Ünye geçmişte çok yanlış planlandı. Yanlış planlandı demek aslında pek doğru sayılmaz. İşin doğrusu, Ünye hiçbir planlama yapılmadan, ya da yapılan planlara uyulmadan daha çok kafadan uygulamalarla bölündü, parsellendi demektir.
Bütün bu yanlışlar bilinçli, kasten, Ünye’ye kötülük olsun diye yapılmadı tabi ki. Faydacılık esas alındı. Üç kuruşluk kârlar üzerinden hareket edildiği için böyle oldu.
Bırakın kenar mahalleleri, gidin şehrin tam ortasında 20 Temmuz Caddesi üzerinde Birikim Dersanesi’nin bulunduğu iş merkezinden arkaya doğru uzanan alana bir bakın… Orada üçgen şeklindeki ada üzerinde yapılan binalar arası boşlukları gözden geçirin… Balkonları birbirine değen, pencereleri arasında iki metre mesafe olmayan, güneşsiz, rutubete boğulmuş arka binaları bir görün… Allah göstermesin bir yangın çıksa o binaların halini bir düşünün…
Neyse olan olmuş… Bundan sonra bu gibi zor yerler ne kadar düzelirse düzelsin, çok rahat olmayacaktır.
Bari bundan sonrası iyi kurulsun. Şehrin bundan sonra gelişecek, büyüyecek bölgeleri planlı, hayata ve gerçeklere uygun düzenlensin.
Ünye’den çevre yolu geçiyor. Dolayısıyla Ünye yeni bir büyüme sahasına daha kavuşuyor. Bu saha Ünye’nin en rahat, güneşe, ışığa en açık sahası. Özellikle güneşe ve ışığa açık saha diyorum. Niye..? Çünkü Ünye nemli bir bölge.. Nemin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi tartışılmaz. Bu yüzden evlerin güneş, ışık, hava alması çok önemli.
Bu nedenle, önümüzdeki dönemde Çevre Yolu ile birlikte büyüme sahası haline gelecek olan Gölevi, Saraçlı, Saca, Karşıyaka sırtları, Bayramca tepeleri, Gürecülü bölgesi, hatta yol güzergahına rastlayan Gocuklu, Sahilköy, Killik, Çatalpınar Köyü (Daha bugünden Ünye şehir merkezine karışan bu köylerin çevre yolu ile birlikte Belediye sınırlarına dahil edilmesinin vakti artık geldi sayılır) öyle planlanmalı, imara öyle açılmalı ki… Buralarda ev yapan, yerleşip yaşayan insanlar sorunu değil, huzuru yaşasınlar.
Son zamanlarda bu bölgelerde arsa talepleri artmış gözüküyor. Bunun sebebi çevre yolunun bu bölgeden geçecek olmasıdır. Buralarda yeni imar planı yapılmadan kesinlikle eskiye göre inşaat izni verilmemelidir. Yapılacak yeni planlar üzerinden hareket edilmelidir. Yoksa buraları da kaybedebiliriz. Yazık olur…
Saydığım bu bölgeler aynı zamanda gerek kendi manzaraları, gerek önüne düşen Ünye manzaraları ile özellik arz eden bölgelerdir. Buralar mutlaka yeşil kalmalı, bahçeli nizam az katlı, ya da geniş sahada kurulmasına izin verilmiş yeşil alanı bol çok katlı binalara izin verilmelidir.
Kaldı ki, çevre yolu hizmete girdikten sonra daha önce Ünye şehir merkezinden geçerken Ünye’yi gören araçlar, çevre yolunun hizmete geçmesiyle birlikte artık daha Ünye’yi göremeyecekler. Dolayısıyla çevre yolundan geçen araçların içinde yolculuk yapanlar “Ünye” diye görüp, belleyecekleri yerler çevre yolu boyunca gördüklerinden ibaret olacaktır.
Bir de şu anda az da olsa bu bölgelerin bir kısmında yerleşim olmuş, ev bark yapılmıştır. Bu alanlar henüz büyümemiş, dolayısıyla bugünden kontrolü mümkündür. Bakın buraların bir an önce ıslah edilmesi sağlanmalıdır. Vatandaş-belediye işbirliği ile gerekli düzenlemeler yapılmalı, binaların derme çatma görüntüleri ortadan kaldırılmalıdır.
Çevre yoluna bağlı olarak bu bölgelerdeki yeni durumlar için Ünye Belediyesi bir çalışma başlatmış mıdır, bilemiyorum.
Ancak şunu iyi biliyorum, Ünye Belediyesi eğer durumu iyi görür, erken davranırsa Ünye’nin geleceğinde önemli bir yeri olacak bu bölgeyi kurtarır. Ünye’nin gelecekteki çehresine modern bir görünüm kazandırır. Bu da bugünkü idarenin Ünye’ye bırakacağı ebedi bir hatıraya dönüşür.
Aksi takdirde, yeni yapılan çevre yolumuz çirkin yapılaşma, gecekondu görünümüyle Ünye boyunca uzar gider. Dolayısıyla Ünye’den geçenlerin hafızalarında böyle bir Ünye yer eder. Ünye bu çirkin görünümü ile bilinir, tanınır, tanımlanır.
Biz de yalandan yere “Karadeniz’in incisi Ünye” der durur, bol bol kendimizi kandırmaya devam ederiz.