Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Sarı Yazma ve Rıfat Ilgaz Dosyası (1)
20 Temmuz 2009 Pazartesi 09:40
YAŞAR KARADUMAN/ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

Hababam Sınıfı” romanlarının yazarı Rıfat Ilgaz küçük bir çocukken Ünye’de kalmıştı. Bu yazı dizisinde Rıfat Ilgaz’ın Ünye’deki yıllarını, kaldığı evi ve  okumak için kitap aldığı Fırıncı Mustafa’yı araştırdık.


Rıfat Ilgaz “Sarı Yazma” adlı romanının yarısına yakın kısmında Ünye’deki çocukluk anılarından ve fırıncı Mustafa’dan bahseder.


 


 


“Sarı Yazma”


  “Hababam Sınıfı” Ünye’de mi doğdu?


     Rıfat Ilgaz’ın Ünye Anıları


Küçükten büyüğe hepimizin en az bir defa seyrettiği “Hababam Sınıfı” filmlerinin senaryolaştırıldığı “Hababam Sınıfı” Romanlarının yazarı Rıfat Ilgazçocukken Ünye’de kalmıştı.


Babası o yıllarda Terme İnhisar (Tekel) memurluğuna tayin olur, görevi Ünye’de dahil, kaçak tütün ekimi ve satışını denetlemektir. Ünye o yıllarda Samsun’a bağlı bir kasabadır.


Terme’de sivrisineklerin bol olması nedeniyle, baba Ilgaz aileyi, bir ev tutarak Ünye’ye yerleştirir, kendisi de Terme’den gider gelir. O yıllarda ulaşım at sırtında yapılmaktadır. Yol yoktur ve yollar tehlikelidir, Kurtuluş Savaşı henüz bitmiştir, her taraf eşkiyalarla doludur.


Beşinci ve altıncı sınıfları Ünye’de okuyan Rıfat Ilgaz fırıncı Mustafa’nın kendisine okumak için verdiği romanlardan etkilenmiş okuma ve yazma sevgisi Ünyeli fırıncı sayesinde ortaya çıkmıştır. O yıllarda Ünye’de tuttuğu  günlüğü, atmış yıl sonra “Sarı Yazma” adıyla roman olacak ve o yılların Ünye’sinden belgesel nitelikte bilgiler  bize aktaracaktır..


Rıfat Ilgaz Kastamonu’ya bağlı sahil kasabası Cide’de dünyaya gelmiştir. İlkokulu  Cide’de beş ve altıncı sınıfı, Ünye’de okumuştur. 1930 yılında öğretmen okulunu bitirmiş bir müddet öğretmenlik yaptıktan sonra, yazdığı bir kitap yüzünden tutuklanarak öğretmenlikten ayrılmıştır. 1946 yılında tekrar öğretmenliğe dönen Rıfat Ilgaz ellili yılarda “Hababam Sınıfı”” romanlarını yazmıştır.


Hababam Sınıfı yatılı okulda kendi yaşamıdır.


1993 yılında vefat eden Rıfat Ilgaz’ın Cide’de doğduğu ve yaşadığı ev müze yapılmıştır. Adına her yıl temmuz ayında bir festival düzenlenmektedir. “Sarı Yazma Festivali”


 


 “Sarı Yazma”dan


  Ünye ile ilgili kısa bölümler..


 


“Ünye iskelesinde İstanbul’dan gelecek vapuru bekliyordum. Tellal Çınarlı kahvenin önünde Reşitpaşa vapurunun Samsun’dan hareket ettiğini yolcusu ve yükü olanların iskelede hazır olmalarını bildiriyordu. Vapur ikindiye doğru fenerin uzandığı burundan görünmüştü, Sandallar daha vapur demir atmadan ayrılmışlardı iskeleden Ağabeyim çıkacaktı vapurdan, gene de belli olmazdı,  vapur yolculuğunun cilvelerini bilirdik, çıkmazsa kötüye yormamalıydım belki bilet bulamamış olabilirdi. Kötü kötü şeyler düşünürken elime biri yapışmış beni kendine doğru çekmişti:


-Nerdesin seni arıyorum bir saattir?


-Hoşgeldin abi dedim geçmiş olsun, hani eşyan?


-Ne eşyası, bir bavul zaten onu da acenteye bıraktım.


-Haydi bir fayton tutalım annem bekler sonra” dedim”


 


Ünye’ye gelen vapurlar açıkta bir yerde demirler kayıklar yolcuları gemiye götürür gelenleri de alır geri gelirdi, yazarın ifadesine göre bu gidiş geliş bir saat sürerdi.


Bu vapurlar, Karadeniz’de İstanbul’dan Trabzon’a kadar gider ve hemen hemen her limana uğrardı. İstanbul-Zonguldak-İnebolu-Sinop-Samsun-Ünye-Ordu-Giresun ve Trabzon’a kadar gider limanlarda yolcu indirir, yük indirir yeniden yük ve yolcu alırdı. Sonra  Trabzon’dan başlar geriye dönerek daha önce uğradığı limanlara tekrar uğrardı. Ünye’de bu yükleme ve boşaltma iki-üç saat kadar sürerdi. Ünye’den yolcu ve esnafın İstanbul’a gönderdiği, fındık, kendir, fasulye, mısır, elma ve benzeri şeyleri alırdı. Bu vapurlardan en önemlisi Gülcemal vapuru idi. Gülcemal vapuru dört direkli, iki bacalı siyah bir vapurdu İngiltere’den 1911 yılında satın alınmış, Titanik’in inşa edildiği tezgahlarda yapılmıştı. Çanakkale savaşlarında İstanbul’dan cepheye asker taşımış, mübadelede Yunanistan’dan Trakya ve Karadeniz’e göçmen taşımış, bir defa da Amerika’ya Türkiye’den yolcu götürmüştü


Yaşar Kaptan


Bu hikayeden yirmi beş yıl kadar sonra bile, ben küçük bir çocukken bu yükleme ve boşaltma işi yine aynı usulde yapılırdı, bir farkla oda zamanlar kürekli mavnaların yerini motorlu mavnalar almıştı. Gemi daha fener burnundan görünür görünmez yolcu ve yüklerle iskelede hazır bekleyen motorlar ve onların çektiği “çapar” denilen yük mavnaları hareket eder, gemi demir atma yerine geldiğinde onlarda geminin yanında olurlardı. Gidecekler boşaltılır, gelenler yüklenir geri dönülürdü.


Çocukluğum bu motorların üzerinde geçmiştir. Amcam ve babam bu motorların sahibi ve aynı zamanda kaptan idi, adı da benimki gibi Yaşar’dı, “”Yaşar Kaptan” derlerdi, son kaptandı, ondan sonra ailede ben kaptan olarak yetiştiriliyordum bana gelene kadar  Ünye’de deniz taşımacılığı, mavnalar ve kaptanlık bitti. Benim kaptanlığım küçük sandalımın dümeninde geçirdiğim günlerle sınırlı kaldı. Bazı çocukluk arkadaşlarım bu hala bana Yaşar Kaptan derler.


 


Gelecek Hafta: Bastonlu Vapur


Original dosya: http://www.unyeses.net/rifat.htm , Rıfat Ilgaz: Sarı Yazma, Osman Doğan: Tarih Boyunca Ünye/Ünye Bld. Kültür Yay.,Agah Özgüç: Popüler Tarih Temmuz-Agust/Özel sayı/2001



Bu Haber 2695 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI