Geçtiğimiz Mart ayında yayınlanan bir genelgeyle ‘Gezici Mevsimlik Tarım İşçileri’yle ilgili bir dizi düzenlemeye gidildi. Bu kararda sözü edilenin adı her ne kadar Gezici Mevsimlik Tarım İşçisi olarak konulmuşsa da kamuoyu ve basın bunun Güneydoğulu işçilerle alakalı bir düzenleme olduğunu anında dile getirdi.
Böyle bir konunun ucu ta buralara, Ünye’ye kadar uzandığı için tabiatıyla bizler biraz daha fazla kulak kabarttık. İşin aslının/astarının ne olduğunu daha derinden anlamaya/kavramaya çalıştık. Yapılan düzenleme bu işçilerin gerek yolculuklarının, gerekse gittiği yerlerdeki şartlarının iyileştirilmesini esas alıyordu. Ancak bazı kişi, kurum ve kesimler hemen markayı yapıştırdı. Bunun ‘Kürt Açılımı’ paketinin bir parçası olduğunu söyledi.
Toplumda ‘Kürt Açılımı’ olarak ifade edilen, bazılarınca demokratik açılım, bazılarınca da ülkenin bölünmesi açılımı olarak değerlendirilen konunun dışında ben burada iki olay anlatacağım.
Üç sene önceydi, Güneydoğu’dan bölgemize fındık toplamaya gelen bir aile iş bittikten sonra bu bölgede kalmak istemiş. Bunun için işini gördükleri bahçe sahibinden yardım istemişler. Bahçe sahibi de güvenlerini, saygı ve sevgilerini kazanan bu insanlara yardımcı olmak istemiş. Bana uğradı, ne yapması gerektiğini sordu. Kalktık gittik, konuyu danışmamız gereken ilgili devlet kuruluşlarına danıştık. İlgili merciler bize yardımcı olabileceğimizi bildirdiler. İlgilendik, ev kiraladık, yerleştirdik. Aile, o yıl okul yaşındaki çocuklarını okula yazdırdı. Yetiştin kızları tekstilde, erkekleri de günübirlik işlerde çalıştırmaya başladı.
Sonra öğrendik ki bu aileden birisi daha önceleri bölücü teröristler tarafından dağa terörist olmaya çağrılmış. Gitmediği için de öldürülmüş. Aile diğer çocuklarını korumak için işte bu yüzden bölgeye gitmek istememiş.
Biz bunları yaparken çok yakın bazı dostlarımızdan tepki aldık. Yanlış yapmakla suçlandık. Ama sonuç yaptığımızın ne kadar doğru olduğunu gösterdi.
Anlatacağım ikinci olay ise geçen sene bizzat şahit olduğum bir olay. Bizim fındık bahçesi Ünye Sanayi Sitesi’nin üst tarafında. Bir kısmı boş saha olduğu için birkaç yıldır, Güneydoğulu işçiler buraya çadır kuruyor. Buradan sağa/sola fındık toplamaya gidiyorlar. Biz de göz yumuyoruz.
Geçen sene çok yağmurlu geçen bir gecenin sabahında yolum Sanayi tarafına düştü. Tam bizim bahçenin kenarından geçiyordum ki, baktım çadırlar sökülmüş, yatak yorgan ne varsa ağaca, dala takılmış.. Aileler ise bebeleri, çocukları, kendileri baştan aşağı sırılsıklam.. Anlaşılan değiştirecek başka giysileri de ıslandığı için oturmuş üstlerini başlarını kurutmaya çalışıyorlardı.
Döndüm şehire geldim bazı dükkanlara uğradım. Çoğunu bağış, bir kısmını da parayla aldım, giysi temin ettim. Ayrıca gittim branda satan bir arkadaştan yarısı bağış, yarısı parayla branda satın aldım. Biraz ekmek, biraz da kumanya temin ettim. Götürdüm, o insanlara verdim. “Bütün bu eşyaları size hayır sahibi Ünyeliler gönderdi” dedim. Onların gözlerinin içindeki parlamayı, memnuniyeti ve kendilerini tutamayıp ağlamalarını herkesin görmesini çok isterdim doğrusu. Bütün bunları yaparken Ünyelilerin çoğundan destek görürken yine bazı arkadaşlarımdan tepki aldım.
Hükümet bu insanlar için.. Dağa, teröre çıkmayıp, gelip alın teriyle geçimlerini temin etmek isteyen bu vatandaşlarımız için bir düzenleme yaptı. Son derece de doğru yaptı. Yapmayıp ta.. Namusuyla, helalinden kazanıp geçinmek isteyen bu insanlara sahip çıkmayıp ta bölücü terörün kucağına mı itseydi?
Bazıları konuşuyor, ama yanlış konuşuyor. Onlar da, biz de bu ülkenin birlikte vatandaşlarıyız. Ne kadar sımsıkı sarılırsak.. Ne kadar birbirimize sahip çıkarsak.. Ayrıca devlet ne kadar gereğini yerine getirirse, dağdaki bölücü teröre o kadar uzak kalırlar. Aksi takdirde doğacak çaresizlik terörist eşkıyaların ekmeğine yağ sürer.
Ha, içlerinde gizli hainler varmış. Olabilir, gizli hain onların içinde de olabilir, bizim içimizde de. Önemli olan dikkatli olmak, şüphe, endişe yaratanları ilgili mercilere bildirmektir. Yoksa işin başında herkesi hain görmek, bu insanları gerçekten hainlerin kucağına atmaktan başka bir işe yaramaz.
Ordu Valiliği il merkezinde mevsimlik işçilerin daha iyi şartlarda barınması için çalışma başlatmış. Yakında böyle bir yeri bulunup, açıklanacakmış.
Şu saate kadar, Ünye’de de böyle bir çalışma yapılıyor mu bilmiyorum.. Bazılarının o meşhur ifadesiyle soruyorum “Ünye’de Güneydoğulu işçiler için ‘açılım’ çalışması yapılıyor mu? Niye bir ses yok?