Park
“Dilimize Fransıca’dan geçmiş olup dünyadaki herkesin aklına, yeşil rengin hakim olduğu, çiçekli, ağaçlı, çimenli halkın gezip hava alması için düzenlenmiş içinde oturma yerleri bulunan büyük bahçe gelir. Deniz ve göl kenarlarında su ve ırmak kenarlarında olanları su ile bütünleşince harikulade manzaralar oluşur.
Bu aylar bahçe ve parkların düzenlenme ve çiçeklendirilme aylarıdır. İstanbul, parklar ve bahçeler bakımından çok zengin bir şehirdir, belediyeler parklarını düzenleyerek ilçelerini bahara ve yaza hazırlamışlar cennet haline getirmişlerdir.
Ünye bu konuda ne yapıyor?
Bizim böyle bir parkımız var mı?
Varsa neden düzenlenmiyor?
Cumhuriyet meydanı şu anda park gibi kullanılsa da bir meydandır. İskele ile İskele Restoran arasındaki ağaçlı bölge bizim şehrin parkıdır.
Peki burası herkesin parklarını bahçelerini düzenlediği rengarenk çiçeklerle bezediği ve bahara hazırladığı bu mevsimde neden mezbelelik halindedir?
Neden bakımı yapılmamış, vatandaşın oturup denizi seyretmesi için banklar konulmamıştır?
Neden çiçek ekilmemiştir?
Bakımsızlıktan taşlar yosun tutmuştur.
Şehir ve insanlar denize küstürülmüştür.
Düzenleme yapılmadığı ve oturma yerleri konulmadığı için şehrin ve şehirde yaşayan insanların denizle irtibatı kesilmiş ya buradaki kafenin sandalyesinde oturmaya veya beton Cumhuriyet meydanına tıkılıp ayakta dikilmeye mahkum edilmiştir.
Park şehrine küskün ve üzgün ve bakımsızdır.
Tüm Ünye bahara bakımsız ve köhne bir görüntüyle girmektedir.
Parka acilen bakım yapılmalı çiçekler dikilmeli denize karşı banklar konulmalı vatandaş deniziyle kucaklaştırılmalıdır.. Deniz gibi bir nimete sırtımızı çevirip insanları betonun üzerinde ayakta dikmeye hizmet yapıyoruz diyemeyiz. İnsanlar parklarında banka oturarak garsonlar tepelerine dikilmeden denizi seyretmek istiyorlar.
Yalıkahvesi’ndeki kayık mezarlığına yıllardır bir düzen getirilememiştir. Başka deniz şehirlerinde kayık, kumsal ve deniz yağlı boya tablo gibidir..
Hem Polis Hem Zabıta
Geçtiğimiz Pazar günü hava güneşli idi. Mahallerden, yakın köylerden, gençler, delikanlılar, kızlar, çocuklar, anneanneler, babaanneler ellerinde örgüleri ile, Ayşe Teyze, Fatma Teyze, torunları ile gidecekleri bir şehir parkı ve çocuklara bir çocuk parkı olmadığı için tüm parkların işlevini üstlenmiş taş Cumhuriyet meydanındaki yerlerini almışlardı. Erken gelenler bankları kapmışlar geri kalanlar bostan korkuluğu gibi ayakta veya bir o yana bir bu yana gidip durdular.. Birkaç oturma grubu üzerindeki ağaçlara güvercinlerin tünemesi ve kuş pisliği nedeniyle boş bırakılmıştı.
Karşıda acısu çeşmesinin yanında bir zabıta kulübesi içinde nöbetçi memur, yanında bir de polis otosu ve polisler vardı. Bir anlam veremedim.. Bir olay mı bekleniyordu. Bir sorun çıkar diye önlem mi alınmıştı.. Yoksa bu kadar insanın bu dar alanda toplanmasının srun yaratacağı endişesi mi vardı, ne görmüşlerdi acaba bizimle paylaşırlar mı?
Güller Hangi Mevsimde Açar?
Her tarafa gül fidanı diktiler.. Birdenbire her yere gül dikmenin anlamı ne?
“Şehir bahara hazırlanıyor, fidan dikmenin anlamı mı olurmuş” diyeceksiniz..
Tabiî ki olmaz..
Ama bu kadar çok ve ilgisiz yerlere gül fidanı dikmek, pek normal görünmüyor.. Daha önce dikilmiş ağaçların, fidanların çiçeklerin güllerin bakımlarını yapın yeter.. Yoksa bu gülleri biri hayrına mı verdi. Ben bu gül dikme işini çok doğal bulmadım. Biri bizimle, bu gül fidanlarının nereden alındığını kaça alındığını, ne kadar nerelere dikildiğini neden parka dikilmediğini neden daha çok cumhuriyet meydanına dikildiğini paylaşabilir mi?
Şu çekirdek belası
Mevsim yaklaşırken,.. Bu ayıbı bir daha yaşamamak için çekirdek satışı meydan ve Yalıkahvesi’nde yasaklanmalıdır. Mısırcılara gelince İskelenin başını mısırcıya kiraya verip buraları köyündeki evinin önü gibi kullanmaya meydan verilmemelidir. Satışı tertemiz beyaz kıyafetle ve tertemiz bir şatış arabasıyla yapmalıdır Ünye artık köy değildir. Koydaki deniz bisikletleri de bu yıl buradan kaldırılmalıdır.
Gelecek hafta bu konuya devan edeceğiz..