Nasrettin Hoca Ünye’de yaşasaydı ancak bu kadar komik olurduk..
İşin başına o işle uzaktan yakından ilgisi olmayanları koyarsanız böyle komik durumlara düşeriz ve millet bize ağzıyla güler.
Bizim önce problem üretip, sonra ona çare bulmaya çalışırken düştüğümüz komik durumlar artık bu şehrin onurunu zedelemeye başlamıştır. Bir şekilde bizim bu köy yönetme usulü şehir yönetme mantığından kurtulmamız lazım.
Bu günkü konumuz meydandaki güvercinler ve güvercin bokları.. Çekirdek kabuğu pisliğinden sonra bir de güvercin boku çıktı başımıza
Meydan yeniden yapılana kadar bu civarda pek güvercin bulunmazdı. Şehir parkını vatandaşa kapatıp insanlar park ve meydan karışımı Cumhuriyet Meydanında toplanınca eline bir tas yem alıp güvercinlere atmaya koştu. Güvercinler doğal yollardan yiyecek bulma yeteneklerini yitirip tembel ve obez oldular, insanlar doğal dengeyi bozduklarının ve sevap yerine günah işlediklerinin farkına varamadılar. Güvercinler de hazır yemeğe gelerek burada bir koloni oluşturdular. Atılan yemleri afiyetle yedikten sonra ağaçlara tüneyip altlarında banklarda oturanların kafalarına sıçtılar.
Her gün daha da çoğaldılar
Bu o kadar büyük sorun haline geldi ki birçok oturma yeri kuş bokundan oturulmaz oldu..İlgililer duruma çare bulmaya çalıştılar. İlk olarak ağaçların dallarına bilgisayar cd si bağladılar.. Güvercinler cd sallanırken parlaklığından ürküp kaçar diye düşündüler.. Hangi köylü kafanın buluşu ise bu çare olmadı, yemleri yedikten sonra kendilerini yemleyenlerin kafalarına sıçmaya devam ettiler ve meydandaki bankların çoğu güvercin boku ile kaplandı.
Şehir parkını kiraya verip oraya oturmak için bank koymayıp vatandaşa kapatarak bardağına bir lira verip çay içmeye zorlayan Belediye ve Park ve bahçeler Müdürlüğü bilgisayar cd ile yapılan çözüm tutmayınca bu güvercin boku işine yeni bir çare aramaya başladılar. Son olarak o kadar komik ve gülünç bir çözüm buldu ki aşağıda yazacağım gibi tam cahil işi..
Köy Meydanı mı Cumhuriyet Meydanı mı?
Çare olarak ağaçlara köy meydanlarında veya bizim fındık bahçesinde gölgelik için yaptığımız “sayvan” denilen harika bir buluş yaptılar. Nihayet benim bir yıl önce sorduğum sorunun cevabı geldi.. “Burası Cumhuriyet Meydanı mı yoksa köy meydanı mı?” diye sormuştum. Ancak köy meydanlarında görülen bir çözümle Ünye Cumhuriyet Meydanında güvercin bokuna çare aradılar, böylece bir yıl önce sorduğum sorunun yanıtı Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden geldi.
Teşekkür ederim.
Ben önce buraya yapılan şeyi güneşlik sandım.. Bir kelepçe ile ağaca tutturulan ve üzerine palmiye ağacı yaprakları konulan şemsiye şeklinde bir sistemle güvercinlerin aşağıda oturanların kafalarına sıçmalarının önlenmesi amaçlanmıştı. Sordum: “ne yapıyorsunuz burada?” diye. “Güvercinler için böyle bir sistem yapıyoruz” dedi işi yapan kişi.. Kim bu aklı verdi size diye sorduğumda “Park ve Bahçeler Müdürü “dedi.
Helal olsun..
İnşaat Mühendisinden Park ve Bahçe Müdürü
Park ve bahçelerin başına, bir inşaat mühendisini getirirseniz ancak böyle komik olursunuz, parkınız da, bahçeniz de meydanınız da, ya çekirdek kabuğu pisliği veya güvercin boku içinde kalır. Rahmetli dedesi yaşasaydı: “Oğlum, sen mühendissin git mesleğini yap, ne işin var parkla bahçeyle, bırak güvercinler sıçsınlar derdi.
Burada çözüm nedir? Çözüm güvercinlere yem atmayı yasaklamaktır. Böylece artık yem bulamıyan güvercinler gelmeyecekler böylece doğal dengeye geri dönülecektir. Tanrı onlara yiyecek bulacak yeteneği yaradılışlarında genlerine koymuş ve öyle yaratmıştır, gitsinler Ünye meydanında yiyecek var yesinler dememiştir.
Belediye Başkanı ve Kaymakam
Öyle herkes şehrin orasına burasına aklına geleni takıp durmasın,
Belediye Başkanı, ekibine kesin talimat vermeli, “Çocuklar bir iş yapacaksanız, dikkat edin şehrin dokusuna, kültürüne, sokağına tarihine, uysun, kırk defa düşünün öyle yapın, öyle her bulduğunuz şeyleri oraya buraya takmayın” demeli ve sonra yapılan işleri denetlemelidir..
Şehrin kaymakamı da arada bir makamından kalkıp şehirde bir tur atmalı, nereye ne yapıyorlar, yollar, sokaklar, parklar, bahçeler ne haldedir. Meydan da insanların kafasına kuşlar mı sıçar, bakmalıdır. İsterse yanına beni de alabilir..Ona ne kadar yamukluk varsa anlatır, en azından kaymakamlık yaptığı şehirde neler oluyor öğrenmiş olur.