30 Nisan 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Bizim şehrin hikayesi - Şu Çamlık Oteli Hikayesi
yasar.karaduman@gmail.com

Bizim parkımızda neden oturmaya banklar yok?

Bir müddet önce sorduğum “Şehir parkına neden bakım yapılmıyor ve vatandaşın oturması için banklar konulmuyor?” şeklindeki soruya bir cevap gelmedi. Bu ara Sayın Kaymakam Dr. Osman Bey’e de bir soru yöneltmiş “Sizin geldiğiniz şehirde de parkta vatandaşların oturması için banklar yok muydu?” demiştim.

Ben artık, yerel yönetimden gelecek cevaptan umudumu kestim. Tekrar Sayın Dr. Osman Günaydın’a dönerek, sorumun cevaplandırılmasında yardımcı olmalarını istirham edeceğim, eğer oradan da bir cevap gelmezse bir üst makama oradan da cevap gelmezse daha bir üst kademede soruma cevap bulmaya çalışacağım.

Değerli okuyucular, sizin, parka neden vatandaşın oturması ve denizini seyretmesi için oturma bankları konulmadığı konusunda bir bilginiz var mı? “Neden bizim şehir parkımıza oturmak için banklar konulmuyor, park terkedilmiş gibi boş duruyor?

Bu kadar önemli mi diyeceksiniz…

Evet önemli. Neden vatandaş parka sokulmuyor? 

Şu çekirdek belası

Geçtiğimiz Pazar Ünye’de güneşli bir hava vardı.. Cumhuriyet meydanındaki  banklardan birine oturdum.. Karşımda iki aile oturuyordu İkisinin de 7-8 yaşlarında kız çocukları vardı, her iki aile de çocukları ile çekirdek yiyorlardı.. Ailenin biri çocukları ile çekirdek kabuklarını ellindeki bir külaha dolduruyor diğer aile de çocukları ile birlikte yere atıyordu,  önleri çekirdek kabuğu dolmuştu. Filmin nereden kopacağını merak ettiğimden izledim. Bir müddet sonra film koptu, kabukları külaha dolduran kız, önce anne babasının yüzüne sonra yere, sonra kabukları yere atan aileye ve kızlarına baktı, iki kız aniden göz göze geldiler, kabukları yere atan kız, önce attığı kabuklara sonra  diğer kızın elindeki külaha, sonra kendilerinden geçmişçesine çekirdek yiyen ve kabukları zevkle yere atan annesi ve babasına baktı. Bir müddet sonra yediği çekirdeklerin kabuğunu artık yere atmadı avucunda biriktirdi avucu dolunca, bir çöp kutusu aradı, çöp kutusuna attı.

Ne olmuştu, siz bu hikayeden bir şey anladınız mı?

Ben anladım.

Ya yerel yönetim insanlara çekirdek yemeği öğretecek veya bazı yerlerde çekirdek yemeyi ve satmayı yasaklayacak veya anlı şanlı Cumhuriyet Meydanımızda biz bu rezil görüntü içinde yaşamaya devam edeceğiz.

 

Tekrar Deniz Bisikletleri

Geçen hafta Deniz bisikletlerinin ne zararı var diyen okuyucuya verdiğim cevap umarım adresine gitmiştir. Yer darlığı nedeniyle geri kalan bir çok zararlarını yazamamıştım, fazla uzatmak istemiyorum, amacım kimsenin ekmek parasına mani olmak değil, ama yaşadığımız şehrin prestijini asaletini de kollamak  zorundayım.. Böyle şeyler il adayı birinci sınıf bir şehirde olmaz. Bunların dolgu ile eski iskele arasına alınması daha uygun olur. Parktaki bank sorunu ile bunu devletin şehirdeki en üst temsilcisi Sayın Kaymakam Dr. Osman Günaydın’ın dikkatlerine sunuyorum.

 

Üç Yalan

Sayın Dr. Osman Günaydın Ünye’ye ilk atandığı aylarda  “Dilekçe” başlıklı köşe yazımda şehirdeki üç yalandan bahsetmiştim. Bunlardan bir Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa’nın  mezarı denilen yalan mezardı. Bunu Sayın İdris Naim Şahin’in ilgileri ile çözdük. İkincisi Yunus Emre’nin değiştirilen yalan şiirleri (Niksar Caddesinin başında direkte halen asılı) Üçüncüsü surların üzerindeki yanlış bilgilendirme tabelası idi. Önceki gün baktım surların üzerindeki tabela düzelmiş.. Şimdi kaldı, Yunus Emre’nin şiirleri.

Bunlar önemsiz gibi görünen şehri şehir yapan değerlerdir, parka bank koymak, tabelaları doğru yazmak gibi.

Düzeltilmesi de çok zor değildir.

Bu üç yalandan üç sene de ikisini düzelttik, inşallah diğerlerini görmeye ömrüm yeter. Kim ilgilendi ise teşekkür ederim.

 

Çamlıktaki Mezarlar

Bugün bütün işleri kaymakamlığa havale ettim,  ne yapayım kimse kılını kıpırdatmıyor, şehir batmış,  yalan yanlış bir sürü ıvır zıvırla dolu. Bu da sonuncusu bugün.. Yine defalarca yazdım bu işe de  el atacak kimseyi bulamadım.. Başvuracağım son makam kaymakamlık kaldı..

Bunlardan biri de Çamlıktaki tarihi Osmanlı Mezarlarıdır.

Buradaki mezarlar defineciler tarafından kazılıyor, mezar taşları çalınıyor veya kırılıyor, bir Allah’ın kulu sahip çıkmıyor. Kaymakamlığa yazmayım da ne yapayım, o da olmazsa Ordu Valisine yazacağım.

  

***                              ***                              ***                              ***

Bir önceki makale

 Şu Çamlık Oteli Hikayesi

 

Her seferinde yerel yönetim ile halkı karşı karşıya getiren şu çamlık nedir bir bakalım. Çamlığın hikayesini iki yıl önce burayı yapan zamanın belediye başkanı Sayın Hüsrev Yürür’e, hatıralarını yazmak için ziyaret ettiğim zamanlarda sohbetlerin birinde sormuştum, bana:

“Bir gün Belediyeye Samsun Gelemen Devlet Üretme Çiftliğinden birileri geldi, “Biz size bir çam koruluğu yapmak istiyoruz bize yer gösterin” dediler.

“Ben, biz fakir bir belediyeyiz çam koruluğuna verecek paramız yok, daha elektriğimiz, suyumuz yok” dedim. Gerçekten de o günlerde daha evlerin daha çoğuna elektik ve su bağlanmamıştı.

“Para istemiyoruz siz bize yer gösterin yeter, hepsini bizim mühendislerimiz yapacak” dediler. Gösterdiğimiz yerlerin arasında çamlığı beğendiler.. Orası yarısı mezarlık yarısı da çömlekçilerin çömlek çamuru aldığı yerdi. Meclis üyemiz Musa Güven’inde üstün gayretleri ile çamlığı yaptık.” demiş ve daha birçok bilinmeyen bilgiler vermişti. Bu konuşmayı ve çamlığın bilinmeyen hikayesini iki yıl önce röportaj şeklinde yayınlamıştık.

Çamlar yıllar içinde büyüdü burası bir mesire yeri oldu, ünü bütün Karadeniz’e arkada Tokat ve Sivas’a kadar hatta bütün Türkiye’ye yayıldı..Karadeniz Bölgesi dendiği zaman Ünye ve Çamlık akla gelirdi. Yıllar içinde  yavaş yavaş bu özelliğini kaybetti ve bir gün iç edilmek için yıllarca bakımsız bırakıldı.. Şimdi o gün geldi..  Çamlığa otel yapılması yıllardır sinsice yürütülen bir planın bugün sahneye konmasıdır, bir inadın, denize ve şehre düşmanlığın, yeşil ve deniz kültürünü yaşamamış, buralara ait en ufak bir sevgisi olmayan, buralara ait bir hikayesi, olmayan hikayeden bir çabanın ürünüdür.

Buraya yapılacak otel, ana binası, yüzme havuzu, otopark’ı, gezinti alanı, bahçesi, tenis ve voleybol sahası diğer ek tesisleri ile çamlığın tamamını kaplayacaktır. Ağaçlar kesilecektir.. Başka bir yolu yoktur, kesmeyeceğiz etmeyeceğiz demek bir kandırmacadır.

Bunun yanında gelen tepkiyi azaltmak için yapılacak otelin “Süleymanpaşa Sarayı” şeklinde olacağı masalını anlatmaktadırlar, Ünyeli bu saraya hasta  ya…

Bu da bir kandırmacıdır, Süleymanpaşa Sarayı şeklinde yapılacak bir otel için kimse beş kuruş harcamaz, saray iki katlıdır rantabl değildir

 

Bu konuda parti ilçe başkanlarının  demeçleri yer aldı basında.. İlk ciddi tepki CHP İlçe Başkanı İrfan Yıldız’dan geldi. İrfan Yıldız bu oteli paslı bir hançer gibi Ünye’nin bağrına saplamayın dedi. Peşinden MHP ilçe başkanı Nedim Can, ve Saadet Partisi ilçe başkanı Veysel İlhan’da çamlığa otel yapılması fikrine karşı görüşler dile getirdiler. Bu konuda diğer görüş belirten kurum kişi ve kuruluş varsa hepsini bu memleket sevgilerinden ve  asil tepkilerinden dolayı kutluyorum, onları ve gelecekte çocuklarını ve hatta torunlarını Ünyeli hayır ve minnetle anacaktır.. Diğerlerini nasıl anar bilemem.

Bu açıklamalardan beni en şaşırtan DP ilçe başkanı Sayın Hamarat’ın görüşleri oldu. Sayın Hamarat otel yapılmasını haklı buldu ve konuyu tartışmaya açanlardan daha ateşli bir şekilde savundu. Şok oldum.. Bu talihsiz açıklama umarım kendi görüşüdür, yoksa partisine oy verecek Ünyeliler bu konuşmayı bir kenara not edeceklerdir.  Demek ki  bazı partilerin  tabela partisi olarak kalmaları boş yere değilmiş.. Bunu da tarih aynen yazacaktır

Bu konuda en çarpıcı tepki Halk ve Eşitlik Partisi’nden geldi ve bizzat Çamlıkta konunun geçtiği yerde yaptığı basın açıklaması ve Başkan Hakan Açıkgöz’ün Çamlığa sahip çıkması oldu.

Bunun dışında Çamlık konusunda şu ana başka ses çıkmadı.. Her hikmeti kendinden bilen ve ortalarda savrularak dolaşan yakışıklı Ticaret Odası Başkanı, hiç konuşmayan Ticaret Borsası Başkanı, Muhtarlar Derneğinin fırtına başkanı, başkanlık seçimleri sırasında ortalığı toz duman eden, kapı kapı dolaşan meslek odaları başkanları, nerdesiniz sizin bir fikriniz yok mu, siz Ünye’de yaşamıyor musunuz?  İsimlerinizi şimdilik tek tek yazmıyorum, ama sesiniz çıkmazsa yazacağım,  birkaç dernek  var ki onları hemen yazmadan geçemeyeceğim,  bunlar Atatürkçü Düşünce  Derneği, Ünye Yardımsevenler Derneği, Ünye’yi Sevenler Derneği, Turizm İşletmecileri Derneği..

Bunun dışında Ünye’de kurulmuş Ünye’de yaşayanları, meslekleri, çalışanları esnafı, emekliyi temsil eden doksan kadar dernek vardır. Bu şehirde yaşayıp havasını teneffüs edip, suyunu içip  parasını pulunu ekmeğini bu şehirden kazanan insanlar bu şehre borcunuz var.. İçerde ve dışarıda her fırsatta sevgili Ünye’m diye kendilerini paralayanlar şimdi gösterin kendinizi..

 

 

 

 

                   



Bu Haber 621 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI