Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
“Ünye Kazan Ben Kepçe” (5)
24 Temmuz 2009 Cuma 08:36
yasar.karaduman@gmail.com

“Ali Yazar Veli Bozar”


   (Bir Barış Manço şarkışı)


 


 


Kırılan Tarih..


İskelenin başında kimsenin bilmediği iki tarihi hazine var.


Üç bin yıllık çocuk mezarı taştan lahitler.


Bu taş lahitler Saraçlı mahallesinde bir yol inşaatı sırasında bulunarak iskelenin başına konulmuş ve içine çiçek ekilmiş. Saraçlı mahallesinde üç bin yıl önce var olmuş antik Oinoi (Ünye) şehrine ait bu çocuk mezarı taş lahitleri Avrupa ülkeleri cam fanuslar içinde korurlarken biz iskelenin başına atmışız..


İşte bu lahitlerden biri ne yazık ki parçalanmış durumda. Binbir tantana ile  yapılmaya çalışılan Ünye Tarih Kurultayı ertesinde tarihe ne kadar önem verdiğimizin ölçüsüdür bu üç bin yıllık parçalanmış çocuk mezar lahitleri.


 


 


Hangisi Doğru?


İki hamam yazısı..


Biri hamamın üzerinde, biri meydana giren yolda..


Hamamın üzerindeki “ESKİ HAMAM” diye ayrı yazılmış (yenisi var mı?)


Diğeri yolda tabelada o da “ESKİHAMAM” diye bitişik yazılmış.


Acaba hangisi doğru? Bunu yazanlardan biri Türkçeyi bilmiyor ama hangisi?.. Meydanın girişine konulan, “Cumhuriyet  Meydanı” ve altında “ESKİHAMAM” yazan ve yine altında bir de ok bulunan tabelanın anlamı ve işlevi nedir ve ne anlatılmak istenmektedir, ben anlayamadım, (cahilliğime verin..) 


Birincisi, hangi hamam yazısı doğrudur?


İkincisi “ESKİHAMAM” yazısı, orada bir hamam olduğunu mu, yoksa, hamamın eski olduğunu mu anlatmak istemektedir, pek açık değildir.


“Cumhuriyet Meydanı” yazısı ile ne anlatılmak istenmiştir?


Gerek var mıdır?


Biz zaten biliyoruz Cumhuriyet Meydanı olduğunu ilk defa görenler veya bilmeyenler buranın at meydanı olmadığını anlarlar herhalde


 


 


Ünye Köyü


Bunu ömrümün sonun kadar yazacağım her kim üzerine alınırsa alınsın..Kimseden en ufak bir beklenti içinde değilim, köye de  köylüye de karşı değilim, bilakis birçoklarından daha çok saygılıyım..


Köylülüğe karşıyım, köylüleştirmeye karşıyım.


Kim olursa olsun, hangi makamı işgal ederse etsin  kimseye Ünye’yi köye çevirme köylüleştirme hakkını vermez..


Gelelim ne demek istediğime:


Akşam olunca Yalıkahvesi’nin deniz tarafındaki kaldırımına dizilen panayır usulü gecekondu satıcılara..


Hava kararınca bu yaya kaldırımı çekirdekçisi, fıstıkçısı, gözlemecisi, bazlamacısı, dövmecisi, incikcisi boncukçusu, küpecisi, kitapçışı, mısırcısı, tişortcusu, doncusu, gömlekçisi ile işgal edilmekte ve derme çatma tezgahlarda tam köy panayırını andırmaktadır. Bunlardan en pervasızı ve en çok yayılan ve çevreyi kirleten mısırcılardır. Bir mısırcı da iskelenin başında etrafına pislik saçmaktadır. Tahminime göre lahiti de o kırmış olabilir, üzerine devamlı mısır çuvalları koyuyorlar.


Bu Ünye’ye yakışıyor mu?.. Bunların buraya dizilmesine ve buraları babalarının malı gibi kullanmalarına ve etrafı kirletmelerine hangi makam ve birim izin veriyor?


Şehrin en güzel yerinde bu tür şeylerin derme çatma usulde satılması  bir ilkelliktir,


Sevgili belediye başkanımın biliyorum tüm bunlardan haberi yoktur? Duyunca ilgileneceğini ümit ediyorum.


 


 


Hamamın yanı


Gözüme takılanlardan biri de, belediye başkanlığı seçimlerinden sonra afişler ve arkasındaki sunta plakalar kaldırılan ve çirkin bir görüntü oluşturan hamamın yanındaki Bekir Şimşek’in baba evi. Şimşek aynı zamanda meclis üyesi ve belediye başkan vekili Ünye’nin çok şey beklediği ve Ünye’ye en çok sahip çıkması gereken bir çocuğudur.


Bekir’i çocukluğundan beri tanırım.. Sevgili ve saygılı bir çocuktu.  Büyüdüler makam ve mevki sahibi kişiler oldular gurur duyuyoruz..


Ünye Tarih Kurultayının yapılacağı şu günlerde kurultay için gelen misafirler buradan kesin Kadılar Yokuşu’na ve bakırcılar arastasına geçeceklerdir. Zaten ne zaman şehre birileri gelse tutup ya Kadılar Yokuşu’na ya da Bakırcılar Arastası’na getiriyorlar.


Bu nedenle buraya bir çözüm üretmek her şeyden önce Bekir Şimşek’e düşer gibi görünmektedir, ne dersiniz


 


Arpacıoğlu ve


Kitap Kampanyası


Cumhuriyet Savcılığı ve Ünye Kent gazetesinin Cumhuriyet meydanında ceza evindeki tutuklular için bir kütüphane oluşturulması amacı ile düzenledikleri kitap kampanyası Ünyelilerden büyük destek ve ilgi görmektedir. Ünyeliler ve Ünye’deki tüm kurum ve kuruluşlar kampanyaya sahip çıkmışlardır.


Şimdiye kadar en büyük bağışı 62 kitapla Ünye Belediye Başkanı bizzat standa gelerek yapmıştır.


Genç ve yakışıklı Belediye Başkanmımız Ahmet Arpacıoğlu, Başkan vekili Kemal Çöp ve Halkla İlişk.Müd. Sevdal Topak ile getirdikleri kitaplar stantta kendilerini karşılayan Ünyekent Gaztesi sahibi Ali Öztürk, Yazı İşleri Müdürü Hacer Çoşkun ve Gnl. Yayın Yön. Yaşar Karaduman tarafından  teslim alınmıştır Başkanın takım elbise ve kravat rengi ile çok şık olduğu ve  biraz da kilo verdiği ve formunu koruduğu gözlemlenmiştir. Bana son verilen bilgilere göre gazetemiz 82 kitap bağışı ile Ünye belediyesini  geçmiştir.


 


 


Sapçı Mustafa Usta


Sapçı Mustafa Emmi Çaybaşı’ndan..


Her türlü sap garantili olarak yapılır, diyor Mustafa Emmi… Keser sapı, kazma sapı, tırpan sapı gibi.. Sapları  ve diğer ağaçtan yapılan kürek ve kepçe gibi malzemeleri hiçbir teknolojik alet kullanmadan tamamen elde yapıyorum dedi Mustafa Emmi..


Bu günlerde en çok satılan şeyin yaklaşan Ramazan ayı nedeni ile hazırlanan yufkaları pişirmede kullanılan yufka küreği ile fındık harmanlarında kullanılan tırmık olduğunu söyledi.


Saplarına uzun yıllar garanti veren Mustafa Emmi  sap satışlarınsan satışlardan memnun..


 


“154” mü kaldı


Ünye polis karakolunun önünde sahil devlet yolu tarafında  bir tabela..


Belli ki unutulmuş ve kimsenin gözüne çarpmamış..


Bu günlerde Ünye’de diğer yanlış ve hatlı tabelalarla çok uğraştığım için olacak,( yazıyoruz yazıyoruz, kimse üzerine alınmıyor) Hakan Korkmaz  söyledi, bir tabela da orada var diye.. Bu tabelalar bir defa dikilir zaman içinde değişen bilgiler güncellenmez.. Ünye’de  böyle bir sürü yanlış tabela vardır, bunlar sadece gözümüze çarpanlar..


Burada yazılan “154” bir zamanlar yalnız, trafik kazalarını bildirmek için kullanılmıştı. Daha sonra tüm numaralar “155” olarak toplanınca “154” işlevini yitirdi.. Yitirdi ama tabela öylece kaldı.. Kimbilir “154” ü arayan bir sürü insan vardır.. Biz de aradık cevap veren olmadı..


 


İçerde yamuk dışarıda doğru


Orta Camiyi geçende yazmıştık, kıblesi otuz derece yamuk diye.


Cami 1939 depreminde yıkılmıştı, yeniden yapılırken mi, yoksa daha önceden mi kıblesi otuz derece çarpık yapılmıştı. Çarpıklık yıllar  sonra fark edilmiş  ve  içerdeki taban halısının saf çizgileri otuz derece yamuk serilerek çözülmüştü.. İçerde namaz kılanlar halının çizgilerine göre yamuk dururlar. Ancak bizim caminin son cemaat yerinde duranlardan haberimiz yoktu. Burada namaza duranlar doğru durmaktadırlar. İçerde yamuk, dışarıda doğru. Acaba hangisi doğru. Dışrdaki doğru ise içerde yamuk durmaya ne gerek var. Eğer içerdeki doğru ise, dışarıda da yamuk durulmalıydı.



Bu Haber 3301 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI