Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ağustos 2010 Pazar
İSMAİL SARI
Dolmuş kültürü
Şehir yaşamının olmazsa olmazlarından biri olan dolmuş ulaşımı; şoförü, yolcusu, dolmuş güzergâhının özellikleri, dolmuş yolunun satıh yapısı ve daha birçok yan çalması katkılarıyla bir kültür oluşturmuştur.

             Büyük şehirlerdeki dolmuş ulaşımını da dikkate alarak genel ölçülerle yapılacak bir değerlendirme, kocaman bir kültür varlığını ortaya koyar. Yüzler sayfalık kitaplar yazılabilir.

            Bir önceki yazımda dolmuş şoförlüğü ile ilgili yazmıştım. Şoför arkadaşlardan sitem edenler oldu. “Aksayan yanlarımız böyle gündeme gelirse daha düzenli bir sistem oluşturmamıza yardımcı olursunuz” diyenler oldu. “Kusurlu arkadaşları bilirsek gereğini yaparız” diyenler oldu. Bizim amacımız kimseyi yermek, cezalandırmak veya önemli bir toplumsal yapıyı karalamak falan değildir; asla olamaz da. Ancak yapıcı eleştiriler her kurum-kuruluş, oluşum ve faaliyet için faydalıdır. Bu inançla konuyu gündeme getirdik. O yazımda örneklediğim şoförlerin her ikisinin de aidatla çalışan şoförler olduğunu öğrendim. ”El, elin eşeğini ıslık çalarak arar.” Atasözünde dile getirildiği gibi, şoför koltuğumuza oturttuğumuz şahıslara-isterse kendi çocuğumuz bile olsa –o koltuğun özelliklerini anlatarak, yani ekmek teknemiz olan mesleğimizin inceliklerine biraz daha önem vererek koltuğumuzu teslim etmemiz gerekmez mi? Doğru olan da bu değil midir? Ormandan odun çeken kamyon şoförüyle her dakika her saat, çok farklı yapıdaki insanlarla muhatap olup onların intikalini üstlenmiş dolmuş şoförü aynı ölçülerde düşünebilir mi? Mesleğin asıl elemanlarının bunlardan farklı düşüneceğini sanmıyorum.

            Gelelim dolmuş kültürüne. Toplum yaşamında, birlikte yaşamanın gereği olarak her birinin yasaları, kuralları ve gelenek-görenekleri vardır. Dolmuşlu hayatın, yolcular yönünden yasal zorunlulukları belki hiç yok gibi. Ancak, yönetmelikler ve örfü-adetler yönüyle bağlayıcı ve zorlayıcı kuralları vardır. Bir kişi yasal olarak dolmuşa binmek zorunda değildir. Kimse zorlayamaz da. Ama dolmuşla yolculuk yapmak zorunda olan herkes, onunla ilgili kurallara, mevcut yönetmeliklerine uymakla yükümlü olur. Örnek: dolmuşa binmek için dolmuş duraklarında beklemek, inmek için de durakları beklemek bir kuraldır. Dolmuşlarda yüksek sesle konuşmak veya yolcuları rahatsız edecek şekilde davranmak bu işin örfüne terstir. Toplum ahlakı yönünden de görgüsüzlük ve kültürsüzlük olur.

            Ayrıca güzel Ünye’mizin güzel insanları, taa kâni devrinden beri yolun ortasından yürümeye alışık olup bir türlü kaldırım alışkanlığı kazanamadıklarından dolmuşların rahat akışını da engellemektedir. Bu da dolmuş ve yolculuk kültürüne dahildir. Şoförler gerçekten sinir savaşı vermektedir. Önceki gün evden çarşıya inerken dolmuşa bindim. Önümüze Hyundai marka bir taksi rastladı. Şoförün mal sahibi olduğu belli. Aracını sakınıyor. Yolun sathı bozuk. Ama ne sakınma birader. Adam bizi tam stres deposu haline getirdi. Sollama imkânı da yok. Dolmuş şoförü-maşallah-sabır küpü. İki üç yüz metre geldik adamın arkası sıra ama sormayın.

            Sabırla, dirençle ve belki sınırsız özverilerle kendi dolmuş kültürümüzü geliştirmek ve yerleştirmek zorunda olduğumuza inanıyorum.

 



Bu Haber 2373 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI