Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
14 Ocak 2013 Pazar
MİSAFİR KALEM
Dilek Olgun /Bayramı yaşayamayan çocuklar.. Onları göremeyen insanlar..
Geçtiğimiz 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda şahit olduğum bir görüntüyü bu güne kadar zihnimden hiç atamadım. Bu nedenle ilk köşe yazımda şahit olduğum o görüntüden yola çıkmak istedim.

 Bütün çocukların günler öncesinden ayakkabısından, çorabına, tokasından, tıraşına kadar hazırlığını yaptığı bayramdı o bayram. Yani çocukların bayramıydı...

 

Bayram törenlerinin yapıldığı Ünye İlçe Stadı’na yakın bir mesafede yaşıtları bayramlarını kutlarken harçlık kazanmak, aile bütçesine katkıda bulunmak amacıyla bütün hayallerini küçücük boya sandığına sığdıran 12, 13 yaşlarında 3 minik arkadaş takılmıştı gözüme. Bir süre izledim onları. Birisi elini çenesine koymuş yepyeni bayram kıyafetleriyle dolaşan yaşıtlarını mahzun mahzun izliyordu. Bir diğeri stadyumdan gelen tören müziğini dinliyordu. Öbürü ise, sanırım o günün çocuklara hediye edilmiş bayram olduğundan bile habersiz, yetişkin birinin önüne uzattığı ayakkabısını boyamaya çalışıyordu bütün gayretiyle.

 

Kimse görmüyordu o küçük yürekleri. Kimse böyle bir günde onlara yapılan bu haksızlığı yadırgamıyordu bile, işte beni en çok şaşırtan buydu.

 

O günkü o manzaradan sonra insanların iç dünyaları daha da ilgimi çekmeye başladı. Neden bu kadar duyarsızız?

 

 Bu duyarsızlığımızın nereden kaynaklandığını, niçin ortaya çıktığını düşündüm bir süre. Hatta gece yatarken de sık sık uyandım hep aklıma bu düşünce geldi.

 

 Ertesi sabah işe giderken dikkatle izlemeye başladım oradan oraya koşuşturan insanları. Bunların günlük asıl kaygı ve duygularını merak ettim. Bunun cevabını bulmam çok uzun sürmedi. Herkes ekmek kavgasına girişmiş, geçinmenin bin bir türlü hesabı içinde etrafını izlemeye, neler olduğunu görmeye fırsat bulamıyordu ki.. Solgun, gülmesini sanki unutmuş yüzler sokaklarımızı tutmuş, donuk bakışlı insanların etrafında olan biteni görmesi mümkün mü hiç..

 

Aklını evdeki yavrusunda bırakarak işe giden anneler.. Eğer varsa işine giden yoksa iş arayan babalar.. Boya sandığıyla üç, beş kuruş kazanmaya çalışan küçük çocuk işçilerimiz. Kaldı ki bu ülkede çocuk işçiliği yasak olduğu halde..

 

Pür telaş bir şeyler yapmaya çalışan, ekmeği için canını dişine takan insanlarımız duvarlarla örülmüş geçim dünyalarında nasıl farklı şeyleri görebilsinler.. Göremiyorlar işte.

 

Mağaza vitrinlerindeki mankenler gibi dilini, gözünü, yüreğini susturmuş sadece bir lokma ekmeğe sahip olma çabası.. Bütün mücadeleleri bunun için, bütün emeklerini bu yolda harcıyorlar.

 

Gelelim işin püf noktasına.. Şimdi soruyorum; buradaki asıl sorumlu, asıl suçlu çekilen yoksulluktan mı kaynaklanıyor? Yoksa bu yoksulluğu yaratan acımasız sebeplerden mi..?

 

Fazla söze hacet yok, cümlelerimin geri kalanlarını heybeme alıp bu soruların cevabını siz saygıdeğer okurlarıma bırakıyorum ve ilkyazımın son noktasını burada koyuyorum.



Bu Haber 2202 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI