29 Nisan 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
28 trilyon buhar olup uçtu
musakiroğlu@mynet.com

Ocak - Şubat ayları içinde sohbet edip çayını içtiğim her esnafın beklentisi fındık üreticisine ödenecek dönüm başı 150 TL’lik paraydı.

 

 Esnaf bu paradan üç türlü beklenti içindeydi; birincisi kendisi de fındık üreticisiydi ve o da destek alacaktı. İkincisi; destek parası alacak üreticinin esnafa olan borcunu ödeyeceği beklentisiydi. Üçüncüsü ise; para alan üreticilerin bu parayla alış veriş yaparak piyasayı canlandıracağı beklentisiydi.

 

Bu üç beklentiden birincisi gerçekleşti. Eğer fındık üreticisiyse hak eden esnafa dönüm başı 150 TL’lik destek verildi. 10 dönüm yeri olan 1, 500 TL, 20 dönüm yeri olan 3 bin TL destek aldı. Böyle dönüm arttıkça aldığı para da ona göre arttı.

 

Ancak, esnafın esnaf olmaktan hareketle beklediği gerçekleşmedi. Fındık üreticileri aldığı parayı istisnalar hariç esnafa olan borçlarını ödemek için kullanmadı. Ayrıca öyle ahım-şahım bir alış veriş de yapıp piyasanın canlanmasına katkı yapmadı.

 

Düşünün Ünye’ye bir anda 28 Milyon TL, eski parayla ifade edersek 28 trilyon lira girdi. Bu para sanki buhar oldu uçtu.

 

Ne oldu peki, bu kadar paraya nereye gitti?

 

Rivayet edildiğine göre;

 

Kimileri der ki; bu 28 trilyon paranın % 80-90’ı üreticinin bankalara olan borcuna gitti. Yani bankadan çıktı, piyasayı göremeden bir başka bankaya gitti.

 

Kimileri der ki; üretici altın aldı, bu parayı altına yatırdı.

 

Kimileri de der ki; üretici parayı alır almaz yastık aldı yaptı, üstüne yattı.

 

Yastık altı yapıp yapmadıklarını bilemem. Onu bilse-bilse kim yastık altı yapmışsa o bilir. Ama bankalara bir iki sordum. Onlar da dertli, alacaklarının dönmemesinden şikayetçiler. Kuyumculara, Mart’ın sonları ile Nisan ayı ortalarına kadar altın satışlarında ekstra bir artış olup olmadığını sordum. Pek önemli bir artış olmadığını söylediler.

 

Bu sorunun cevabını ne esnaf teşekkülleri ne de esnaflar doğru bilmiyor anlaşılan. Hele de benim gibi matematiği zaten ezelinden zayıf olanların bilme imkanı hiç olamaz.

 

O halde bu sorunun doğru cevabını verse verse şehir içinde tuvalet işletenler verirler. Öyle ya bu para için Ünye’de bir hareket olmuşsa, en başta tuvaletlerin iş hacminin artması lazım.       

 

Vatandaşın mecburi ihtiyacı.. Gidecek mecburen tuvalette bu ihtiyacını karşılayacak. Bu işin parasını da bankaya, altına-bileziğe ya da yastık altına koyup eskiden olduğu gibi deniz kenarına gidip hacet giderme imkanı olmadığına göre tek çare tuvalete gitmek.

 

Onu da sordum, tuvaletçilere “Bu ara işler nasıl gidiyor” dedim. Hiç iyi gitmediğini söylediler.

 

Söylendiğine göre Ünye’ye her ay memur, işçi, emekle maaşlarıyla yaklaşık 12 trilyon lira para giriyormuş. Ünye işte bu 12 trilyon lira ile nefes alıyor, ekonomisini götürüyormuş.

 

Soruyorum ayda 12 trilyon lira ile ekonomisi dönen bir şehre nakden ve bir seferinde 28 trilyon lira girer de nasıl hissedilmez?

 

Tekrar soruyorum, bu paraya ne oldu?

 

Konuşma sırası ekonomistlerde. Şöyle bilimsel yollardan onlar açıklasın, onlar söylesinler ki bu paranın ne olduğunu bilip anlayalım.



Bu Haber 560 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : banka Tarih : 30 Nisan 2010 / Pazar Üye Adı :adem
paralar bankalara olan kredi borçlarına gitti.büyük çoğunluk parayı hiç alamadı büyük çoğunluğu icralık olduğundan icra yolu ile bankalara tahsil edildi
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI