2 Haziran 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Bu sözler Sayın Şahin ve Sayın Hamaratı bağlar mı?
yasar.karaduman@gmail.com

Çamlığa otel yapılması eski hızını yitirmiş olmasına rağmen gündemden düşmemiştir. Ünyekent Gazetesinde ki bir haberde Milletvekili Sayın Mustafa Hamarat çamlığın bahsi geçen ölçülerde bir otel için küçük olduğunu söylüyordu.  

Ben de öyle diyordum.

Çamlığa otel yapmak için bütün ağaçları kesmek gerekecektir. Biz de buranın yetmeyeceğini söylemiştik.. Ünye’deki parti ilçe başkanları da buraya otel yapılmasına karşı çıktılar. Yalnız DP ilçe başkanı ve Ticaret Odası başkanı çok talihsiz bir açıklama ile otel yapılmasını savundular. Ticaret Odası Başkanı  Süleymanpaşa Sarayı formunda bir otel yapılmasına taraftar olduğunu belirtti, acaba Süleymanpaşa Sarayının ne olup olmadığı konusunda fikri var mıydı? O da Belediye Başkanının gazına gelmişti. Bu fikir, tepkileri azaltmak için uydurulmuş bir yalandı. Meslek odaları başkanlarının çoğu karşı olduklarını beyan ettiler. Ticaret Odası Başkanı’nın bu talihsiz ve bizi yaralayan konuşmasını ileride işleyeceğim, şimdi konumuza dönelim.

 

Bir internet sitesinin iki yazarının görüşü

 

Yine geçtiğimiz günlerde bir internet sitesinin iki yazarı çamlık konusunda ilginç makaleler yayınladılar. Yazarlardan biri, Belediye Başkanı otel yapılmasına yandaş bulabilmek için sağda solda dostlarına

“"Ben napim? İdris Bey istiyor" dediğini yazarak. Bütün bunlara açıklık getirin Sayın Başkan.” diyor ve ilave ediyor:

İdris Naim ŞAHİN'in, bütün bunların aksini düşündüğünü biliyorum. ŞAHİN'in otel yeri konusunda ki fikrinin Devlet Hastanesinin yeri olduğunu ve bunu yakın çevresiyle paylaştığını, hatta buraya otelin TOKİ tarafından yapılacağını ben biliyorum da siz bilmiyor musunuz? Yoksa biliyor da bu işinize mi gelmiyor?

Yazar daha sonra kıyı kenar kanunu da eleştiriyor ve

Bak Sayın Başkan; yaptığın, yapacağın bu hukuksuz işler yüzünden bir gün gelecek Ünyelilerin yüzüne bakacak halin kalmayacak. Sen bu halkı hiç anlamamış ve tanımamışsın. Senin anlamadığın ve tanımadığın bu halk, seni hiç anlamaz ve tanımaz bilesin.

 

İkinci yazar

Ancak bu sefer her şey planlanmış,  otel konusunda olumlu yönde kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor,anlaşılan o ki Ünye Çamlığına bir yatırımcı göz koymuş, buraya otel yapmak istiyor. 

Şehre otel yapmak, yaptırmak, bunun için elindeki arsaya yatırımcı aramak belediyenin işi olmamalıdır. Belediyeler; yatırımcıların ilgisini çekecek bir kent inşa etmelidir. Herkesin kanıksadığı, pikniğini yaptığı, denizine girdiği bir alanı halka kapatmaktan başka bir şey değildir bu. Otel yapılsın/yapılmalı" diyenler kararlarını tekrar gözden geçirmelidir. Zira 5 yıldızlı bir otel yaparsan bütün çamlık yok olur ve o alana bir kişi bile giremez.

 

Ünye Gönüllüleri Grubunda bir haber

Bu ara İstanbul’dan Ünye Gönüllüleri Grubunda otel yapılmasına karşı olduğunu ifade eden Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat’ın kardeşi işadamı Musa Hamarat otele ve kıyıları bozacak çalışmalara karşı olduğunu belirterek:

“Eğer Ünye'nin aydınları, sivil toplum kuruluşları konuyla ilgili teknik ve reel

dosya oluşturdukları ve kendilerine takdim ettikleri takdirde Ünye'nin vekili Ordu Milletvekili Sayın Mustafa Hamarat Bey ve Ünye'nin medar-ı iftihar, İstanbul Milletvekili ve Ak Parti Genel Sekreteri Sayın İdris Naim Şahin Bey Ünye'ye ve Ünye'nin gelecekteki nesillerinin  tarih, çevre ve tabii güzelliklere sahip olma  hakkına duyarsız kalmayacaklardır, kim yaparsa yapsın, ne zaman ve nerde yapılırsa yapılsın hiç bir zaman yanlışa ortak olmayacaklardır” demiştir”

Yazarların ve Musa Hamarat’ın Ünye Gönüllüleri Grubuna attığı mesajından ben Sayın İdris Naim ve Sayın Mustafa Hamarat’ın çamlıkta yapılacak bir otele ve Ünye’yi çirkinleştiren ve doğaya ve tarihe uyumsuz her türlü yapılanmaya karşı oldukları anlamını çıkarmaktayım. Oysa Belediye Başkanı sağda solda “bunu İdris bey istiyor” demektedir.

Bu sözler, Sayın Şahin ve Sayın Hamarat’ı Bağlar mı

Bu durumda, Musa Hamarat’ın gruba yazdığı mesaj Sayın İdris Naim Şahini ve Sayın Milletvekili Mustafa Hamaratı bağlar mı.?.

Bence bağlar.

Kendileri çıkıp bir açıklama yapmadıkları müddetçe biz otele karşı olduklarını varsayacağız. Zaten Ünye için çırpınan köy, köy yorulmadan dolaşan Sayın Mustafa Hamarat’tan ve her fırsatta Ünye’de ve İstanbul’da Ünyelilerle birlikte olmaya çalışan en ufak bir açılışa ve yemeğe koşan herkesin derdini dinleyen, Sayın İdris Naim Şahin’den bu şerefli duruş beklenirdi. Kendilerine önce kendi adıma sonra Kadıköy Ünyeliler  Derneği Başkanı sıfatımla ve bu şehrin bir çocuğu, araştırmacısı, yazarı, aşığı, sevdalısı olarak teşekkür ederim.

Bu onurlu duruşu biz tarihe böylece yazacağız.

Bu onur yalnız İdris Bey’e değil, çocuklarına ve hatta torunların da kalacaktır. Bu şehir onları yüzyıl sonra bile minnet ve şükranla anacaktır. Diğerlerini nasıl anar bilemem.

 

*         *         *          *          *         *         *        

Bir önceki makale

 

Biz Gazeteciler..

 

Ünye’ye geldiğimden beri bazen gazetedeki arkadaşlarımla birlikte birkaç kuruluşun yemekli veya yemeksiz toplantılarına katıldım,

Üzülerek gördüm ki, her yemek ve toplantıda basın masası hep kapının yanına veya salonun en kör yerine veya en arka da kimsenin oturmayacağı yerlere konulmuştu...

Firma ve kuruluşların bu tür toplantı konferans yemek ve benzeri etkinliklerde basına kapının dibinde değil de görüş açısı daha uygun yerlerde basın masası ayırmalarını diğer misafirlerle aynı ölçüde değer vermelerini isterim.   Karşılıksız görev yapan insanların kapı dibine konulmaları çok doğru değildir. Bir şehrin gelişmişliği basınına verdiği değerle orantılıdır.

 

 

Biz yerel basın

Biz yerel basın ve mensupları olarak çok zor şartlar altında çalışmakta çok çeşitli sorunlarla boğuşmaktayız. Yeterli ve profesyonel eleman sıkıntısı çekmekteyiz. Habercilerimizin çok azı bu konuda eğitim almışlardır, çoğu stajyer öğrencilerdir, genç ve deneyimsizdirler ama sevgi ve istekle mesleklerine sarılmışlar bir şeyler üretmektedirler. Onlara daha işlerinin başında sıcak ve yakın davranılmalıdır. İleride öğrenecekler belki içlerinden ulusal düzeyde gazeteciler haberciler çıkacaktır.

Daha şimdiden bu gençleri kapı ağzına koymak başlangıçta umutlarını kırmak demektir. Sabır gösterin kimse bulunduğu yere gökten zembille inmemiştir.

Gerçi Ünye’de gazetecilik konusunda sap ile saman birbirine karışmıştır.  Meslek bunları tek tek ayıklayacak dokuya uymayanları vücut saf dışı edecektir. Böylece ortada bu işi bilenler kalacaktır.

Çok değerli gazeteci arkadaşlarıma bu konu da birkaç sözüm olacaktır. Birkaç aydır sürekli Ünye’de bulunmam nedeni ile gazeteci arkadaşlarımın genç yaşlı hemen hemen hepsini tanıdım. Ben onların Ünye’de ilk ve en eski meslektaşı  olarak, önce  hepsini iyi veya kötü bu mesleğe gönül vermeleri nedeniyle  tebrik ediyorum. İyi yapmak öğrenmekle eğitimle olur. Bugüne kadar onlara Ünye’de ne eğitim ne bir seminer verilememiştir. İçlerinde  eğitimli  bir veya iki kişi vardır.. Gerisi mesleği hiç bilmeden öğrenmeden bir çok noksanlıkla yapmaya çalışmakta bir fotoğraf makinası bir defter bir kalemle gazeteci olunur sanmaktadırlar. Mesleğimiz bunları da gazete sahiplerini eleyip saf dışına attığı gibi muhabirleri de eleyecektir, yapamayan çekilecektir.

Keşke zamanım olsaydı da uzun yıllar içinde edindiğim deneyimlerimi onlara bir şekilde aktarabilseydim.

 

İyi bir haberci olmak..

İyi bir haberci saygın bir gazeteci olmak için önce gittiğiniz yemek ve toplantılarda size uygun yer verilmişse oturmayın orayı terk edin.  Çalışma esnasında kişilerle gereksiz diyaloglara girmeyin, gereksiz sorular sormayın, sohbet etmeyin, yorum yapmayın, çok ortalarda dolaşmayın, bir toplantıya bir röportaja hazırlanarak hatta soruları hazırlayarak gidin, cevaplar karşısında fikir beyan etmeyin, unutmayın ki siz yorumcu değil habercisiniz, haberi alıyor ve okuyucuya aktarıyorsunuz yorumu okuyucu yapacaktır. Yakanızda hangi gazete, dergi, radyo ve televizyondan geldiğinizi gösteren yaka kartlarınız olsun

Kıyafetlerinize saçınıza, sakalınıza, saç modelinize,  dikkat edin  kıyafetleriniz  temiz, ayakkabılarınız boyalı olsun. Aşırı  makyaj yapmayın dekolte ve çok kısa giyinmeyin.. Çok ağır parfümler kullanmayın, haber anında veya masada birbirinizle çok fazla konuşmayın, şakalaşmayın, yüksek sesle konuşmayın ve yüksek sesle gülmeyin size değer verilmesini istiyorsanız ağır ve ciddi olun. İşiniz bittiği zaman hemen gazetelerinize dönün, kişilerle özel sohbete girmeyin, unutmayın ki o an iştesiniz.  

Fotoğraf çekmek için insanların ağzının içine girmeyin flaşları insanların gözlerine sokmayın, çok fazla ayakaltında dolaşıp kimseyi rahatsız etmeyin. Devamlı boş yere fotoğraf çekmeyin nihayet gazeteye en fazla iki fotoğraf koyacaksınız. Herkes eline bir fotoğraf makinası alıp ortaya çıkmasın. Size verilecek değer davranışlarınızla orantılıdır. Unutmayın ki arkanızda birçok çalışanı ile bir gazete vardır siz orada mensubu olduğunuz gazeteyi temsil etmektesiniz.

Tamirci çırağı gibi habere gitmeyin temiz ve bakımlı olun, az konuşun çok iş yapın, çok okuyun, çok yazın, çok araştırın yolda yürürken çevreniziz araştırın attığınız her adımda çok değerli bir haberin yanından geçtiğinizi unutmayın, gözlemci olun.

Başarılar dilerim.

 



Bu Haber 888 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI