Geçtiğimiz Cuma akşamı Çamlık’taki Halil Efendi Sosyal Tesisleri’nde alışılmışın dışında bir atmosfer yaşandı.
Gelen, dinleyen herkesin adeta büyülendiği.. Çıt çıkarmadan.. Hatta yerinden hiç ırgalanmadan baştan sona pür dikkat dinlediği.. Zaman zaman da kendinden geçtiği konferanstaki böyle bir atmosfere, ben ilk defa şahit oldum.
Konferans sonunda olsun, daha sonraki gün içinde olsun katılanlarla görüşmelerimde de aynı duygu ve hislerin oluştuğuna şahit oldum.
Neydi bu konferansta bizleri böylesine farklı dünyalara götürüp, kendimizden geçiren etken?
Konferansı benim de yönetiminde bulunduğum Şeyh Yunus Emre Kültür Derneği düzenledi. Dernek Başkanımız Sn. Yaşar Argan, son yaptığımız yönetim toplantısında dernek olarak seri konferanslar düzenlemeyi önerdi. Başkan’ın bu önerisi yönetim tarafından da kabul gördü.
Bunun akabinde ilk konferansın sunumcusu olarak Sn. Namık Kemal Zeybek’i davet etmeyi kararlaştırdık. Niye Sn. Zeybek’i davet ettik? Şunun için: Sn. Zeybek Türkî Milletler, Türk Dünyası, Türk büyükleri, Anadolu’nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşması konularında Türkiye’de otorite bir ad.
Bizim derneğimizin adı ise; Yunus Emre Kültür Derneği.. Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi bizim de mezarının Ünye’de olduğuna inandığımız Yunus Emre, Anadolu topraklarındaki mayamızda katkısı emsalsiz bir Türk büyüğüdür.
Yunus Emre’yi daha derinliğine bilmek, tanımak için Sn. Namık Kemal Zeybek’i dinlemenin öneminden hareketle bu konferansı düzenledik.
Ne kadar da iyi etmişiz. Bunu konferans sırasında çok daha iyi anladım. Sn. Zeybak öylesine güzel, öylesine anlam dolu, öylesine duygu yüklü anlattı ki Yunus Emre’yi.. Onun Hak yolundaki samimiyetini, saflığını, dürüstlüğünü.. İnsanlığını, insan için duyulması gereken sevgiyi.. Yaşadığı dönemde fetretle boğuşan Anadolu’da birlik-dirlik mücadelesini.. Söylediği şiirlerle Türkçe’ye kazandırdıklarını, Türkçe yazıp söyleyerek millet olmamızda sağladığı eşsiz katkıyı..
Teşekkürler Sn. Namık Kemal Zeybek.. Sizi dinlemeyi Ünye’de böyle konferanslarda tekrar-tekrar görmeyi öylesine istiyoruz ki..
Yunus Emre diyor ki:
Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil.
****** ******
Gönül Çalab’ın tahtı
Çalap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı
Kim gönül yıkar ise
****** ******
Ben gelmedim davi için,
Benim işim sevgi için .
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim.
Yunus Emre’nin kabri Ünye’dedir ya da başka yerdedir.. Kabri değildir önemli olan. Kabirlere sığmaz Yunus Emre, dar gelir kabirler ona.
O kabirden çok “Bendedir” diyendedir, “Bizdedir” diyendedir.
Bakın Macaristan’daki Yunus hayranları ne diyor:
"Yunus bizimdir" onun adı "Yanoş İmre'dir"
Değerli Edebiyat Öğretmenimiz Yahya Cumhur Tapçı da konferansta okuduğu şiirinde aynen böyle diyordu: “Yunus Emre bizimdir, bizdedir Yunus Emre”