Dün gece evden telefonla arayan birisi ısrarla özür dilemeye çalışıyor, “Bugün Kaymakam Bey’in basın mensuplarına karşı tavrına şahit oldum, çok yanlış yaptı. Yanlışı karşısında bir şeyler söylemem, yapmam gerekirdi. Ancak inanın donup kalmışım” diyor, bir daha böyle durumla karşılaşırsa Kaymakam Bey’e karşı tavrının farklı olacağını söylüyordu.
Telefonda ifade edilen olay şuydu: 23 Haziran Çarşamba günü Ünye Kaymakamı Sn. Osman Günaydın başkanlığındaki İlçe Geçici İşçi İzleme Kurulu üyeleri, İl Genel Meclisi Daimi Üyesi Sn. Fahri Şahin ve diğer İl Genel Meclisi Üyeleri Sahilköy’e gitmişler, burada köylülerle görüşme yapmışlardı.
Bu görüşmeyi izlemeye giden basın mensuplarına, Kaymakam Bey, uzaklaşmalarını söyleyerek, hakarete varan ifadelerle azarlamış, görevlerini yapmalarına engel olmuştu. Burada yaşananları, olayı bizzat yaşayan gazetemiz mensuplarından baştan sona dinlemiştim. Yani olaydan bilgim vardı. Dolayısıyla telefonda dinlediğim kişinin ne demek istediğini gayet iyi anlamıştım.
Her nedense Kaymakam Bey, Ünye’ye geldiğinden beri anlaşılması güç tavırlar sergileyerek hem kendini hem muhataplarını zor durumlara sokuyor.. Ayrıca bu tavırlarından kaynaklanan yanlışları sonucu doğan olaylarla da hem yerel hem de ulusal basına konu oluyor, ilçemizin adı olmadık haberlerde geçiyor.
Sn. Günaydın’ın Kaymakam olarak Ünye’ye geldiğinin daha ilk haftasında bir kurum müdürüne çıkışmasıyla başlayan olaylar zinciri maalesef durmaksızın sürüp gitmekte, ardı arkası gelmemektedir.
Diğer bütün kurum, kurum amiri, memuru, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, vatandaşlarla olan gereksiz ve yersiz tartışmalarından doğan olayların yanı sıra Kaymakam Bey basın görevlileriyle de sürekli bir takışma ve tartışma içindedir. Basın mensuplarının görevleri gereği bulunduğu yerde eğer Kaymakam Bey varsa kendilerine hemen müdahalede bulunmakta, olmadık azar ve hakaretengiz ifadeler sarfetmekte, görev yapmalarını engellemektedir.
Kaymakam Bey mülki idareci olarak görev yapıyorken yasalar gereği görev alan sınır ve sorumluğunun neler olduğunu ne kadar biliyorsa basın kurum ve kuruluşları da o kadar biliyor. Kaldı ki bilmek zorundalar, çünkü bu ülkede basın mensupları ne kadar istim üzerinde görev yaptığının çok iyi farkındadırlar.
Basın mensup, kurum ve kuruluşları ayrıca şunu da çok iyi biliyorlar. Basının görev yapıyorken engellenmesi, basın özgürlüğüne müdahalede bulunulması suçtur. Birçok olayda olduğu gibi Kaymakam Bey 23 Haziran Çarşamba günü Sahilköy’de köylülerle yapılan görüşme sırasında basın mensuplarının görevlerine engel olmakla suç işlemiştir. Açık havada yapılan o toplantının hiçbir gizliliği yoktur, olamaz da. Ve öyle bir toplantıdan basın mensupları hiçbir surette kullanılan o çirkin ifadelerle uzaklaştırılamaz.
Sn. Günaydın’ın basına karşı daha önceki tutumlarından dolayı birkaç kez suç duyurusu yapmayı düşündük. Ancak Ünye adının böyle bir konuyla özellikle ulusal basında anılmasını istemediğimizden dolayı bunu yapmaktan hep kaçındık. Hep dişimizi sıktık, bakalım nereye kadar sürer ama dişimizi sıkmayı sürdüreceğiz.
Ben, Kaymakam Bey’in daveti üzerine kendisiyle bütün bunları iki kez görüştüm. Birinci görüşmemde, “Kaymakam Bey, siz buraya 3-4 bin nüfuslu ilçe kaymakamlıklarına vekalet ederken atandınız. Ama burası 100 bine yaklaşan nüfusuyla Ünye şehri, 120 bini aşan nüfusuyla da Ünye ilçesi. Böyle devam ederseniz siz de Ünye de kan kaybeder endişesi taşıyorum” dedim.
İkinci görüşmemde ise; “Siz sorun yaratan değil, sorun çözme makamında bulunuyorsunuz. Ne yapın ne edin, kendinizi frenlemeyi öğrenin. Öyle olmadık yer ve durumlarda birden parlayıp sorun çözme yerine sorun yaratan olmayın” şeklinde konuştum. Görüyorum ki, bir şey değişmedi, değişmeyecek. Kendisiyle de bir daha görüşmeyi düşünmüyorum, çünkü faydası yok.
Bundan sonraki bütün temennim, Kaymakam Sn. Günaydın’ın olmadık bir durumda bardağı taşıran son damlaya yol açmadan üzmeden, üzülmeden yasal süresi içinde ilçemizdeki görevini tamamlaması, helalleşerek Ünye’den ayrılabilmesidir.