21 Nisan 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Süleymanpaşa Sarayı Senaryosu
yasar.karaduman@gmail.com

Çamlığa otel yapılması konusunu yine tartışmaya açılmış.. Oysa biz bunu iki sene önce yine tartışmış reddetmiştik. Temcit pilavı gibi ısıtıp önümüze tekrar koydular (genç okuyucularımız için hemen yazayım temcit “sahur” demektir. Sahurda çoğunlukla ertesi günü tok tutsun diye pilav yenir, böyle ikide bir devamlı tekrar tekrar ortaya atılan bayat işlere “temcit Pilavı” derler. Bizim iki sene önce yediğimiz temcit pilavından karnımız tok olduğu için bu tartışma önerisine sıcak bakmıyorum. Çamlığa otelden önce  tartışmaya açılacak o kadar çok acil konu var ki..

Birkaç haftadır yazıp duruyorum şu şehir parkımız neden hala halka açılmıyor oralara oturma bankları konulmuyor (sayın kaymakamımıza da soruyorum aynı soruyu, geldiği yerin şehir parkında da oturma bankları yok muydu?) önce bir bunu ve daha hayati konuları tartışalım bizim çamlığa otel yapma gibi bir sorunumuz yok, konu iki yıl önce kapanmıştır.. Çamlığa otel olmaz. Çırpınmak, tekrar tekrar denemek boşunadır.

Bu tartışma önerisine gelen tepkiyi azaltmak için şimdi Süleymanpaşa Sarayı komedisini sahneye koyuyorlar. Buraya yapılacak olan otel daha önce Ünye’de surların üzerinde var olmuş ve 1850 yılında yanmış Süleymanpaşa sarayı görümünde olacak ve restoran ve motellerin kapladığı alanı geçmeyecekmiş.

Biliyorlar Ünyeli bu saraya hasta.. Saray dendimi akan sular duruyor..Sarayı ileri sürerek buraya olan tepkiyi azaltmak istiyorlar. Ne akıllıca değil mi?

Verilen hangi söz tutuldu da bu tutulacak.. Çakırtepe’yi ziyan ettiler, madem Süleymanpaşa Sarayını seviyorlardı buraya neden şart koşmadılar da o korkunç  ve estetik yoksunu binanın oraya dikilmesine neden oldular? Oysa Saray oraya yakışırdı.. Dikilitaş’a da veda ettik, Dolmapark bu kadar ileri gitmeyecekti.. Eski Ticaret odası başkanının önünde verilmiş söz var.. Çamlığı da aynı seneryo ile iç etmek istiyorlar. Biz bu filmi bir kere daha görmüştük.

Yapın projenizi, yapın projenizin maketini, koyun Kavakdibine halk görsün nereye ne yapılacak.. Sonra verin plana ve projeye ve makete uyacağınız resmi  garantiyi o zaman bir oturur belki tartışırız.

 

Çılgın Türkler gösterisi

Havacı erlerimizin geçen akşam belediye sinemasındaki gösterisini izledik.. Salon tıka basa doluydu.. Halk, askerinin hazırladığı “Çılgın Türkler “ adlı eserden sahneye uyarlanan aynı isimdeki tiyatro gösterisini göğsü kabararak izledi..

Milletçe askerimize ordumuza daha çok sahip çıkılması gereken şu günlerde akın akın salona koşan genç yaşlı kadın erkek seyirci profili gözlerimi doldurdu.

Oyun güzel bir eserden çok profesyonelce hazırlanmıştı. Erler hiç takılmadan diyalogları peşpeşe başarı ile sürdürdüler. Oyunda rol olan erlerin çoğu okuma yazma bilmiyorlardı. Okuma yazma bilmeyen erlere bu kadar uzun metinleri ezberletmek ve onları sahneye sürmek bir profesyonel çalışmanın ürünü olabilirdi ancak.

Çanakkale’de de  Sakarya’da  destanlar yazan Mehmetçikler  burada da Çanakkele ve Sakarya’daki gibi heybetliydiler.

Terbrikler.

 

 

Deniz Bisikletleri

 

Geçen hafta  “deniz bisikletlerinin ne zararı var” diyen okuyucumuza cevap değil bir bilgilendirme söz vermiştim.

Birlikte bakalım ne zararı varmış..

Önce bu araçlar plajlarda olur, plaj da binilen bir araçtır, yüzme bilmeyenler suyun insan boyunu aşmadığı sınırlandırılmış alan içinde can yeleği giyerek deniz kıyafeti ile yani mayo ve şortla biner. Yüzme bilenler yine can yeleği takarak alan dışında yine çıplak olarak mayo ve şortla binerler.

Asla şehrin içinde eğlence için kıyafetle binilen bir araç değildir. Aksini yapanlar ve buna göz yumanlar sonuçlarına katlanmak zorundadırlar.

Bunlar hafif araçlardır, hafif bir rüzgarda açığa sürüklenebilirler. Nitekim fener açıklarından balıkçılar birkaçını çekip getirmişlerdir. Eğlence olarak buna binenler, genelde köylerden  yüzme bilmeyen genç kız ve erkeklerdir. Meydana gelecek bir can kaybının sorumlusu yalnız bunları işleten değil buna müsaade eden şehrin yerel yönetimi ve mülkiye amiridir.

Demekki can güvenliği zararı varmış..

Bunlar ancak beşinci sınıf beldelerde olur ve yabancılar bize görmemiş, görgüsüz derler bu zararı ve görüntü kirliği zararı vardır. Daha birçok zararı var ama ben bana ayrılan yer dolduğuu için yazamıyorum. Vatandaşın ekmek parasına da mani olmamak için bunların bu öngörünümdem kaldırıp çok sıkı güvenlik tedbirleri ile, sınırlandırılmış alan içinde Dolmapark’ın yanındaki kumluğa almak daha doğru olur. Ben vatandaş, bir Ünyeli ve bir basın mensubu olarak vatandaşlık hakkımı kullanıp işimin gereğini yaptım gerisi bu şehri yönetenlere aittir.



Bu Haber 706 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : otel Tarih : 21 Nisan 2010 / Pazar Üye Adı :adem
unye devlet hastanesı alanını tokıye otel yapmak ıcın verdıler bırde camlıga otel yapıyorlar oraya yapılacak otel camlıga hıtap etmezmı
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI