Ne belediye başkanı nede şehrin kaymakamı akşam ve sabah evlerine meydanı yaya geçerek veya Yalıkahvesinden yürüyerek gidip gitmedikleri için meydandaki ve Yalıkahvesi kaldırımlarındaki pisliği, görmemişliği, cahilliği ve insanı utandıran ve şehrin onurunu zedeleyen çekirdek çöplerini görmüyorlar.
Ben görüyorum her akşam ve her sabah..
Ya bir yabancı misafirim gelip bu rezaleti görse bana: “Yazıklar olsun Karaduman, bana bahsettiğin modern Ünye bu mu” derse ben ne derim?
Lütfen artık bu ilkelliğe bir çare bulun.
Belediye Başkanımız zaman zaman konuşmalarının arasında “Ben içinde yetmiş bin insan yaşayan büyük bir şehrin başkanıyım” diyor. Acaba bu ilkel çekirdek pisliği görüntülerini ve sadece plajlarda deniz kıyafeti ile kullanılan araçlara görmemişler gibi önlem almadan takım elbiseli insanların bindirildiği, amaçları dışında kullanılan deniz araçlarını görmüyor mu? O görmüyorsa Kaymakamda mı görmüyor, duymuyor?
Böyle büyük şehir olunur mu?
Bunlara çare bulmak o kadar mı zor?
Değil aslında.
Nasıl mı?
Çok da uzağa gitmek gerekmez hemen yakınımızdaki Samsun Atakum Belediyesinin yaptığı uygulamaya bakmak lazım.
Atakum Belediyesi’nin Çözümü
Atakum Belediyesi, üniversiteden ve ikna yeteneği yüksek üniversitesi öğrencilerinden yardım almıştır. Kız ve erkek bir öğrenci gurubunu önce bir seminerden geçirmişlerdir. Çok şık ve temiz giyinmiş öğrenciler ilk uygulama olarak çekirdek yiyen ve kabuklarını yere atanları ilk bir iki hafta izleyerek, onlara yaklaşıp kibarca görevli olduklarını söyleyerek çekirdek kabuklarını yere atmamaları şeklinde uyarmışlardır. Bir müddet sonra kabukları yerlere atanlara tekrar yaklaşarak bu tutumlarında devam ettikleri takdirde görevlilerin şehri kirletmek suçundan dolayı kendilerine ceza keseceklerini söylemişlerdir.
Ayrıca belediye, çekirdek satıcılarına çekirdek alanlara bir de küçük kese kağıt vermelerini şart koşmuştur. “Burada çekirdek kabuklarını yere atmak yasaktır, cezası şu kadar liradır” şeklinde belirli yerlere de ikaz levhaları konulmuştur. Bu tutumlarında ısrar edenleri tekrar özellikle bayan zabıta memurlarını görevlendirilerek önce birkaç kez ikaz etmiş sonra sokağa çöp dökme suçundan ceza yazmışlar ve sorunu yüzde seksen çözmüşlerdir. Belki bizimkiler de benzer bir çözüm bulabilirler..
Veya bütün yaz bu rezilliği bize çektirirler..
Bu konuda yapılmış başka uygulamalar
Çekirdek kabuğu atana 61 YTL Bolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, yerlere çekirdek kabuğu atarak çevreyi kirletenlere 61 YTL para cezası kesmeye başladı.
* * * *
Yeşil alanlarda yenerek gelişigüzel atılan çiğdem (çekirdek) kabuklarının üzerindeki tuzun, sulamayla toprağa karışmasıyla hem çimleri kuruttuğu hem de toprağın yapısına zarar verdiği belirtildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, havaların ısınmasıyla birlikte açık havada yenen kabuklu yiyeceklerle ilgili uyarıda bulundu.
* * * *
Platlıda Kaymakam ve Belediye Başkanı İnternet ve yerel televizyondan vatandaşları çekirdek kabuklarını yere atmamaları konusunda uyarıyor.
* * *
1990’lı yıllarda Ordu belediyesi Kordon boyu büfelerinde kabuklu yiyecek satışlarını yasaklamıştı. Çekirdek satıcıları mağdur olmuşlardı. Belediyenin şartları kabil ederek satışa başlamışlardı. Başkanın şartı basitti çekirdek kabukları yere atılmayacaktı. Kabuklu yiyecek alanlara büfeciler bir yerde boş kese kâğıdı verecekler kabukları ona koyacaklardı. Belediye bu işin sıkı takipçisi oldu. Kordon boyuna yaya ekipler koyarak gece gündüz kontrollerde bulundular. Gezi alanları parklar kordon boyu tertemiz oldu (Kaynak :Muharrem Canbulat)
* * * * * * *
Geçen Haftaki Makale
Çamlıktaki Otele tepki büyüyor
Yüzde 67 Hayır Diyor
Ünye’de Çamlığa otel yapılması gündemi işgal ederken Ünye içinden ve dışından tepkiler artarak devam ediyor. Ünyeliler Facebook ve İnternette kurdukları sitelerle tepkilerini ilgili kişi ve makamlara iletmeye çalışıyor, otelin yapılmaması için tek tek belediye meclis üyelerine ulaşmaya çalışıyorlar.
Bu arada Ünye’de yerel bir televizyonun internet sitesi 1-30 Mayıs tarihleri arasında çamlığa otele evet mi hayır mı anketi düzenlemiştir. Şu andaki durum yüzde atmış yedi hayırdır. Buradan da anlaşılıyor ki Ünyeli Çamlığa otel istemiyor. Ama birileri halen bayat temcit pilavını bize yedirmeye çalışıyor.
Bu şehrin mantıklı evlatları, bu memleketin ekmeğini yiyerek belediye meclisine gelen arkadaşlar, sakın oyuna gelmeyin, bu aldatmacaya alet olmayın. Hayır kararınız sizin ve hatta torunlarınızın hesabına tarihe şerefle yazılacak, bu şehir sizi minnetle anacaktır.
Oda ve dernek başkanları bu şehre sahip çıkın, öyle veya böyle sizi de tarihe bir şekilde yazacağız, nasıl yazacağımız vereceğiniz karara bağlıdır.
Bu şehrin milletvekili Sayın Hamarat, Ticaret Odası Başkanı, Borsa Başkanı, işadamları Ünye’nin entel takımı, sizin söyleyecek bir şeyiniz yok mu? Eleştiriye tahammül gösteremeyen, beni niye yazdın diyen dostlarım işte size fırsat tepkinizi gösterin ben değil sizi tarih yazsın.
Çakırtepe’yi, Dikilitaş’ı dolgu alanını kaybettik, burası torunlarınıza kalsın sizi hayırla ansınlar. Kamuoyu Meslek Odaları başkanlarından, Ticaret Odası Başkanından Borsa Başkanından ve ileri gelen işadamlarından açıklama beklemektedir.
Basına Yemek.
Aslında bunu akıl etmek bile bir incelik. Ben önce teşekkür ediyorum sonra da eleştirimi yapmak istiyorum.
Belediye Başkanı Basın ve Radyo Günü nedeniyle basın mensuplarına bir akşam yemeği verdi. Yemeğe ben de Ünyekent gazetesindeki arkadaşlarımla birlikte katıldım. Bu benim Ünye’de katıldığım ilk basın yemeği idi. Ben, aslında otuz yılık yurt dışı hayatımdan sonra işim nedeniyle İstanbul’da yaşamaktayım, son ekonomik krizde işimizi biraz küçülterek, Ünye’ de daha çok zaman geçirmek, rahatsız ve yaşlı annemin yayınında, kaçırdığım yılları biraz olsun telafi etmek için çok sık Ünye’ye gelmeye başladım. Çocuklar evden uçtular eşim de ansızın beni bu koskoca dünyada yapayalnız bırakıp gidince artık İstanbul’u çekmeye gücüm kalmadı, huzuru Ünye’de buldum. O nedenle bazı şeyleri çok uzun yıllar sonra ilk yaşıyorum, ben giderken ne basın yemeği vardı ne de basın, topu topu üç kişiydik.
Basın yemeğinde belediyenin güler yüzlü, Halkla İlişkiler Müdürü çok iyi niyetine rağmen oturma düzenini maalesef tam oturtamamıştı. Belediye Başkanı, vekil ve yardımcılarını baş tarafa, basın emekçilerini de sağa ve sola, Hababam Sınıfı düzeninde sıralamıştı. Daha sonra yardımcıların arasına hiç gereği yokken oturtulan bir medya mensubunun bir gazete sahibi ile girdiği ortamı geren diyalogları yemeği kursağımıza dizdi. Yemek fena değildi, servis ve gelen sütlaç benden geçer not alamadı. Sütlacın bize yemek kaşığı ile yedirilmesinde kimi eleştireceğimi pek kestiremedim. Kim üzerine alınırsa artık.
Yemeğe geç gelen medya mensubuna özel ilgi gösterilerek başkanın yanına, başkan yardımcıları ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanını biraz ittirerek oturtulması şık olmadı, o da bizim gibi bulduğu boşyere oturması gerekirdi nee özelliği vardı anlayamadım. Oturtana yakıştıramadım. Bir gazete sahibi ile girdiği diyalog nedeniyle kimseye söz düşmedi.. Yemek başkanın da erken kalkmasıyla çok ta önemsenmeyen adet olsun kabilinden verilen bir yemek intibaı bıraktı bende..
Park ve Oturma Bankları
Yaz geliyor parka bakım yapılmaya başlandı, çiçekler diktiler, temizlik yapıldı.. Ama oturmak için banklar halen konulmadı..
Çiçekliklerin etrafını badana yapıyoruz diye bizim bahçenin duvarı gibi bulaştırıp bıraktılar.
Mısırcı yuvasına dönen leylek gibi geldi iskelenin başındaki ve restoranın yanındaki yerini aldı ve yayıldı, oysa bir ay önce yazmış bu adam buraları Taz yaylası gibi kullanmasın, mısır kazanına, kılığına kıyafetine bakılsın demiştim.
İki haftadır sorduğum “Parka neden oturmak için banklar konulmuyor” soruma halen bir cevap veren çıkmadı. Kaymakam da soruma cevap vermedi.. Nezaketen bir alo denir, veya Karduman sen de taktın şu parka denir, nedir şu park işi ve bank işi denir?
Burası yazın en sıcak aylarında bile tam kullanılmadığı halde, boş yerlere neden banklar konulmadığını hala anlayabilmiş değilim. Deniz bisikletleri de öyle. Onu da kaldırmıyorlar. Galiba buraların sahipleri hatırlı kişiler.. Ben bir kere daha sayın kaymakamımıza şu park, bank, mısırcı ve deniz bisikleti işini hatırlatıyorum izinleri ile.