17 Mayıs 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
"Korunacak bir yerimiz kalmadı___Şu Çekirdek Belası..
yasar.karaduman@gmail.com

Çevre Koruma Derneği, hangi çevreyi kimden koruyacak?

 

Gazetemizdeki bir habere göre tam da ihtiyacın olduğu bir zamanda Ünye’de yeni bir sivil toplum kuruluşu daha faaliyete geçmiş.

Çevre Koruma Derneği..

Çok yerinde ve zamanlama ile kurdukları bu dernek için bu genç arkadaşları anlamlı çabalarından dolayı tebrik ediyor, kurdukları derneğin hayırlı ve uzun ömürlü olmasını diliyorum. Kendilerini çok büyük işler beklemektedir. Bakalım artık kalmayan bitmiş bir çevreyi kimden ve nasıl koruyacaklardır. Biraz geç kaldık gibime geliyor,  korunacak bir şey kalmadı benden başka..

Bu derneğin adı “Çevreyi yeniden düzeltme ve eski şekline döndürme derneği” koyulsaydı daha isabetli olurdu. Eğer Ünye’de ki korunacak çevre için düşünüyorsanız biraz geç..

Korunacak bir yerimiz kalmadı?

Bu saatten sonra daha fazla tahribi ve pisliği önlemek için çaba göstermek zorundayız. Elimizde kalmış son bir iki değeri şiddetle savunmalı, yanlış yapılanların yıkılmasına, temizlenmesine çalışmalıyız.

Bunlardan en önemlisi şu anda sahip çıkıp koruyacağımız Çamlıktır. Bütün gücümüzle burayı elimizde tutmak zorundayız. Yeni kurulan derneğin bu konuda henüz ne düşündüklerini bilemiyoruz. Onları bekleyen ilk ve zor görevlerden biri budur. En kısa zamanda Çamlık konusundaki koruma planlarını açıklamalarını bekliyoruz. Şu anda gündemi işgal eden en vahim çevre olayı Çamlıktır. Diğer önemli yerler, Çakırtepe,  Dikilitaş ve sahil dolgu yapılarak tahrip olmuştur.

Buraya yapılacak otel için bütün çamlıktaki ağaçlar kesilecek kayalıklar sahil ve çamlık halka kapatılacaktır. Bunu yapmak içinde önce kıyı kanununu çıkardılar. Bizi Süleyman Paşa sarayı formu şeklindeki otelle  uyutmaya çalışıyorlar oyuna gelmeyin.. Oysa Süleymanpaşa Sarayı nedir haberleri bile yok, birilerinden duymuşlar, duygu sömürüsü yapıyorlar, biz enayiyiz ya..

Onun dışında dediğiniz gibi Ünye, bir çöp moloz yığını, şehrin varoşlarındaki derbederlik, hurdalık, sağlık sorunları yaratacak kadar pis ve kirli dereler,  çekirdek belası, badanasız çatısız binalar,  ana caddelerdeki binaların balkonlarında asılı çamaşırlar ve Yalıkahvesindeki kayık hurdalığı içinde boğulmuştur.

Siz “vatandaşla işbirliği yapmak ve belediyeye yardımcı olmak için” çalışacağınızı söylemişsiniz..

Ben on senedir söylüyorum bir de siz söyleyin, bir kulaklarından giriyor öbür kulaklarından çıkıyor, kimse iplemiyor bile, biz söyledik diye gururlarına yedirip hiç yapmıyorlar. Bu durumda hangi belediye ve hangi vatandaşla ne işbirliği yapacak belediye nasıl yardımcı olacaksınız? Çöpünü sokağa döken binasını badana yapmayan, yediği çekirdeğin pisliğini ayağının dibine atan vatandaşla mı?

İşiniz zor.

İşbirliğinden önce, vatandaşa artık şehirde yaşadığını köyünde yaptığı şeyleri  burada yapamayacağını anlatmak lazım.. Yerel Yönetime de köy yönetir gibi şehir yönetilemeyeceğini hatırlatmak lazım.

Derneğin Belediye Başkanını ziyaretinde başkan: Çevre bilinciyle hareket eden, çevreye sahip çıkan herkesi tebrik ettiğini söylemiş..

Ben çevreye yıllardır sahip çıkıyor ve o bilinçle hareket ediyorum, deme ki teşekkürü hak ettim.   Ama içinden de “başımıza bir kahya daha çıktı” demiştir kesin..

Sözün kısası önce şu ÇAMLIK ve belediyenin aldığı son KIYI-KENAR KANUNU konusundaki tavrınızı görmek istiyoruz. Her iki konuda da en kısa yürütmeyi durdurmak için mahkemeye başvurulmalıdır.

Bu iş biz sade vatandaştan önce Çevreyi  Koruma Derneği olarak size düşer, biz arakanızda oluruz.  İşte size fırsat..

Size çıktığınız bu yolda başarıla dilerim.

Eğer becerebilirsek halen korunması gereken birkaç şeyimiz var..

Sıkı duralım.

*       *          *          *          *          *           *            *

Geçen haftaki makale

Şu Çekirdek Belası..

 

Ne belediye başkanı nede şehrin kaymakamı akşam ve sabah evlerine meydanı yaya  geçerek veya Yalıkahvesinden yürüyerek gidip gitmedikleri için meydandaki ve Yalıkahvesi kaldırımlarındaki pisliği, görmemişliği, cahilliği ve insanı utandıran ve şehrin onurunu zedeleyen çekirdek çöplerini görmüyorlar.

Ben görüyorum her akşam ve her sabah.. 

Ya bir yabancı misafirim gelip bu rezaleti görse bana:  “Yazıklar olsun Karaduman, bana bahsettiğin modern Ünye bu mu” derse ben ne derim?

Lütfen artık bu ilkelliğe bir çare bulun.

Belediye Başkanımız zaman zaman konuşmalarının arasında  “Ben içinde yetmiş bin insan yaşayan büyük bir şehrin başkanıyım” diyor. Acaba bu ilkel çekirdek pisliği görüntülerini ve sadece plajlarda deniz kıyafeti ile kullanılan araçlara görmemişler gibi önlem almadan takım elbiseli insanların bindirildiği, amaçları dışında kullanılan deniz araçlarını görmüyor mu? O görmüyorsa Kaymakamda mı görmüyor, duymuyor?

Böyle büyük şehir olunur mu?

Bunlara çare bulmak o kadar mı zor? 

Değil aslında.

Nasıl mı?

Çok da uzağa gitmek gerekmez hemen yakınımızdaki Samsun Atakum Belediyesinin yaptığı uygulamaya bakmak lazım.

 

Atakum Belediyesi’nin Çözümü

Atakum Belediyesi, üniversiteden ve ikna yeteneği yüksek üniversitesi öğrencilerinden yardım almıştır. Kız ve erkek bir öğrenci gurubunu önce bir seminerden geçirmişlerdir. Çok şık ve temiz giyinmiş öğrenciler ilk uygulama olarak çekirdek yiyen ve kabuklarını yere atanları ilk bir iki hafta izleyerek, onlara yaklaşıp kibarca görevli olduklarını söyleyerek çekirdek kabuklarını yere atmamaları şeklinde uyarmışlardır. Bir müddet sonra kabukları yerlere atanlara tekrar yaklaşarak bu tutumlarında devam ettikleri takdirde görevlilerin şehri kirletmek suçundan dolayı kendilerine ceza keseceklerini söylemişlerdir.

Ayrıca belediye, çekirdek satıcılarına çekirdek alanlara bir de küçük kese kağıt vermelerini şart koşmuştur.  “Burada çekirdek kabuklarını yere atmak yasaktır, cezası şu kadar liradır”  şeklinde belirli yerlere de ikaz levhaları konulmuştur.  Bu tutumlarında ısrar edenleri tekrar özellikle bayan zabıta memurlarını görevlendirilerek önce birkaç kez ikaz etmiş sonra sokağa çöp dökme suçundan ceza yazmışlar ve sorunu yüzde seksen çözmüşlerdir. Belki bizimkiler de  benzer bir çözüm  bulabilirler..

Veya bütün yaz bu rezilliği bize çektirirler..

 

Bu konuda yapılmış başka uygulamalar

Çekirdek kabuğu atana 61 YTL Bolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, yerlere çekirdek kabuğu atarak çevreyi kirletenlere 61 YTL para cezası kesmeye başladı.

*  *   *    *

Yeşil alanlarda yenerek gelişigüzel atılan çiğdem (çekirdek) kabuklarının üzerindeki tuzun, sulamayla toprağa karışmasıyla hem çimleri kuruttuğu hem de toprağın yapısına zarar verdiği belirtildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, havaların ısınmasıyla birlikte açık havada yenen kabuklu yiyeceklerle ilgili uyarıda bulundu.

*      *      *     *

Platlıda Kaymakam ve Belediye Başkanı İnternet ve yerel televizyondan  vatandaşları çekirdek kabuklarını yere atmamaları konusunda uyarıyor.

*    *       *

1990’lı yıllarda Ordu belediyesi Kordon boyu büfelerinde kabuklu yiyecek satışlarını yasaklamıştı.  Çekirdek satıcıları mağdur olmuşlardı. Belediyenin şartları kabil ederek satışa başlamışlardı. Başkanın şartı basitti çekirdek kabukları yere atılmayacaktı. Kabuklu yiyecek alanlara büfeciler bir yerde boş kese kâğıdı verecekler kabukları ona koyacaklardı. Belediye bu işin sıkı takipçisi oldu. Kordon boyuna yaya ekipler koyarak gece gündüz kontrollerde bulundular. Gezi alanları parklar kordon boyu tertemiz oldu (Kaynak :Muharrem Canbulat)

 

 

 

 



Bu Haber 357 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI