Ordu’daki Ünye Fatsa ötelemesine bir örnek daha çıktı ortaya bu son günlerde.
Kısa adı ORGİAD olan Ordu Genç İşadamları Derneği Ordu ilinin Turizm Raporu’nu hazırlatmış.
ORGİAD’ın turizm envanterini ve turizm potansiyelini ortaya koymak için hazırlattığı bu Turizm Raporu’nda Ünye ve Fatsa’daki turistik değer ve mekanlardan hiç bahsedilmemiş.
ORGİAD Başkanı Sn. Ayhan Kaymaz raporla ilgili düzenlediği basın toplantısında, Ordu’daki turistik değerleri bir bir sayarken Ünye ile Fatsa’nın adını ağzını almadan sadece Hekimoğlu türküsünü dile getirmiş.
Başkan Kaymaz, açıklamasında Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ve önemli tarihine sahip Ünye Kalesi’ni,
Restore edilerek turizmin hizmetine sokulan Fatsa Bolaman’daki Haznedaroğlu Konağı’nı,
Bölgenin en büyük kent ormanı olan Ünye Asarkaya Kent Ormanı’nı,
Fatsa’da bir an önce turizmin hizmetine sokulmayı bekleyen Gaga Gölü’nü,
Ünye ve Fatsa’daki tarihi ev ve mekanları.. Kumsal ve plajları.. Yaylaları, piknik sahası ve mesire alanlarını..
Hiç birini ağzına almıyor.
Bu da gösteriyor ki, ORGİAD’ın hazırladığı Ordu İli Turizm Raporu içinde Ünye ve Fatsa yok.
Düşünün, Sn. Kaymaz, konuşmasında Ordu Kurul Kayaları’ndan bahsediyor, buranın önemini vurguluyor, ancak bölge çapındaki Ünye Kalesi’ni es geçiyor.
Başkan Kaymaz’dan bir başka çarpıcı örnek ise, Ordu’da bir zamanlar yapılan ancak son birkaç yıldır artık vazgeçilen Vosvos Şenliği’ni dile getirmesi ama Fatsa’da her yıl yapılan ve bugünlerde 8.si düzenlenecek olan Cip Şenliği’ni ağzına almaması.
Daha önce de birkaç kez yazdım. Bu bizim Ordu enteresan bir vilayet merkezi. Bizim bu vilayet merkezinde yaşayanların aklına Ünye ile Fatsa geldiğinde ya da bir yerlerde Ünye -Fatsa adını duyduklarında alerji oluyorlar, başlıyorlar kaşınmaya.
Neden böyle oluyorlar? Nedenini en iyi kendileri bilirler, benim bir şey söylememe gerek yok.
Ancak, şunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Ordu, hiç hak etmediği bir sırada Ünye ve Fatsa bölgesine rağmen vilayet yapıldıktan sonra geçen 90 yıl boyunca bu hep yaşandı. Ordu merkezi, Ünye ve Fatsa’dan hep ürktü, bu iki ilçeye karşı hep önyargılı oldu, tereddüt dolu duygularla baktı.
Ayrıca vilayet merkezi olmaktan gelen avantajları hep Ordu merkez lehine kullandı. Çok zorlanmadıkça ve de sıkışmadıkça Ünye ve Fatsa’ya vilayet imkanlarından kullandırmamaya çalıştı.
Ama her şeye rağmen Ünye ve Fatsa kendi iç dinamikleriyle büyüyüp gelişmesini sürdürdü. Her iki ilçe de bugün Karadeniz Bölgesi’nin il seviyesindeki iki büyük ilçesi konumuna geldiler.
Yani demek istediğim, Ordu ne yaparsa yapsın, ne düşünürse düşünsün Ünye ve Fatsa yoluna devam ediyor. Kendi tarihi, turistik, kültürel değerlerinin de kendi öz güçlerinin de alabildiğine farkındalar. Bu iki kardeş ilçe Ordu merkezdeki komplekslere aldırmadan, hayatın gerçeğinden hareketle geleceklerini kurmaya çalışıyorlar. İşleri güçleri bu, Ordu falan değil.