Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Sarı Yazma ve Rıfat Ilgaz Dosyası (3)
3 2009 Pazartesi 10:22
yasar.karaduman@gmail.com

Hemen hepimizin bir defa seyrettiği Hababam sınıfı filmlerinin senaryolaştırıldığı Hababam Sınıfı  romanlarının yazarı  Rıfat Ilgaz  ilkokulu Ünye’de okumuştu. Yazdığı “Sarı Yazma” adlı eserinde Ünye’deki bu yıllarını anlatır ve biz o yıların Ünye’sinden değerli  belgeler aktarır. Bu yazı dizilerinde bu romandan Ünye ile parçalar aktararak Rıfat Ilgaz’ın kaldığı evi, sokağı ve kitap alıp okuduğu fırıncı Mustafa’yı bulmaya çalışacağız.



 


Sarı Yazma (3)


Ünyeli Fırıncı Mustafa ve


“Hababam Sınıfı” nasıl doğdu


 


Rıfat Ilgaz Ünye’deki anılarına devam ediyor:


“Ünye’de ağabeyimle geçirdiğim yaz okuyup düşünmem, insanları biraz tanımam için çok yararlı olmuştu. Reşat Nuri’nin bütün kitaplarını okumuştum. Her gün ekmek almak için gittiğim fırıncı Mustafa okuduğu kitapları bana da veriyordu. Edebiyatımızda adı geçen tanınmış romanları edinmişti, okumak için aldıklarımı en kısa zamanda geri verdiğim için bana da vermekte sakınca görmüyordu. Bir fırın işçisinin bu kitap düşkünlüğünden çok yararlanıyordum. Tatilin sonuna doğru “Nasıl buldun kitabı?” diye sorduğu zaman “çok güzel” demekle yetinmiyordum artık, uzun uzun görüşlerimi de açıklıyordum. Bu kişisel yorumlarım ona çoğu kez okuduğu kitaba yeniden göz arma isteği verirdi. İleri sürdüğüm düşüncelere o da kendine göre düşünceler katardı.


Neredeyse ben Ünye’den ayrılırken, iki romanı yalnız yazarına, sayfasına göre değil, yazılışına, konusuna göre de birbirinden ayır edecek duruma gelmiştim.”


 “Ünye’de  geçirdiğim yaz okuyup, insanları biraz tanımam için çok yararlı olmuştu. Reşat Nuri’nin bütün kitaplarını okumuştum. Her gün ekmek için gittiğim fırıncı Mustafa okuduğu kitapları bana da veriyordu. Bir fırın işçisinin bu kitap düşkünlüğünden çok yararlanıyordum.


“Bir fırın işçisinin bu kitap düşkünlüğünden çok yararlanıyordum”


Fırıncı Mustafa’yı ekmek almaya gittiği zaman tanımıştı, belki sormuştu: “Ne okuyorsun, okuyunca bana da verir misin?” diye.


Bu fırın nerdeydi, Mustafa kimdi?


 


Hababam Sınıfı


Rıfat Ilgaz buradan tekrar memleketi olan Cide’ye dönmüş ortaokulu burada bitirdikten sonra Kastamonu öğretmen okuluna gitmişti. Uzun ve çileli öğretmenlik ve yazarlık yıllarından sonra karşımıza birden “Hababam Sınıfı” ile çıkıvermiştir. Bu romanlar daha sonra film yapılmış, romanlar da filimler de klasikler arasına girmiştir.


“Hababam Sınıfı” nasıl doğmuştur? Rıfat Ilgaz bu konuda şöyle der:


“Hababam Sınıfı” Kastamonu muallim mektebi anılarımdır.  Güdük Nemci benim. Nihat Dicle hocamız müdür yardımcısı idi ve Kel Mahmut tipinde canlandırdım. Safranbolulu Ahmet de İnek Şaban oldu. Yüz yirmi kiloluk bir de Tulum Fehmi’miz vardı, Fehmi’ye iki porsiyon yemek çıkardı, o da Tulum Hayri oldu. Hademe Şerife Hanım, Hafıze ana tipinde canlandı. Fransızcacı Sedat Bey  yine aynı rolde. Vak Vak Rıza, matematikçi Faik Beydir, Kastamonu ağzıyla konuşurdu, Badi Ekrem Dadaylı, Rahmicük’tür. Kel Mahmut ile Şakir Bey’i çok severim, kopyayı yakalayan Maraton Reşit’ti. Hemen hepsi iyi öğretmenlerdi.”


Fakat Rıfat Ilgaz romandan sinemaya aktarılan bu flimlerden hiçbirini beğenmez ve rejisörle mahkemelik olurlar ve bir açıklamasın da şöyle der:


“Hababam Sınıfı”nın ilkini izlediğimde büyük utanç duydum. Kötü öğrenci yoktur, kötü eğitim sistemi vardır.”Hababam Sınıfı” bizim Milli Eğitim’imizin bir hicvidir, romanıma bağlı kalınmasını isterdim, sözleşmeye uymadılar, rezil bir film çevirdiler. Daha sonraki filimler iyi olur, düzelir diye izin verdim fakat olmadı. Ben öğretmenim, kendi mesleğimi bu kadar ayaklar altına almam. Öğrencinin gayrimeşru çocuğunu yatakhanede büyütmesi ve kör öğretmen sahneleri benim romanımda olmayan bölümlerdir.”


“Hababam Sınıfı” hakkında bu kısa bilgileri verdikten sonra biz yine Ünye’ye dönelim.


 


Fırıncı Mustafa’yı ve evi Bulduk


 


Uzun araştırmalardan sonra Rıfat Ilgaz’ın kitap alıp okuduğu Fırıncı Mustafa’yı bulduk.


Fırıncı Mustafa 1974 yılında vefat etmişti..


Oğlu hayattaydı.


Fırıncı Mustafa, soyadı kanunundan sonra GÜN soyadını almıştı. Oğlu İsmet Gün “Gün Fırını”nda baba mesleğini devam ettiriyordu. Esas fırın şimdiki fırının yanında ahşap bir binanın altındaydı otuzlu yıllarda yandı.. Gün Fırını bugün de Ünye Lokumunu ve meşhur Ünye pandispanyasını üreterek geçmişi günümüze taşımaktadır. Ben Ünye’de bulunduğum süre içinde her sabah gazeteye geçerken Gün Fırını”na uğrayıp çocukluğumda yediğim lezzetli pandispanyalardan aldım. Öğleden sonra da geçerken nar gibi lokumlar tepsilerde yeni fırından çıkmış olurdu.


Rıfat Ilgaz’ın Ünye’deki evi hakkında Paşabahçe’de eski bir Ünye konağında kaldığı bilgisine ulaştık. Konak bugün yoktur. Bu konak bugünkü Çınar Marketin yanında idi, iki yıl önce yıkıldı. Girişi Saray caddesindendi..Sahibi Tahsin Gürsoy’du. Paşabahçedeki meşhur Süleymanpaşa konağı yanınca yapılan konaklardandı ilk sahipleri Haznedar Süleyman Paşa’nın torunları idi.


 


Rıfat Ilgaz’la ilgili bu çalışma bu son bölümle bitmektedir. İlgileriniz için çok teşekkür ederim. Gelecek sayılarda sizlere Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Ünye’de yaşayan torunu ile Sultan Vahdettin’in Cariyesi Ünyeli Dilber Hanımı ve bir Ünye konağında sağlığında sakladığı üç küp altını almaya gelen mısırlı bir prensesin hayaletini yazacağım.


Original dosya: http://www.unyeses.net/rifat.htm , Rıfat Ilgaz: Sarı Yazma, Osman Doğan: Tarih Boyunca Ünye/Ünye Bld. Kültür Yay.,Agah Özgüç: Popüler Tarih Temmuz-Agust/Özel sayı/2001


 



Bu Haber 4670 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI