23 Haziran 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Yosunları ağzımıza yüzümüze bulaştırdık.
Yaşar Karaduman

Yazmıyayım, çenemi tutayım diyorum olmuyor. İnsan gördüğü gariplikler ve işbilmezlik karşısında isyan ediyor adeta..Bu kadar gariplik ve saçmalık bu şehirde nasıl oluyor anlayabilmiş değilim, yılbaşından bu yana Ünye’ye her zamankinden daha sık gelip gidiyor ve burada daha fazla bulunuyorum.

Vallahi tersim döndü..

Allah bu şehirde yaşayanlara kuvvet ve sabır versin. Ünyelileri bu aşrı sabırları ve gösterdikleri performans karşısında kutlarım. Bu şehirde yaşayanlar madalyayı hak ediyorlar.

Yine ne oldu diyeceksiniz?

Şehir sahipsiz, işi bilmeyen bir sürü insan yetmiş bin kişilik şehri yönetmeye çalışıyorlar.

 

Valilik Rüyası

Şehrin mülki amiri hiç ortalarda yok.. Ünye’den sonra vali olarak gideceği şehrin  hayali peşinde.. Aslında Ünye ilerideki valilik düşüncesi için tam biçilmiş kaftan bir yer. Ünye birçok ilden büyük bir şehirdir. Burada başarılı olması ileride gideceği yerde de başarılı olma anlamını taşır.

Ne yazık ki Sayın Dr. Osman Bey Ünye’de başarılı olamamıştır. Artık burada kalması onun için de bu şehir için de kaybedilen zaman demektir. Ünye’nin daha dinamik daha sevecen, daha halkın içinde, doğa, tarih ve kültüre ilgi duyan bir kaymakama ihtiyacı vardır, birbirimizi fazla zorlamayalım..

 

Yosunlar her yıl Haziran ayında gelir

Gelince asıl demek istediğime..

Her Haziran ayının onbeşine doğru Ünye  bir yosun istilasına uğrar.. Bu sene biraz daha fazla oldu.. Bazıları bunun Dolmapark’ın dolgusuna ve Yüzüncü yıl çay bahçesinin denizi kesen burnuna bağlıyorlar. Her ikisi de doğrudur.. Belediyenin gücü Yüzüncüyıl’ın koya su dolmasını engelleyen burnunu kırmaya gücü yetmemiştir. Belediyenin gücü ancak güzelim kumsalı doldurmaya yetmiştir. Sen doğayı bozarsan deniz de böyle kucağına kusar. Bu bir doğa olayıdır bilinir ve her yıl bu aylarda yosunlar gelir, bir müddet sonra koku yapar. Olayı bilmeyenler Ünye kokuyor derler.

 

Çare?

Çaresi yok mudur?

Tabiî ki vardır.

Günümüzde çekirdek pisliği gibi bu problemi de çözmüş yerler vardır. Bizim sadece onlara bakmamız yeter. Kendimizin bir çözüm üretmemize hiç gerek yoktur.

Bu yosunlar Yalıkahvesi kumsalında birikip koku yapmaya başlayınca vatandaşların tepkisi üzerine belediye yosunları temizlemeye başladı. Bir sabah baktım ki  kepçeler  denizden yosunları alarak kamyona yüklüyorlar.. Hemen bütün internet sitelerine fotoğrafları ile birlikte temizliği bildirdim ve belediyenin bu örnek davranışı için teşekkür ettim.

O da ne..

Çalışma iki saat sonra durduruldu ve bütün araçlar çekip gittiler ve hiçbir bilgilendirme ve açıklama yapılmadı. Bir miktar yosununun üzerine kup atıp bir miktarını da kuma gömdüler. Üstü sıcak kumla kaplanan yosunlar daha çok kokmaya başladılar.

O güzelim kumsal, o  Karadeniz sahilinde  bir tek Ünye’de kalan kumsal perişan oldu gitti.. Düzeltmeden bıraktılar. Görseniz içiniz sızlar..

 

Bize cevap gelirse..

Bunu bize yapmaya kimsenin hakkı yok..Ben sabah akşam o kumsalı seyrederek  gidip geliyorum. Kim kumsalı iş yapıyoruz diye böyle harap böyle perişan böyle acımasızca  bu hale getirmişse ona  burayı elinde kürekle eski haline getirme cezası verilmelidir..

Kumsal Milli Emlak’ındır, Kaymakamın bu perişanlıktan haberi var mıdır.? Yoksa gidip bir baksın. Beni de çağırsın, ona göstereceğim başka yamukluklar da var..

 

Son bir bilgi..

Bu temizliği yapacak makine Bafra Belediyesinde mevcuttur, selde Ünye’de kullanılmıştır.  Neden alınmadı ve neden yapılmadı bilmiyorum.  Bana yazarlarsa ben de size yazarım. Bakalım cevap nerden gelecek. Yoksa “yosundur kokar, deniz alır götürür birkaç gün sabret koku da kalmaz mı” diyeceklerdir.

Mavi Bayrak rüyası gören arkadaşlara duyururum..

 

“Ünye Çevre Koruma Derneği”

Yeni kurulan ve bu gibi olaylarda hemen aksiyona geçmesi gereken dernek, ortalıkta görünmüyor.. Kumsalda bir  basın açıklaması ile bu pisliğe dikkat çekebilirlerdi.. Kendilerini göstermek için bu bir fırsattı.. Kaçırdılar.

 

Düzeltme ve Özür.

Geçen haftaki makalemde Ünye Dernekleri Federasyonu’nun pikniğinde gönderilen tebrik telgrafları arasında Sayın Milletvekili Mustafa Hamarat’ın telgrafı yoktu demiştim. Bana yanlış bilgi verilmiş. Sayın Milletvekili Mustafa Hamarat,  telgraf göndermiş daha önceden belirlenmiş programı nedeniyle katılamadığını belirterek tebrik etmişti.

Düzeltir özür dilerim.

 



Bu Haber 585 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI