Geçen Cuma günü yolda rastladığım baba dostum ve çok sevdiğim bir amcama hal hatır ettim. Nasıl olduğunu, sağlık –sıhhatinin ne durumda olduğunu sordum.
İyi olduğunu, şükrettiğini söyledi nur yüzlü amcam. Ayrıca bir söz daha söyledi, çok anlamlı çok güzeldi bu sözü. Şöyle dedi: Aha o kapıdan girdik, aha bu kapıdan çıkacağız. İki kapı arasında ne mi var, aha bu yalan dünya var.
Bir tarafta girilen, bir tarafta ise çıkılan iki kapı.. Arasında ise yalan dünya...
Rahmetli babamın da can dostlarından artık piri fani olmuş, bilgeleşmiş amcam ne kadar özlü anlattı.. Ne kadar kısa, ama ne kadar çok anlam dolu ifade etti uğrunda her şeyi göze aldığımız dünyayı...
Öyle değil diyenleri, iki kapı arasında yaşamadığımızı, yaşanan dünyanın da yalan olmadığını söyleyenleri ispatlamaya, aha bu amcam gibi en kısa yoldan, en özlü biçimde söylemeye davet ediyorum!
Evet bence de yalan dünya.. Hiç şüphem yok.
Yaşarken zaten çok şeyi unutarak yaşıyoruz. Unutarak geri atıyoruz bir çok sevincimizi, hüznümüzü.. Unutarak.. Unutarak bir kapıdan diğer kapıya doğru yol alıyoruz. Günü gelecek, çıkacağız kapıdan gideceğiz yalan dünyadan. Biz de unutulacağız mazinin unutturan girdapları arasında..
Unutma deyince geldi aklıma.. 3 Mayıs tarihi Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ydü.. Bunu biliyordum, ama unutmuşum. Ordu Valimiz Sn. Orhan Düzgün’ün bu günü kutlamak üzere yayınladığı mesajla hatırladım.
Sayın Valimizin Ordu’ya gelmesiyle birlikte, unuttuğumuz o kadar çok günü, haftayı hatırlıyoruz ki.. Hemen hepsinde bir kutlama mesajı yayınladığı için böylelikle atlamamış oluyoruz kutlanması gereken birçok gün ve haftayı.
Dünya Basın Özgürlüğü Günü önemli bir gün. Basın özgürlüğü sadece basın için, basın mensupları için değil, herkes için önemlidir. Neden önemlidir; çünkü basın ne kadar özgür olursa o kadar geniş aktarır çevremizde olup biteni.. O kadar çok derinliğine iner olayların, püf noktalarını serer orta yere. Bilgiler eksik, kırık değil de eksiksiz/doğru bilgi olarak yansıtılır topluma, insanlara.
Bir özelliği daha vardır basının, bu özelliği ise unutturulmak istenen/maksatlı şekilde hafızalardan silinmek istenen birçok şeyi unutturmamaya çalışmasıdır. Bu görevini de ne kadar özgürse o kadar yerine getirebilir. Basın özgürlüğü bu yüzden de önemlidir.
Bu arada unutmadan; bütün basın mensuplarının Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyor, aklı hür, vicdanı hür çalışmalarında başarılar diliyorum.
Yine unutmadan bir iki kelamda Ünyespor için edeyim. Ünyespor çok enteresan bir sezon geçirdi. Her zaman derim spordan anlamam.. Ancak çıplak gözle baktığım zaman, bu bizim takımın bir maçta aldığı sonuçtan hareketle bir sonraki maçı değerlendirme imkanı hiç olmadı. Hele de alacağına inanılan maçları kaybetmesi.. Buna karşılık alınması çok zor maçları alması..
Velhasıl sürpriz üstüne sürpriz yaşattı bize bu sezon Ünyespor. Grubunda play offa gidebilecek en favori takımken ne yaptı, ne etti elinin tersiyle bunu itti, gitmedi. Sonuçta esas ve en önemli sürprizi ise bu oldu.
Ama bu yönetimde, bu teknik heyette, bu oyuncularda görüldü ki istikbal var. Bunların oturup eğrisini/doğrusunu gözden geçirip, gelecek yıla daha şimdiden hazırlanmaya başlamaları gerekir.
Artık geçmişi unutup, çok dağılıp parçalanmadan, hırpalamadan/hırpalatmadan önlerine bakmalarını.. Seneye Ünyespor’u 2. Lig’e taşımaları için kaldıkları yerden devam etmelerini temenni ediyorum.
Ben bu sezonu şimdiden unuttum, artık önümüzdeki sezona bakıyorum.