilleri Vakfı’na ait yayın ve demeçler.



Bu Haber 5235 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI