Şu Ünye dünyanın en garip şehri.. Eskiden kadılar, kaptanlar şehri olarak örnek gösterilirdik. Karadeniz’de kültür düzeyi en yüksek iki yer vardı.. Birincisi Perşembe, ikincisi Ünye.. Ünye geçmişte Osmanlı’ya en çok kadı yetiştiren bir yer olarak ve kaptanlarının deniz aşırı limanlarda gördükleri yenilikleri Ünye’ye taşımaları nedeniyle Ünye çevrede imrenilir bir yerdi. Ünye esnafı takım elbise ve fötr şapkayla işe gidip gelirdi. Nezaket kurallarını çok iyi bilen ve uygulayan eşrafı vardı. Ünyeliler ince zevkli nazik feylesof, şair insanlardı.
Şirin Ünye Gazetesinin ellinci yılını idrak etmesi nedeni ile gazete bürosu çiçeklerle doldu. Her çiçeğin gelişi ile birlikte büroya çiçek kokusu yerine ağır ve arabesk bir parfüm kokusu hakim oluyordu.
Bu nedir dedim.
Çiçeklere parfüm sıkıyorlarmış..
Ben otuz yıl dört Avrupa ülkesinde çalıştım, gezdim tozdum tahsil yaptım bir o kadar ülkede de tatil ve başka amaçlarla bulundum, böyle komik şey görmedim. İstanbul’da da bir iş adamı ve İstanbul Kadıköy Ünyeliler Dernek Başkanıyım, sayısız çiçek aldım ve gönderdim böyle bir şey görmedim. Bu arabesk işi Ünye’ye kim soktu.? İyiki yabancı birine Ünye’de çiçek göndermedim yoksa rezil olmuştum.
Çiçeğe de parfüm sıkılmasını da gördüm ya artık ölsem de gam yemem.
Güvercinler
Yeni Cumhuriyet meydanı ilk yapıldığında oturma yerleri konulmamıştı sonbra bütün ağaç diplerini çevirip vatandaşa çekirdek yemek için oturma yerleri yapıldı. Sonra her önüne gelen sevaptır diye bir avuç yem alıp meydana koşarak güvercinlere atınca güvercinleri tembelliğe alıştırıp obez yaptılar. Güvercinlerde mükafat olarak ağaçların tepelerinden aşağıda kendilerine yem atanların kafalarına sıçtılar. Bazı oturma yerleri güvercinler nedeniyle boş kaldı. Oysa güvercinlere yem atarak sevap işlediğini sananlar onların doğal yollardan besin bulma melekelerini kaybetmelerine sebep olduklarını, sevap değil günah işlediklerini anlayamadılar. Geçenlerde hangi akıllı akıl ettiyse ağaç dallarına cd bağladılar.. Güvercinler cd yi görünce kaçacaklarmış. Bir birkaç cd hala dallarda asılı, geçerken başınızı kaldırıp bakın. Bizde sivri akıllımı yok? Ünye’de öyle olur olmaz yerlere bir şey takmak adettendir. Bakırköy Akıl Hastanesini kurduğu yıllarda Dr. Mazhar Osman, tedavi etmek için, hastaneye her yerden bir deli bulun getirin, Ünye’den de kimi getirirseniz gerin demiş.
İlk Maç Kaymakamla Başkan arasında olsun..
Geçende oğlum beni ziyarete geldi Ünye’ye ve birkaç gün kaldı.. Dün telefon etti baba Kıbrıs’a Gazi Magosa’ya tayinim çıktı giderken yine uğrayacağım bu sefer ablam da gelecekmiş dedi. Ünye’de iken bana, meydan yapılırken askerlik şubesi tarafından gelirken koydukları santranç platformunu göstererek burada satranç oynuyorlar mı diye sormuştu. Dikkatini çekmiş.. Galiba oynanmadı dedim. O zaman ilk maçı seninle biz yapalım dedi.
Burada bir satranç turnuvası düzenlenmeli festival kapsamında. Gruplara ayırmalı, Siyasi Parti İlçe Başkanları turnuvası, Ticaret ve Meslek Odaları Başkanları turnuvası, Avukatlar Turnuvası, Öğretmenler Turnuvası ve çocuk yaş grupları turnuvası gibi.
Açılış maçını da Belediye Başkanı Sayın Ahmet Arpacıoğlu ile Kaymakam Sayın Dr. Osman Günaydın’la yapmalı. Bakalım kim kimi mat edecek.
Çatısız Ünye
19 Mayıs Bayramı nedeniyle ben de protokol bölümünden gösterileri izledim. Ön sırada Belediye Başkanı, Kaymakam, Garnizon Komutanı, Polis Müdürdü, Jandarma komutanı, Milli Eğitim Müdürdü yerlerini almışlar gösterileri izliyorlardı. Ondan önce Cumhuriyet meydanında Atatürk büstüne çelenk konulmasını izledim. Meydandaki törende direğe çekilen bayraklar bana biraz kirli geldi.. Bir ara gözüm hükümet konağında asılan Atatürk portresine takıldı.. Sağından baktım solundan baktım tam Atatürk’e benzetemedim. Sonra kafama takıldı tekrar baktım, bu portre Atatürk’e benzemiyordu. Atatürkçü Düşünce Derneği, siz Atatürk’e benzemeyen bu portreyi görmediniz mi?
Biz meydandan stada, asıl söylemek istediğime geri gelelim. Otururken, karşıdaki evler dikkatimi çekti.. Manzara tam bir kötürüm şehir portresi.. Badanasız, gri beton evler, sıvasız bina duvarları, kaçak çatılar, kaçak katlar, kat mıdır, çatı mıdır belli olmayan uydurma laz müteahhit işi balkon çatı, teras karışımı sahtekarlıklar.
Vay anasını dedim. Ben daha ilk bayramda bunları fark ettim de yıllardır burada bayram kutlayanlar nasıl fark etmediler diye de şaşırdım. Bu yazımdan sonra onlarda bakacaklardır. Düzeltmek mi? Çoğalmasın ona da razıyız.
Parkta Neden Oturmak için bank yok
Yaz geldi, parkın müsteciri yani kiralayanı tüm masa ve sandalyesini etrafa yerleştirerek mevsimi açtı.. Fakat halen parkın yarısı boş.. Zaten en sıcak yaz günlerinde bile kiracı parkı tam kullanmıyor. Parkın yarısı boş duruyor. Biz de diyoruz ki boş yerlere vatandaşın çocukları ile oturup denizi seyretmesi için banklar konulsun.. Koymuyorlar.. Neden? Oraya bank konulursa vatandaş çaycının sandalyesine oturmak zorunda kalmayacak..
Ben artık yazmaktan bıktım. Bir bunu yazmaktan bıktım bir de çekirdek pisliğini.. Başkana yazdım, Kaymakam’a yazdım.
Park ve bahçelerin yeni müdürü, hısımım Tevfik Pişkin, rahmetli deden çok sevdiğim bir büyüğümdü Ünye’ye büyük hizmetleri olmuştur. Bu park senin görev alanın içinde değil mi, neden buraya vatandaşın oturması için iki bank koydurmuyorsun..
Koskoca Belediye Başkanı bu kadar işin arasında parktaki bank işini nerden bilecek, siz hatırlatacaksınız “vatandaştan buraya bank isteği var” diyeceksiniz veya demeden iki bank koyacak kadar inisyatif kullanamıyor musun?. Artık top sende hısımım, taca atmak yok.
Helal Olsun Fatsaya
Fatsa’da Ticaret Odası veya diğer Meslek Odaları, sivil toplum kuruluşları ve işadamları Fatsa dışına bir gezi, için gidecekleri zaman yanlarında basından bir kişiyi götürüyorlar..Ve böylece basına ne kadar değer verdiklerini ne kadar modern şehir olduklarını da göstermiş oluyorlar. Ünye’de henüz böyle bir şey daha yapılmadı. Bizim odalarımız ancak başkanlık seçimlerinde ortada görünürler. İş yapıyoruz diye arada bir koşuşturup dururlar. Basın ancak bir açıklarını yakaladığı zaman hatırlanır.. Hiçbir oda başkanı ve sivil toplum kuruluşu biz sormasak hiçbir konuda fikir beyan etmezler, basın akıllarına ya seçimlerde gelir ya kendileri ile ilgili bir şey yazıldığı zaman.
Fatsa’ya helal olsun bizi solladılar, biz ise Cumhuriyet meydanında başkanın ve kaymakamın gözü önünde kendi çekirdek kabuğu pisliğimizin içinde boğulduk.
Ticaret Odası’nın her gördüğü yerde bana sitem eden başkanı sen eve giderken bu çekirdek kabuğu pisliğini görmüyor musun? Sen bu parka vatandaşın oturması için banklar konulmuyor, hiç sordun mu? Gezilere yanında hiç basın mensubu götürdün mü? Diğer dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları sözüm size de siz Ünye’de yaşamıyor musunuz? Sizler dururken, burada misafiriz olan İstanbul Kadıköy Ünyeliler Dernek Başkanı olarak bu işler tek bana mı kaldı.
* * * * * * * *
Bir önceki makale
Mavi Bayrak Rüyası
Başkan bir “Mavi Bayrak” tutturmuş gidiyor.. Sahillerimize mavi bayrak dikilecekmiş. Mavi Bayrak nedir biliyor musunuz?
Sahilleri, denizi kumsalı, kumsalının sağı, solu, üstü, altı çevresi temiz olan
şehirlere verilen önemli bir belgedir. Bunu almak çok kolay değil hatta çok zor ve hatta imkansızdır. Hele hele bizim almamız tamamen imkansızdır. Başkan bunu bildiği halde halkı yanıltmaktadır. Karadeniz’de henüz bunu başarabilmiş bir tek Akçakoca vardır.
Önce bütün kanalizasyonları arıtma tesislerine taşıyacaksın, şehrin batısındaki ve doğusundaki dereleri, ırmakları ıslah edeceksin, Atatürk mahallesinde yeni yerleşimin atık suları Aynikola’dan itibaren aralarda gözden kaçmış küçük dereciklere ve o dereciklerle denize akmaktadırlar, bunları önleyeceksin, kumsallar temiz olacak, kumsallarda çöp olmayacak Bizde her taraf çöp dolu kumsallarda daha geçen senenin çöpleri durmaktadır. Bu aylarda kumsal yağması ve işgalleri başlamaktadır. Vatandaşlar daha şimdiden derme çatma çadırlarla kumsalı parsellemektedirler, bunların tuvaleti suyu yoktur. Bazıları denize işer bazıları ormana, bu görüntü kirliliğinin neresine mavi bayrak takacaksın.. Derbent’in Ünye tarafında içinde domates ve hıyar bile yetiştirilen gecekondu çadırların tepesine mi?
Daha kırk fırın ekmek yememiz lazım.. Bayraktan önce siz gidin kıyılardaki çöpleri toplayın, derme çatma çadırları gecekondu tipi yazlıkları yıkın sahili önce bir temizleyin bayrağı sonra çekeriz. Lafla bayrak çekilmiyor.
Öyle her yerde de bayrak mayrak lafı da pek etmeyin elalem bize güler.
Mavi Bayrak Nedir?
Mavi Bayrak uygulaması, ilk kez 1985 yılında Fransa'da uygulanmaya başlanmıştır.
Mavi Bayrak Uluslar arası düzeyde nitelikleri yerine getirmiş ve bunların sürekliliğini kanıtlanmış plaj ve marinalar için verilen mükemmellik belgesidir..
Mavi Bayrak demek, temiz deniz suyu, bakımlı plaj, imarlı yapılaşma, kısaca her türlü kriter dahilinde güzel bir çevre ön koşul olarak belirlenmiştir.
Biz her şeyi yerine getirmiş olsak bile badanasız, çatısız, binalarla dolu kelaynak kuşu gibi çevreyi nasıl çözeceğiz
Kimse bizi enayi yerine koymasın. Biz bu hikayeleri çok dinledik. Bunlar artık bayatlamış temcit pilavıdır.
Akılcı mantıklı şeyler söyleyin ..
Denizi doldurularak park yapılmış, Çakırtepe’deki o korkunç binaya izin verilerek doğası ve silüeti yaralanmış bir şehre kimse mavi bayrak vermez.. Verilse verilse şehrini en çok tahrip eden yerel yönetim ünvanı verilir.. Verilse verilse belediye başkanı ve kaymakam bakımından en talihsiz şehir plaketi verilir.