23 Haziran 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Babalar Günü için yazılan ancak üç gün geciken yazı..
musakiroğlu@mynet.com

20 Haziran Pazar günü Babalar Günü’ydü. O gün, gün boyu evdeydim. Yorgun ve halsiz hissediyordum kendimi. Evde kalıp dinlenmek istedim.

 

Ayrıca üzerimde derin hüzün vardı. İki sene önce Babalar Günü’ne iki gün kala rahmetli babam beyin krizi geçirmişti. Babam, Babalar Günü’nde Samsun Tıp Fakültesi’ndeki yoğun bakımda her şeyden habersiz yatıyordu.

 

Daha Babalar Günü gelmeden o günler ve rahmetli babamın geçirdiği o ağır rahatsızlık gelir gözlerimin önüne. Hiç konuşmamak, hep susmak gelir içimden böyle günlerde. Aynı zamanda içten içe, derinlerimde bir yerlerde ağlarım. Gözyaşlarımı içime akıtırım kimseye belli etmeden.

 

Babalar Günü’nü sanırım bu yüzden sevmem.. Sevmemek biraz ağır bir ifade belki ama Babalar Günü’nün gelmesini sanki hiç istemem.

 

*******      *******     ********

 

Babalar Günü’nden bir gün önce 19 Haziran Cumartesi günü tüm Türkiye ağır bir acıya büründü yine.

 

PKK’lı hainler Hakkari Şemdinli’deki askeri birliğe saldırmış, kahramanca çarpışan 8 askerimiz şehit olmuştu. Bu sayı daha sonraki saatlerde arttı, 11’e çıktı.

 

Pazar günü evdeyken televizyonlarda bu kahramanlarımız için düzenlenen cenaze merasimini izledim.

 

Babalar Günü’nde 11 babaya “hediye” olarak sanki oğullarının cenazesi gönderiliyordu.

 

Bir babaya Babalar Günü’nde yaşatılabilecek bundan daha büyük bir acı ne olabilirdi ki..

 

Yarabbi bu babalara sabırların en büyüğünü ver..

 

*******      *******      *******

 

Ocağına ateş düşen şehit babalarından birisi; “Bana bugünün hediyesi oğlumun şehit cenazesi oldu. Ağlamayacağım, ağlayıp düşmanlarımızı sevindirmeyeceğim” diyor, büyük bir metanet örneği sergiliyordu.

 

Bir başka şehit babası; “Vatan sağ olsun. 10 oğlum da olsa durmam vatan savunmasına gönderirim” diye haykırıyor, bu milletin ruhundaki vatan sevgisine tercüman oluyordu.

 

11 askerin şehit düştüğü Şemdinli dağlarında terörist avındaki askere televizyon muhabirleri soruyor; “Buralarda, bu dağlarda zor günler geçiriyorsunuz, ne düşünüyorsunuz?” diyordu.

 

Bu sorunun sorulduğu Mehmetçik, yüzüne sanki nur olarak yansıyan tebessümüyle; “Hiç fark etmez, vatan savunmasının zorluğu olmaz” cevabı veriyor, bütün Mehmetçiklerimizin canı pahasına vatanı için ölmeye hazır birer kahraman olduğunu haykırıyordu.

 

Bu ülkenin babaları böyle vatan aşkıyla dolu.. O babaların oğulları böyle kahraman birer Mehmetçik.. Böyle babalarla, böyle oğullarla dopdolu bu vatan ilelebet payidar kalmayacaksa neresi payidar kalacak..? 

 

*******        *******         *******

 

Dedim ya, 20 Haziran Pazar Babalar Günü’nde evde kalmış, dinlenmek istemiştim. Ancak iki sene önceki babamın hiç gözümün önünden gitmeyen o yoğun bakım günleri.. Ayrıca böyle bir günde babalarına giden 11 şehit cenazesinin ruhumda yarattığı derin hüzün beni yaktı, eritti gün boyu..

 

4 Ekim 2008’de kaybettiğim babamı her gün olduğu gibi bugün de öyle özlüyor, öyle arıyorum ki..

 

Ayrıca kahraman şehitlerimize gani gani rahmet niyaz ediyor, ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum.

 



Bu Haber 522 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI