Yine bir sürü gariplikler olmaya başladı şehirde..
Şu olmadık şeyleri yapanı bir bulsam bu kadar saçmalığı nasıl yapabiliyor diye elini öpeceğim. Bu kadar iş bilmemezlik ancak tahsille olur, Allah insanları bu kadar zevksiz yaratamaz.
Yine ne oldu diyeceksiniz?
Neler olmuyor ki, her şeyi görmeye ve yazmaya kalksanız yaşanmaz olur bu şehir.
Biz en son çekirdek ve yosun işinde kalmıştık..
Çekirdek işini arkadaşlar yavaş yavaş çözüyorlar inşallah bu yaz Ünye’nin çekirdek kabuğu pisliği diye bir problemi kalmayacaktır. Çözemezsek bize ayıp.
Şu Yosun İşi
Yosun her yıl Haziran ayında gelir.. Haziran denizin Sonbaharıdır.. Ölen deniz bitkileri sahile vururlar.. Bu bizim çocukluğumuzdan beri böyledir. Koku ise başka şeydir. Yosun kokmaz..Kokarsa yosun gibi kokar.. Bu lağım kokusudur. Yosunlar sahile gelirken Ünye’nin açıklarına boşaltılan kanalizasyon ile karşılaşır ve burada kokuyu ve bütün mikrobu emer sahile getirir. Yani kokan yosun değil yosunun emdiği bok kokusudur.
İlgililerin yosundan mosundan kokusundan haberi bile yoktur.. Sahile vuran yosunları temizlemeye kalkışarak ağızlarına gözlerine bulaştırdılar. Hayatında kuma çıplak ayakla basmamış insanların yosun temizleme çalışmaları tam bir komedi idi. Etrafı daha da bok edip bırakıp gittiler. Aslında bunu yapan her kimse kulağından tutup eline de bir kürek vererek burayı düzelttirmekti.
Meydana Çekirdek Kutuları
Yazın turistik şehirlerin baş belası olan çekirdek kabuğu pislikleri Ünye’de de sorundur.. Modern bir şehir olma iddiasında olan Ünye’nin onurunu zedeleyecek kadar vahim hale gelmiştir. O eski kibar Ünyeliler gitmiş yerine şehri hor kullanan her türlü estetikten yoksun bir sürü insan gelmiş çekirge sürüsü gibi her tarafı talan etmektedirler. Bunlar geldikleri yerlerdeki görgüsüzlüğü de şehre taşıyınca bir kaos meydana gelmiştir. Çekirdek kabuğu pisliği de bunlardan biridir.
Bu onur kırıcı duruma çare için arkadaşlar meydana küçük çöp veya çekirdek kabuğu kovaları düşünmüşler ve uygulamışlar.
Bu göründüğü kadarı ile sorunu yüzde atmış çözmüştür. Yalnız, çöp kutuları biraz ufak olmuştur. Vatandaş uygulamaya uymuştur.. Uymayan öküzler ise halen önlerinde çöp kovası dururken kabukları büyük bir zevkle yere atmaya devam etmektedirler
Küçük bir güney kasabasında önünde oturma yerleri bulunan bir ağacın üzerinde şöyle bir yazı görmüştüm “Burada insanlar oturur, öküzler çekirdek kabuklarını yere atarlar”
Son öğrendiğime göre çekirdek için daha başka önlemler de almış arkadaşlar.
Nargile
Parkın yola yakın kısmına,halkın ve çoluk çocuğun gözü önüne nargile cafe ve oturmak için renkli oturma yerleri koydular.. Dışardan bakıldığında 15-25 yaşındaki gençlerin rağbet ettiği cafeye özendirici bir de hava verilmeye çalışılmış.
Çok yanlış.
Belediye’nin bu kadar göz önüne nargile koyma izni vermemesi gerekirdi. Daha geri taraf konulmalıydı.
Yolun kenarında özendirici bu uygulamayı kaymakamda mı görmedi? Yoldan çoluk çocuk geçmektedir. Bu tütüne ve tütün mamullerine özendirmedir, yasaktır ve suçtur, Yeşilay Cemiyetinin olaya el atması, bu iznin iptal etmesi gerekmektedir. Kaymakamlığın dikkatini çekerim.
Belediye buraya Nargile Cafe izni vereceğine vatandaşın oturması için oturma bankları koyma yürekliliğini göstermesi gerekirdi.
Fener’e yakışmamış..
Geldik en baştaki giriş konumuza..
Bir müddettir Aynikola sahillerinde bir düzenleme yapılıyor.. Noksanları olmasına rağmen beğeniyorum. Ancak yan tarafına bir de bisiklet yolu yapılsaydı çok daha hoş olurdu.. Bu gibi şeyleri önceden açıklamadıkları için ne yapılıyor bilemiyoruz.. Açıklama yapsalar bile o kadar çok lüzumsuz adam geliyor ki kendileri çalıp kendileri oynuyorlar halkın haberi bile olmuyor, biz basın mensupları bile yağcı takımının ayakları altında eziliyoruz.
Aynikola’ya yapılan düzenlemenin benzeri Dikiliştan başlayarak Fener’in önünden Çamlığın girişine kadar uzanıyor.
İşte bu bölüm çok çirkin ve çok acemice çok kaba yapılmış. Fener’in ve Feneryolu’nun atmosferi kaybolmuş ve katledilmiş.. Buranın derhal sökülmesi lazımdır.. İşte yukarıda yazdığım cahil ve görgüsüz beyin burada ortaya çıkmıştır.
Buraya beton dökülmez, aslında Aynikola’ya da dökülmez burayı yapan arkadaşın bunu bilmemesi büyük hata büyük bilgisizlik ve estetikten yoksunluk, şehri ve bölgeyi tanımamak, taş, beton, doğa, yeşil deniz uyumunu bilmemektir, yani köylülüktür.
Burada yol yükseltilmiş topografya bozulmuş ve Feneryolu yürekler sızlatan bir durumda bir çirkinlik abidesi olmuştur..
Buraya yakışacak tek şey küçük parke taşlarla yeşile uyumlu otantik bir yol yapmaktı.. Alimünyum aydınlatma direkleri de buraya uymamıştır. Burası eski ve tarihi bir mekandır. Aynikola’yı ve burayı düzenlemek için vizyon gerekirdi, bilgi gerekirdi, olmayınca böyle oldu. Burası da Çakırtepe, Dolmapark ve Dikilitaş gibi tahrip edilerek kaybedilen yerler arasına girecek bu katliamı yapanları biz de aynen yazarak tarihe bırakacağız. Onları tarih yargılacak ve mahkum edecektir.