Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
24 Temmuz 2010 Pazar
HACER ÖZTÜRK
Parmaklıklar ardından ikinci şansa altın bilezikle merhaba...
ÜNYE CEZAEVİ YAZI DİZİSİ / ALİ ÖZTÜRK - HACER ÇOŞKUN

Parmaklıklar ardındakilere sunulan imkan, belki de hayatlarının ilk ve en önemli şansları. Hükümlü ve tutuklular için yeniden bir başlangıç. Onlar yaşadıkları talihsizliklerin bedeli olarak kaldıkları kapalı duvarlar ardında hem gün sayıyor, hem de geçirdikleri günleri kendilerini geliştirmek için kullanıyorlar.

Günlerini doldurduklarında duvarların ardında ki özgür dünyaya yeniden ayak bastıklarında kimisi için hayat yeniden başlayacak... Kimisi kaldığı yerden, bıraktığı işlerine devam edecek. Ama içerisi, içerde geçen zaman içinde öğrendiklerini kendilerine katarak daha bir başka yapacaklar işlerini. Daha bir bilinçli, daha bir sorumlu ve disiplinli...

Ünye M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndaki iş atölyeleri. Evet, yanlış okumadınız, cezaevlerinde sadece suçların bedeli ödenmez. Atölyelerde çalışılır, iş öğrenilir. Gelecekteki hayata hazırlanırlar burada yatan tutuklu ve hükümlüler.

Ünye M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda da hükümlüyü topluma kazandırmak için sosyal ve kültürel etkinliklerin, sportif faaliyetlerinin yanında iş yurdu ve atölyeleri de vardır. Kader mahkumları için yeni bir başlangıç için burası sınav yeridir. Fırsattır, imkandır, şanstır... Mahkumların, yani cezaevinin misafirlerini gelecekteki hayatlarına, söyledikleri gibi sivil hayata hazırlamak için açılan iş yurtları ve atölyeleri, ayrıca kültürel ve sosyal etkinliklerle ilgili çalışmaları gittik, gördük ve kaleme alarak sizlere ulaştırdık... Onlarla yaptığımız görüşmeleri, kendi dünyalarını, yaşadıklarını, yeniden başlangıçlarını ve cezaevi günlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç, hazırladığımız yazı dizisi için Ünye M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun yönetim, işleyiş ve faaliyetlerini anlattı. Ünye M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndaki inceleme, röportaj, söyleşi ve gezi turumuz öncesinde genel bilgiyi Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç'ın ifadeleriyle sizlere aktarıyoruz...

"Suç ve suçlularla mücadele geçmişten günümüze bütün toplumların üzerinde çalışmalar yaptığı çok önemli bir alandır. Fakat ne yapılırsa yapılsın, hangi sistem geliştirilirse geliştirilsin toplumların suçtan ve suçludan tamamen arındırılması mümkün değildir. O zaman yapılması gereken iş; ceza ve adale sistemini sürekli çağın gerek ve ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemektir. Suçlulukla mücadelede eski ve klasik yöntemlerin yeterli ve etkili olmadığından hareketle, ülkemizde de son yıllarda adalet sisteminde köklü değişiklikler yapılmıştır. Gerek yargılama aşamasında, gerekse infaz aşamasında çağdaş yöntemlerin kullanılması sağlanmıştır. Bu sayede çağdaş infaz anlayışının sonucu olarak, suç işlemiş ya da suça sürüklenmiş kişileri yeniden kazanıp, onların sağlıklı bir şekilde toplumla uyum içinde yaşamaları hedeflenmektedir.

2005 yılında ceza adalet sistemimizde yapılan köklü değişikliklerden sonra ceza infaz sistemimiz, suçlunun topluma yeniden kazandırılması ve bu yolla bir daha suç işlemesinin önlenmesi temeline oturmuştur. Böylece geleneksel infaz anlayışının aksine, daha çağdaş, insan hak ve özgürlüklerine daha yakışır ve etkili bir infaz sistemi benimsenmiştir.

Ünye Ceza İnfaz Kurumumuzun da eğitsel, kültürel ve sosyal alanda modern ceza infaz sistemini benimseyen bir anlayışla yönetildiğini, hükümlü ve tutukluların zamanlarını boşa harcamadıklarını, bir iş, sanat veya meslek öğrenmeleri için farklı konularda eğitim çalışmaları yürütüldüğünü ifade etmek istiyorum. Diğer taraftan işyurdu bünyesinde hükümlülerin üretim sürecine doğrudan katılmak suretiyle meslek edindiklerini özellikle belirtmek istiyorum.

Bütün bu çalışmalarımızı tüm kamuoyu ile paylaşmak için Ceza İnfaz Kurumu internet sayfasını hizmete açmış bulunmaktayız. Merak edip web sitemizi ziyaret etmek isteyenlerin www.unyemtcik.adalet.gov.tr adresinden ulaşabilecekleri sitemizde, hükümlüleri topluma yeniden kazandırmak için yaptığımız eğitsel, kültürel ve sosyal faaliyetleri izlemeleri mümkün olacaktır. Bunlar içinde tiyatro gösterileri, konferanslar, seminerler, münazaralar, bilgi yarışmaları, konserler, sergiler, farklı alanlarda yaptığımız kampanyalar, bilgisayar teknoloji sınıfı ve çeşitli konularda açtığımız kurslarla hükümlülerin kendilerini her alanda geliştirmeleri ve sosyalleşmeleri için yoğun bir gayret içindeyiz.

Bizler Ceza İnfaz Kurumunu dört duvar arası olarak görmüyoruz. Bu kurumların asıl amacı hükümlülerin hak ettikleri cezaları çekmelerinin sağlanmasıdır. Fakat ceza infaz kurumları sadece ceza çekilen yerler olarak görülürse, suçla mücadele başarılı olunması mümkün değildir. Suç ve suçlularla yeterli ve etkili biçimde mücadele için hükümlülerin ıslahı, eğitimi, bir iş ve meslek öğrenmeleri ve en nihayet yeniden topluma kazandırılması şarttır. Eğer bu başarılamaz ise, yani kişinin yeniden suç işlemesi önlenemezse, suç işleyen kişiyi ceza infaz kurumuna koymanın hiçbir faydası olmayacak, bu da devletimizin maddi ve manevi ağır bir külfete katlanması sonucunu doğuracaktır. İşte bu nedenlerle, suçlunun yeniden topluma kazandırılması ve insan olduğu gerçeğini unutmaması için yapılacak her çalışmanın büyük önem taşıdığının bilincindeyiz. Ceza İnfaz Kurumumuzda eğitsel ve kültürel faaliyetler dışında işyurdu çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. Kamuoyunun da bildiği gibi işyurtları, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek veya sanat öğretmek, bu suretle üretilen ekonomik değerleri pazarlamak için oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerdir. Ceza İnfaz Kurumumuz İşyurdu bünyesinde de değişik işkolları altında marangoz, mobilya, hızar, demir ve tekstil atölyelerinde ekonomik değeri bulunan ürünler üretildiği gibi, inşaat işkolu bünyesinde inşaat işleri yapılmakta, tarım işkolu kapsamında ise sebze ve meyve yetiştiriciliği ve seracılık faaliyetleri icra edilmekte, ayrıca bir de cilt atölyesinde kitap ve defter ciltlenmesi işi yürütülmektedir.

   2008 yılında özellikle Açık Ceza İnfaz Kurumumuzda yapılan bakım ve onarımla birlikte hem Ceza İnfaz Kurumunun, hem de İşyurdu atölyelerinin fiziki durumları iyileştirilmiş, modelizasyonu sağlanmış ve bu sayede adeta bir eğitim yuvası ve üretimhane haline dönüştürülmüştür. Öte yandan yine 2008 yılında hem kapalı hem de açık Ceza İnfaz Kurumu kamera sistemi ile donatılarak güvenliği arttırılmıştır.  Son 2 yıllık dönemde yapılan tüm faaliyetlerden söz etmek gerekirse; eğitim faaliyetlerimiz; hükümlü ve tutukluların eğitim ve öğretimi ile ilgili faaliyetler yetişkinler eğitimi 1. kademe okuma-yazma kursu, yetişkinler eğitimi 2. kademe okuma yazma kursu, Açık İlköğretim Okulu, Açık Öğretim Lisesi, Yüksek Öğrenim, Öğrenci Seçme Sınavları, Açık Öğretim Fakültesi. Beceri kazandırma ve meslek edindirme kursları, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri, kütüphane çalışmaları, sosyal ve kültürel faaliyetler, belirli gün ve haftaların kutlanması, sportif faaliyetler, atölye çalışmaları, konferanslar, konserler, münazaralar, sergiler, hizmet içi eğitim kursları ve diğer çalışmalardır."

***                                  ***                               ***

Gazetemiz sahibi Ali Öztürk'le birlikte birkaç saat gezerek inceleme yaptığımız Ünye M Tipi Açık Cezaevi'nde bize eşlik eden Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, atölyelerdeki çalışmaları bizimle tüm ayrıntısıyla paylaştı, sorularımızı yanıtladı. Hükümlüler de hissettikleri duygularla yaptıkları işleri yoğurarak geçirdikleri günleri samimi ve rahat bir şekilde bizlere aktarma fırsatı buldu.

Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç'la makamında yaptığımız görüşmede, Ünye M Tipi Açık ve Kapalı Cezaevindeki Eğitim faaliyetleri, beceri kazandırma ve meslek edindirme kursları, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri, kütüphane çalışmaları, sosyal ve kültürel faaliyetler, belirli gün ve haftaların kutlanması, sportif faaliyetler, atölye çalışmaları, konferanslar, konserler, münazaralar, sergiler, hizmet içi eğitim kursları ve diğer çalışmalara ilişkin verdiği bilgileri de inceleme yaptığımız yerlerde konuları geçtikçe sizlerle paylaşacağız.

Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç'la önce beceri kazandırma ve meslek edindirme kurslarından başlayalım.  Başsavcı Cem Sağdıç anlatıyor: Kurumumuzda hükümlü ve tutuklulara yönelik beceri kazandırıcı iş ve meslek edindirici kursların açılması için İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlükleriyle işbirliği yapılarak çeşitli meslek kursları açılmıştır. Bu kurslar kurum imkanları, diğer kurumlarla yapılan iş birliği çerçevesinde hazırlanan projeler ve hükümlü-tutukluların talepleri değerlendirilerek açılmıştır.

Dönem içerisinde erkek berberliği, bayan kuaförlüğü, seracılık, kalorifer ateşçiliği, arıcılık, bilgisayar işletmeciliği, tiyatro, alçı dekorasyon, doğalgaz tesisatçılığı, terzilik, bayan hükümlü ve tutuklulara süsleme sanatları ile kumaş boyama kursları açılmıştır. Halen erkek berberliği, bayan kuaförlüğü, seracılık, doğalgaz tesisatçılığı ve bilgisayar işletmeciliği kursları devam etmektedir.

Erkek Berberliği: Dönem içerisinde 57 hükümlü ve tutuklu bu kursa katılmış bunlardan 21 hükümlü ve tutuklu kursu başarıyla tamamlayarak belge almaya hak kazanmıştır. Halen İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü ve kurumuzla iş birliği çerçevesinde hazırlanan proje kapsamında berber salonumuz yenilenerek modern bir görüntü kazanmış olup katılan kursiyerlere harçlık vermek suretiyle 10 hükümlü ve tutuluya erkek berberliği kursu verilmektedir.

Bayan Kuaförlüğü: İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Müdürlü ile iş birliği çerçevesinde hazırlanan proje kapsamında oluşturulan bayan kuaförlüğü salonunda açılan 10 bayan hükümlü ve tutukluya eğitim gördüğü süre içerisinde harçlık vermek suretiyle kurs açılmış olup kursumuz halen devam etmektedir.

Doğalgaz Tesisatçılığı: Kurumumuzla birlikte İş-Kur İl Müdürlüğü ve İlçe Halk Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan proje kapsamında sağlanan termiklik ve demirbaş malzemelerden faydalanarak açılan ve kurs döneminde eğitime katılan 20 hükümlü ve tutukluya kursiyer harçlıkları da verilmek suretiyle sürdürülen 1. dönem doğalgaz tesisatçılığını 20 hükümlü ve tutuklu  tamamlayarak belge almaya hak kazanmıştır. 2.dönem olarak açılan kursa ise 10 hükümlü ve tutuklu katılmış olup kurs halen devam etmektedir.

Bilgisayar İşletmeciliği: Kurumumuzla birlikte İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile hazırlanan proje kapsamında 10 bilgisayar ve projeksiyon cihazından oluşan bilgisayar teknolojileri sınıfında 50 hükümlü ve tutukluya kursiyer harçlıkları vermek suretiyle 5 dönem kurs açılmış olup 48 hükümlü ve tutuklu kursunu başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır. Halen 10 hükümlü ve tutuklu bilgisayar işletmeciliği kursuna devam etmektedir.

Alçı Dekorasyon: Dönem içerisinde İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü  ve kurumumuz iş birliği ile hazırlanan proje çerçevesiyle temin edilen termiklik malzeme ile eğitme katılan 20 hükümlü ve tutukluya harçlıklarını da vermek suretiyle açılan alçı dekorasyon kursunu 20 hükümlü ve tutuklu başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır.

Konfeksiyon: Dönem içerisinde Kurumumuz, İş-Kur İl Müdürlüğü ve İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliği çerçevesinde hazırlanan proje çerçevesinde 5 adet dikiş makinesi, 2 adet ovarlok, 1 adet recme makinesi, 1 adet kumaş kesme makinesi ile kesim masası, buharlı ütü ve sarf malzemelerinden oluşturulan konfeksiyon atölyesinde 10 hükümlüye harçlık vermek suretiyle açılan 2 dönem kurlara 20 hükümlü katılmış olup, kurları başarı ile tamamlayan 20 hükümlü kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır. Halen konfeksiyon atölyesinde çarşaf, nevresim ve yastık üretimi hükümlüler tarafından yapılmaktadır.

Elektrik Tesisatçılığı: Dönem içerisinde açılan elektrik tesisatçılığı kursuna 10 hükümlü ve tutuklu katılmış olup kursu başarı ile tamamlayan 8 hükümlü ve tutuklu belge almaya hak kazanmıştır.

Kalorifer Ateşçiliği: Dönem içerisinde üç kez olmak üzere toplam 71 hükümlü ve tutukluya kalorifer ateşçiliği kursu açılmış olup kursu başarıyla tamamlayan 71 hükümlü ve tutuklu kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır.

Arıcılık: Dönem içerisinde açılan ve toplam 55 hükümlü ve tutuklunun katıldığı ve iki dönem olarak açılan arıcılık kursunu başarıyla tamamlayan 52 hükümlü ve tutuklu kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır.

Takı Tasarım: Bayan hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak dönem içerisinde açılan ve 10 hükümlü ve tutuklunun katıldığı takı tasarım kursunu 5 hükümlü ve tutuklu başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır.

Kumaş Boyama: Bayan hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak dönem içerisinde açılan 10 hükümlü ve tutuklunun katıldığı kumaş boyama kursunu 9 hükümlü ve tutuklu  başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır

Tiyatro: Dönem içerisinde 11 hükümlü ve tutuklunun katılımıyla açılan tiyatro kursunu 11 hükümlü - tutuklunun hepsi kursu  başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesi almaya hak kazanmıştır.

İngilizce: Dönem içerisinde 20 hükümlü ve tutuklunun katılımıyla açılan İngilizce kursuna katılan 20 hükümlü-tutulunun hepsi kursu başarıyla tamamlayarak kurs bitirme belgesini almaya hak kazanmıştır.

A'dan Z'ye her türlü mobilya üretiliyor  

Ünye Cezaevi'nin demir parmaklıkları açıldı ve kendimizi geniş bir avluda bulduk. 137 personel, kapalı kısmında 340 hükümlü ve tutuklu, Açık İnfaz Kurumu'nda 81 hükümlünün kaldığı yatakhanelerin dışında, her bir tarafta farklı atölyelerle geniş bir eğitim sahası kazandırılmış bu alana. Cezaevinde açılmış olan mobilya, hızar, marangoz, sera, demir, tekstil atölyeleri ve kivi bahçesinde onlarca hükümlüden kimisi daha önceki mesleğini devam ettiriyor, para kazanıyor, kimisi de meslek ediniyor.

Cezaevinde ilk durağımız marangoz atölyesi oldu. İçeriye girdiğimizde kendimizi bir cezaevinde değil, usta marangozların çalıştığı bir atölyede gibi hissettik. Bir tarafta dolaplar, masalar.. Aklınıza mobilya ile ilgili gelebilecek her şey.. Evet, cezaevi oluşturduğu mobilya atölyesiyle mobilyacılıkta iddialı.. Her türlü mobilya ihtiyacınıza bu atölyede hükümlülerin el emeğiyle cevap verilebiliyor. Buralarda çalıştırılan hükümlülere devlet tarafından belli bir ücret veriliyor, sosyal güvenlik primleri ödeniyor, üretime yönelik bilgi ve becerileri arttırılıyor.

Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, "Sonuç olarak biz hükümlüleri topluma kazandırmak için sadece cezaevinde çalışanların değil toplumun tüm kesimlerinin desteğini alıyoruz. Toplumla iletişimi onların burada hazırladıkları çalışmalarla sağlıyor, onlar da zanaatlarını devam ettiriyor, para kazanıyor.. Zamanlarını en iyi şekilde kendilerini eğiterek değerlendiriyorlar" diyerek mobilyaya eli yatkın olan hükümlülerin ve istekli olanların bu atölyede çalıştığını anlatıyor bize. Hükümlülerin kazaya karşı da sigortalandığını belirten Çetindere, "Hem maaş hem de prim alıyorlar günlük çalıştıklarına karşılık" diyor.

Müdür Çetindere, 20 yıldır çalıştırılan, şu an Teknisyen Şef Mobilya Bölümü mezunu usta öğreticisi Ali Okuyucu ve 2 infaz koruma memurunun yardımcılığında 5 hükümlünün çalıştığı mobilya atölyesinde yapılan çalışmaları da şu şekilde anlatıyor: Mobilya atölyemizde, her türlü mobilya mutfak, masa, vs.. yapılıyor. Usta personelimiz var. Mobilya ile ilgili sipariş alıyoruz. 4734 sayılı İhale Kanunu gereğince resmi kurumlara ihaleye girmeden direk sözleşmeyle iş yapılıyor. Giresun Yurt-Kur ve Kastamonu'nun tefrişatını da biz yaptık geçtiğimiz yıl.  Buradan A'dan Z'ye her türlü mobilyanın ve piyasadaki ürünlerin %90'ının üretimini yapıyoruz. Şu an Aybastı Adliyesi'nin tefrişatı var. Burada onların siparişlerini görüyorsunuz.  Makine parkımız geniş. Hatasız çalışma yapıyoruz.  Mobilya atölyemizde ağırlıklı olarak büro malzemeleri yapıyoruz. Kapasite olarak karşılaştırdığımızda bir günde 10 dolap yapılabiliyor. Bir işyerinin tefrişatına ait tüm mobilyaları 5-6 günde çıkartırız."

Mobilya atölyesinde 3 ay ile 1 yıl arasında çalışan hükümlüler Nusret Yalman (35), Temel Öztürk (34), Murat (36), Kadir Okuyan (45), işlerini severek yaptıklarını, hem meslek edindiklerini, hem zamanlarını dolu dolu geçirdiklerini, hem de para kazandıklarını söyleyerek, eğitim atölyelerinin kendileri için çok yararlı ve verimli olduğunu anlatıyorlar bize.

Hızar ustaları iş başında

Mobilya atölyesindeki sohbetimizin ardından yönümüzü hızar sesinin geldiği marangoz atölyesine çeviriyoruz.

Ünye Açık ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda işyurdu faaliyetleri çerçevesinde dönem içerisinde atıl durumda bulunan hızar atölyesi faaliyete geçirilerek yerli ladin çam kerestesi üretimine başlanıldığını öğreniyoruz. 1 şefin kontrolünde 5 hükümlünün çalıştığı marangoz atölyesinde 5-10, 10-10 tahta tomruk ve isteğe göre ağaç biçiliyor. Resmi kurumlar için çatı malzemeleri, doğrama vs. Ünye ve çevreden mobilyacıların siparişleri alınıp, iş yapılıyor. Ünye Cezaevi'nde işlenen tomrukların, ihale yoluyla Giresin Tirebolu Orman İşletmesi tarafından sipariş verildiğini ve Cezaevi'nde hükümlüler tarafından işlendiğini anlatan Müdür Ali İhsan Çetindere, 2008 yılından bu yana çalışılan hızar atölyesinde hızar ustalarının dışarıdaki mesleklerini burada devam ettirerek, mesleklerinden uzak kalmama fırsatı bulduğunu da söylüyor bizlere.  Piyasada hızar sektöründe tam olarak duyulmadıklarını söyleyen Müdür Çetindere, talep beklediklerini, yerli ladin çamından yaptıkları kerestelerle taleplere yanıt verebileceklerini vurguluyor.

İnfaz Koruma Memuru ve 16 yıldır eğitim veren Zeki Kartal'ın kontrolünde çalışan hızar atölyesinin çalışanlarından hükümlü 54 yaşındaki Mustafa Saltık, hızar ustalığını severek yaptığını ve bu işi severek yapanlarla birlikte çalıştıklarını söylüyor bize. İşe yatkın olanların kısa sürede güzel işler çıkardığını, işi yeni öğrenenlere bir şeyler öğretmeye çalıştıklarını anlatan ve 16 aydır marangoz atölyesinde çalışan Mustafa Saltık, "Bildiklerimizi arkadaşlarımızla paylaştıkça onların da bir şeyler öğrenmesiyle mutlu oluyoruz. Burada eğitim atölyelerinin olması çok çok faydalı. Buralar, hem insanlar fiziki olarak zinde kalmasını sağlıyor, hem de günün iyi geçmesi açısından verimli oluyor. Atölyelerde çalışanlar dışarıya dönük meslek sahibi oluyorlar" diyerek yaptıkları işi anlatıyor bize. 

Hızar atölyesinde Mustafa Usta'yla; Metin Şahin, Selahattin Özle, Mehmet Özdemir ve Gökhan Seven birlikte çalışarak iş çıkartıyorlar.  10 sene atıl durumda kalan ve 2008 yılından itibaren tekrar faaliyete geçirilen marangoz atölyesinde, piyasada üretilen doğramalık, inşaatlık, her türlü ağaç ürünleri satılıyor. Yapılan sınıflandırmalarda da 3. sınıf malın içinde 2. sınıf da 1. sınıf kereste de bulunarak, kaliteli ürün sunuluyor. Hızar atölyesinde çalışan hükümlüler, gün boyunca vakitlerini geçirdikleri atölyede iş yaparken cezaevinde olduklarını unuttuklarını, tabi akşam olduğunda hüzünle içeriye döndüklerini ifade ediyorlar bizlere. 

Akşam ayrılma saati gelince sanki onları dışarıda bırakıyoruz...

Ünye Cezaevi'nde bir tanesi İş-Kur İl Müdürlüğü'nce ortaklaşa yapılan proje çerçevesinde, ikisi işyurdu bütçesinden temin edilen iki modern sera ile birlikte toplam 6 serada başta domates olmak üzere biber, salatalık, marul, ıspanak yetiştiriliyor.

Beceri kazandırma ve meslek edindirme kursları kapsamında faaliyet gösteren seracılığa ilişkin Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç,"Kurumumuzda mevcut bulunan seralarımızın 2 tanesi Kurumumuz işyurdu bütçesinden, bir tanesi de İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Halk Eğitim ve kurumumuzca hazırlanan proje çerçevesinde modern ve kullanışlı 3 adet olmak üzere toplam 6 adet seramız mevcut. Halen proje kapsamında yapılan serada 10 hükümlüye harçlıkları ödenmek şartıyla seracılık kursu eğitimi verilmekte yine bu seralarda işyurdu bünyesinde 4 hükümlü personel nezaretinde çalışarak başta domates ve salatalık olmak üzere sebze yetiştirilmektedir" diyerek bilgi verdi.

Ünye Cezaevi'nin verimli topraklarında seralarda üretilen sebze ve meyveler önce cezaevinin yemekhanesinde ihtiyaç olduğu kadarıyla tüketiliyor, fazlası ise yemek fabrikalarına ve marketlere satışa sunuluyor.  22 yıldır İnfaz Koruma Memuru olan ve sera atölyesinin şefliğini yürüten Nihat Okuyucu'dan, 4 ay yazlık, 2 ay kışlık üretimin yapıldığı sera atölyesinde 18 yıldır üretim yapıldığını ve 3 yıldır da çilek bahçesinde birbirinden güzel kokulu çileklerin üretildiğini öğreniyoruz.  Yıllık 3.5-4 ton salata ve domates, 1 ton biber üretiminin yapıldığı cezaevi seralarında üretilen her bir ürün orada çalışan hükümlülerinin de göz bebeği olmuş.

Diğer atölyelerde olduğu gibi seralarda isteyen ve tarıma yatkın olan hükümlü ve tutuklular çalışıyor.  Ünye Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, seraların açık havada toprakla haşir neşir olunması nedeniyle atölyeler arasında çok tercih edilen bölüm arasında olduğunu söyleyerek, "Tarım arazisinde biraz daha yatkın istekli olan hükümlüleri tercih ediyoruz" diyerek bilgi vermeye başlıyor.

Seralara ilişkin Müdür Bey'den bilgi alırken bir taraftan da serada çalışan hükümlü ve tutukluların arasına karışıyor ve onlarla sohbet ediyoruz.

31 yaşında olan ve 1.5 yıldır serada çalışan hükümlü İsa Durkan, "Serada üretim yaparken hükümlü olduğumuzu unutuyoruz. Zaman geçirmek için güzel bir uğraş. Daha öncesinde tarımla uğraşıyordum, buradayken de devam ettirdim" diyerek işini severek yaptığını anlatıyor bize. 

Yine seranın çalışanlarından hükümlü 49 yaşındaki Çarşamba'nın Salı Pazarı'ndan Ali Karaca'yla konuşuyoruz biraz da. 2.5 senedir serada çalışan Ali Karaca, daha önceden tarımla uğraştığını ve burada da severek bu işi yaptığını söylerken, "Tarımla uğraşımı burada da devam ettiriyorum. Böylece zamanım hızla geçiyor. Burada bu işle uğraşırken bir an önce cezamı da bitirip, çoluk çocuğumun içine dönmeyi istiyorum" diyerek anlatıyor duygularını.

"Doğuştan köylüyüm. Ziraatçıyım. Burası da biz mahkumların dışarıya açılan penceresi. Çok sevdiğim için seracılığı istedim" diyerek sabahları erkenden kalkıp seraya gelen ve cezaevinde 10 yılı geride bırakan 62 yaşındaki Fatsalı hükümlü Sabri Göç, "Seradayken kendimi, evimde bağımda bahçemdeymişim gibi hissediyorum" diyor. "Çocuklarımı sever gibi serada ki sebzelerimi, meyvelerimi seviyorum" diyen Sabri Amca, seradaki zamanını şu şekilde anlatıyor bize: "Sabah erkenden kalkıyorum. Köyde evimdeyken sabah namazından sonra işe bağa bahçeye giderdik. Fındık toplar, mısır eker, domates sebzeyle uğraşırdık. Burada da namazdan sonra seradaki sebze ve meyveler beni bekliyor gibi geliyor hep. O sebepten aynı evimde yaptığım gibi hemen kalkıp geliyorum. Serada bakımını yaptığım sebzeleri tek tek suluyorum. Akşam ayrılma saatim gelince onları dışarıda bırakıyormuşum gibi geliyor. Kapıları örtüyor, koğuşa dönüyoruz. İşte o zaman aklım bahçede kalıyor. Cezaevinde 3 senem daha var. Her yetiştirdiğim ürünü kendi ürünüm gibi hissediyorum. Onlarla zaman geçirmekten keyif alıyorum. Seradayken zaman daha hızlı geçiyor. 20 aydır seradayım. Önceden kapalıdaydım. Kapalıdayken saçma örüyordum, atölyede çalışıyordum. Açık ceza evine geçince de serada çalışmayı tercih ettim." Serada çalışanlardan biri de Sami Özel. O da çok sevdiğini söylüyor serada çalışmayı, sebze yetiştirmeyi.

Seranın yanında bir de fidan alanı var cezaevinde. Fıstık çamı, gül, palmiye olmak üzere değişik çiçeklerin fidanları da yetiştiriliyor cezaevinin bahçesinde 20 yıldır. Bir de mavi ladin fidancılığına başlamayı da hedef koymuş Ünye Cezaevi. 

Fidanlarla uğraşan iki amcayla karşılaşıyoruz. Fidanlarla çok ince bir şekilde ilgilenen 60 yaşındaki Mustafa Şen ve 67 yaşındaki Kemal Aslan'la kısa süreli yaptığımız sohbette de, onların keyif alarak cezaevindeki zamanlarını fidan atölyesinde değerlendirdiklerini öğreniyoruz.

Spor alanı mahkûmların ilgi odağı

Seralardan çıkıp Ünye Cezaevi'ndeki gezimize devam ediyoruz. Geniş bir alanda hazırlanmış spor alanları dikkatimizi çekiyor.

Cezaevi incelemesinden sonra görüşerek bilgi aldığımız Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç'ın sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerine ilişkin verdiği bilgileri öncelikli olarak sizinle paylaşalım:  

"Kurumumuzda belirli gün ve haftalar çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. İlköğretim Haftası, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 10 Kasın Atatürk'ü Anma Günü, Öğretmenler Günü, Yeşilay Haftası, Çanakkale Haftası, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk' Anma ve Gençlik ve Spor Bayramlarında çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

Dönem içerisinde kapalıda tüm koğuşların katılımı ile iki defa voleybol turnuvası düzenlenmiş olup kazanan koğuşa voleybol topu hediye edilmiştir. Ayrıca yine kapalı ceza infaz kurumumuzda 2008 yılı içerisinde yaptırılan spor alanına hazırlanan program çerçevesinde tüm hükümlü ve tutuklular koğuş koğuş çıkarılmak suretiyle voleybol ve basketbol oynamaktadırlar. Gün içerisinde de koğuş havalandırma bahçelerinde mini futbol ve voleybol oynanmaktadır. Ayrıca isteyen koğuşlara pinpon masası verilmek suretiyle pinpon oynanması sağlanmaktadır.

Açık ceza infaz kurumumuzda 2008 yılı içersinde yapılan etrafı telle çevrili, zemini mozaik ile kaplı basketbol ve voleybol sahası ile etrafı tellerle çevrilmiş zeminin çim ile kaplı futbol sahasında iş saatleri dışında hükümlüler spor yapmaktadır.

Bakanlığımızdan alınan izin çerçevesinde Ordu Açık İnfaz Kurumu hükümlüleri ile biri Ordu biri de kurumumuzda olmak üzere iki defa futbol müsabakası yapılmıştır. Hükümlülerimiz personel nezaretinde Ünye Şehir Stadı'nda yapılan Ünye Spor'un maçına seyirci olarak katılmıştır."

Cezaevi gezimize geri döndüğümüzde ise Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, mahkumların sportif faaliyetlerini de devam ettirmeleri için cezaevinde spor kompleksi oluşturduklarını ve bu alandan aynı anda 35 mahkumun faydalanabildiğini söyleyerek, şu bilgiyi veriyor "Basketbol, voleybol ve futbol sahası ile masa tenisi alanımız var. Mesai saatleri sonrası ve hafta sonları mahkumlarımız istedikleri gibi sportif faaliyetlerde bulunuyorlar. Geçtiğimiz yıl Ordu Cezaevi'yle futbol maçı yapmıştık. Bu maçların yanı sıra 2008 yılında Cumhuriyet Başsavcımız Cem Sağdıç'ın sayesinde Ünyespor maçına hükümlü arkadaşlarımız seyirci olarak gitti."

Spor kompleksinin hemen yanında yapılan inşaat ve peyzaj çalışmalarını da inceliyoruz Ali Bey'le birlikte. Cezaevi inşaat ve peyzaj ekibi inşaat ustaları Hakan Kılık ve Akif Yekli'yle birlikte cezaevinin hükümlüleri bir olup çalışarak, cezaevinin peyzaj düzenlemelerini yapıyorlar. Spor kompleksinin yanında 900 metrekarelik alanda yapılan çevre düzenlemesinin, röportajımızın yayınlandığı şu günlerde biterek, mahkum ve hükümlülerin faydalanabileceği bir alan olarak hizmete sunulduğunu biliyoruz. 4 oturma bankı, çiçeklendirme, sarmaşık, himalaya sediri, gül, ladin, zakkum, çınar, ortanca ve gülibrişimin dikildiği alan cezaevine yeni bir yüz kazandırıyor alana.  Peyzaj ekibinin de yanından ayrıldıktan sonra cezaevinin yedi emin deposunun yanından geçiyoruz. Müdür Ali İhsan Çetindere, yedi emin deposunun icralık olan araçların Cezaevine getirilerek teslim edildiğini ve yedi emin deposunda, buradan alınana kadar muhafaza edildiğini anlatıyor bize.

Tekstilde iddialılar

Ünye Cezaevi'nin tadilattan çıkan bölümünde faaliyete geçen tekstil atölyesi ise yaptığı işlerle sektörde iddiasını ortaya koyuyor.

Ünye Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, Ünye Cezaevi Müdürlüğü olarak Ordu İş-Kur Müdürlüğü'ne proje sundukların 5 makine, 2 ovarlok, 1 reçine ve diğer makinelerle birlikte 20 kişinin tekstilde çalışabileceği atölyeyi hizmete sunduklarını anlatıyor bize.  Makinede çalışmanın yanı sıra eğitime yönelik projeleri de olduğunu ifade eden Çetindere, "Tekstil atölyemizde İş-kur'la birlikte hareket ederek hükümlülerimizle çarşaf, nevresim başta olmak üzere tekstil üretimi yapılıyor. Hammadde alımı için çalışma yaptık. 5 kişilik ekiple üretime başladık. Satış istediğimiz miktarda olursa işi büyütmeyi düşünüyoruz" diyerek, tekstil atölyesi faaliyetine ilişkin bilgi verdi.

Tekstil atölyesinin ardından terzi atölyesi sorumlusu hükümlü Mehmet Sezginer'in çalıştığı bölüme geçtik. Hükümlü ve tutukluların sökülen kıyafetlerini diken Mehmet Sezginer, dışarıdaki mesleğini içerde çalışarak devam ettirdiğini, bu şekilde zamanını geçirdiğini anlattı bize.

İlk kez bilgisayar kullandılar

Tekstil ve terzi atölyesinin ardından cezaevinde ki gezimize devam ediyoruz. Hükümlü ve tutukluların kendilerini geliştirecek el becerilerinin yanı sıra eğitimsel faaliyetlerden biri olan bilgisayar sınıfına geçtiğimizde, aralarında ilk kez bilgisayar kullanan hükümlü ve tutukluların da olduğu bilgisayar eğitim sınıfını görüyoruz.

Bilgisayar sınıfından faydalanan hükümlü kursiyer Kumrulu Recep Ali Özdek, 3.5 senedir hükümlü olduğunu ve 4 senesi daha olduğunu söylüyor bize. Aldıkları 1.5 aylık bilgisayar eğitimiyle bilgisayar kullanmayı öğrendiğini ve heyecanını şu şekilde aktarıyor bize Recep Ali Özdek: "Zamanımı değerlendirmek, bazı şeyleri öğrenmek için kursa katıldım ve mutluyum.  Burada yazı yazmasını, interneti, bilgisayarı öğrendik. Daha önce hiç kullanmadığım bilgisayarı burada kullanmayı öğrendim. Ve çıkınca da dışarıda kendime internet kafe açmayı düşünüyorum. Eğitim atölyeleri çok faydalı. Allah devletimizden razı olsun bize öğretiyorlar, zamanımızı dolu dolu geçiriyoruz. Dışarıda öğrenmediğimiz şeyleri burada öğreniyoruz. Hayata yeni bir başlangıç yapacağız, dışarıya kendimizi hazırlıyoruz.

Dışarıya hazırlanıyorlar

Cezaevinde iş atölyelerinde yaptığımız geziye demir atölyesiyle devam ediyoruz.  Demir atölyesinde raf, ferforje demir doğrama, merdiven korkuluğu, balkon demiri, Demirkapı, çelik raf, saç ürünleri gibi ürünler çalışanların ellerinde işlenerek hizmete sunuluyor.

Ünye Cezaevi'nin demir atölyesinde, Kastamonu'dan Trabzon'a kadar Karadeniz'deki cezaevlerinin ve adliyelerin demir işleri yapılıyor.

1992 yılından itibaren üretimin yapıldığı demir atölyesinde çalışan hükümlülerin maaşlarının yanı sıra iş güvenliğinin de sağlandığını ve kaza sigortalarının yapıldığı belirtildi. 30 yaşında olan ve 9 yıldır cezaevinde bulunan Muharrem Koyun, 1.5 yıldır çalıştığı demir atölyesinde düzenli çalışarak hareket halinde olduklarını söylüyor. Soğuk demirci ustası olan Muharrem Koyun, mesleğini cezaevinde de devam ettirerek, çalışırken hükümlüğü olduğunu unuttuğunu ve işini severek yaptığını anlatıyor bize ve "İş atölyelerinde çalışarak kendimizi dışarıya hazırlıyoruz. Mesleğimizden soğumuyoruz. Dışarıya çıkınca da devam edeceğim. Bu kurumlarda bu iş atölyelerinin olması gerekiyor" diyerek ekliyor sözlerine düşüncelerini. 

Rahmetle anıyoruz

Röportaj yaptığımız sırada hayatta olan ve 21 Aralık 2009 günü meydana gelen trafik kazasında yaşamlarını kaybeden Açık Ceza İnfaz Kurum personellerinden Teknisyen Hüsamettin Odabaşı'yı ve İnfaz ve Koruma Memuru Erdal Ertanç'ı Ünye Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere, cezaevi personeli ve çalışma arkadaşları Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dileyerek andılar.

Hüsamettin Odabaşı'nın öz geçmişi: 09/05/1964 Ünye ilçesi Güzelyalı Köyü'nde dünyaya gelen Sait ve Ayşe oğlu Hüsamettin Odabaşı, Endüstri Meslek Lisesi Mezunu olup 22 Aralık 1988 tarihinde İnfaz ve Koruma Memuru olarak kurumunda görevine başladı. Bu görevini 19 Kasım 1992 tarihine kadar sürdürdü.  Daha sonra Ünye Cezaevi'nin Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda Demir Atölyesi Teknisyeni olarak görevine devam eden evli olan Hüsamettin Odabaşı, 21 yıl hizmet verdi.

Erdal Ertanç'ın öz geçmişi: 27/08/1962 Kumru ilçesi Kovancılı köyünde dünyaya gelen Osman ve Dursiye oğlu Erdal Ertanç, Lise Mezunu olup memuriyete 06 Temmuz 1986 yılında kurumda İnfaz ve Koruma Memuru olarak göreve başladı. Bir müddet Kumru Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda da görev yapan Erdal Ertanç, 4 Haziran 1996 tarihinde yeniden Kurumda İnfaz ve Koruma Memuru olarak döndü. 23 yıl 6 ay görev hizmeti bulunan Erdal Ertanç, evli ve 4 kız çocuğu babası.

Dallarda salkım salkım kiviler

Demir atölyesinden çıktıktan sonra avlunun sonunda yeşillikleri arasında dallarda kivileri görüyoruz ve 1997 yılından bu yana üretiminin yapıldığı açık alana geçiyoruz. Müdür Ali İhsan Çetindere 3 dönüm arazi üzerinde 80 kök kivi ağacında kivi üretimi yapıldığını ve hükümlülerin gönüllü çalıştıklarını anlatıyor bize. Geçen yıl 150 kilo ürün elde edilen kivi bahçesinin çalışanları, bu yıl ki mahsulde daha da iddialı olduklarını anlatıyor röportajımız sırasında  bize.  

Damlama sistemiyle sulamanın yapıldığı kivi atölyesinde yeni sistem sulama yöntemlerini uygulamak için çalışma yapıldığını öğreniyoruz. İlçe Tarım Müdürlüğü ile koordineli üretimin yapıldığı alanda zaman zaman mühendislerin gelerek üretilen ürüne bakıp, yardımcı olduklarını ve eğitim alan Cezaevi personelinin de üretime katkı sağladığını anlatıyor Müdür Çetindere.

Kivi bahçesinde çalışan 5 hükümlüden biri olan, 5 yıldır cezaevinde kalan ve 1 yıldır kivi atölyesinde çalışan 2 çocuk babası Samsunlu Engin, şu şekilde anlatıyor bize cezaevi günlerini:  "Daha önce tarımla uğraşıyordum. Toprağı çok sevdiğim için burada da kivi bahçesinde çalışmak istedim. Kivi ağaçlarının otlarının temizliğini yapıyoruz, yeni yetişen ağaçlara kırılmasın diye kazıklar dikerek ilgileniyoruz. Bu yıl mahsulümüz çok olacak, 800 kilo civarında bekliyoruz. Bu artış da verimli çalışma ve bakımla oluyor. Çalışırken hükümlü olduğumuzu unutuyoruz. Kendimizden fazla kivilerimizle ilgileniyoruz. Kivi bahçemiz bir nevi özgürlük yerimiz. Bu işi hobi olarak kabul ediyorum. Akşamları koğuşa bile dönmek gelmiyor içimizden. Açık havada yeşillikle iç içeyiz. İş atölyeleri mahkumların kendini geliştirmesi için çok güzel fırsatlar sunuyor. İçerde boş oturmamış, üretmiş ve çalışmış oluyoruz. Yatan adam stresli, huzursuz olur. Bu eğitim anlamında iyi imkan, hem de meslek kazandırıyor."

Kivi atölyesi çalışanlarından 4 çocuk babası 48 yaşındaki İlyas Benli, 5 yıldır kaldığı cezaevinde 2 yılının kaldığını ve 1 yıldır kivi bahçesinde olduğunu söylüyor bize. İlyas Benli, "Kumruluyum, fındık bahçem vardı, kivi ağaçlarım da vardı. Yeşillikle iç içe yaşıyoruz burada, çok mutluyum ama ne de olsa dışarıdaki özgürlüğü tam olarak hissedemezsin. Burada her şeyi görürsün, bakarsın, ama şuradaki sınırdan öte çıkamazsın. Koğuşta olmaktansa burada olmak biraz değişik oluyor. Özgürlüğümüz tele kadar. İnşaat ustasıyım. Çıktıktan sonra da inşaat ustalığı işime devam edeceğim. Tabi köyümüzde 150-200 kivi ağacı dikip amatörce üretirim. Hükümlüler için bu atölyeler çok faydalı. Koğuşta üretmeden oturursanız verim alamazsınız. Bu şekilde zamanımızı dolu geçiriyor, faydalı olmaya çalışıyoruz." dedi.

80 kivi ağacının ekili olduğu araziden ayrıldıktan sonra geniş boş bir araziden geçerken Müdür Ali İhsan Çetindere, bu alanı da tarımsal olarak nasıl değerlendireceklerini şu şekilde anlatıyor bize: "Bu alanımız tarıma elverişli değildi. Özellikle meyvecilik işkolu için uzun süredir kivi bahçesi yapmayı düşünüyorduk, projeleri sunduk. Maliyetimiz çok yüksekti. Biraz maliyetten kısarak 10 dönüme indirdik ve Bakanlığa sunduk, kabul edildi. Toprağın ıslağı yapıldı, bu arazinin üzerine Kasım ayında 350 kivi fidanı dikildi. Fidanlar 3-4 yaşından sonra meyve vermeye başlayacak. Yaklaşık 5 yıl içinde de kendini amorti edecek."

İnfaz Koruma Memurumuz Namık Kemal Tatar, İnfaz Koruma Başmemuru Fahrettin Tokat kivi alanının damlama sulama yöntemiyle ilgileniyorlar. Topladığımız kivileri önce iç tüketimle cezaevinde kendi personelimiz, hükümlü ve tutuklularımız arasında satışını yapıyoruz, daha sonra piyasaya satışı yapılıyor. 7 dönüme de mavi ladin fidancılığı yapmak için çalışma yapacağız. Maliyetini çıkardık, projemizi bakanlığa sunacağız. Onay gelirse iş kolu olarak değerlendireceğiz."

Kesme Gül yetiştiriliyor

Ünye Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda ayrıca İşyurtları Müdürlüğü bünyesinde yapılan tarımsal faaliyetler kapsamında bölgemizin ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak Açık Ceza İnfaz Kurumu serasında kesme gül üretimi için faaliyete geçilmiş... Temin edilen "Dallas Tipi Kesme Gül Fidanları" 240 m² kapalı seraya dikilerek bakımı yapılıyor. Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetintere, kesme gülfidanıyla ilgili olarak "Kesme gül yetiştiriciliğiyle; kurumumuzda bulunan hükümlü tutuklulara bilgi ve beceri kazandırılarak, bir nebzede olsa bölgenin ihtiyaçlarına cevap verebilmiş olacaktır" diyerek yapılan çalışmayı anlatıyor bize.

El işi atölyeler göz dolduruyor  

Cezaevlerinin en gözde iş atölyelerinden biri de el işi atölyeleri olarak öne çıkıyor. Hükümlü ve tutukluların hobi amaçlı yaptıkları el işi atölyesine girdiğimizde, Cem Sağdıç'ın bizle paylaştığı bilgiyi sizlere aktaralım: "Kurumumuzda yapılan düzenleme neticesinde oluşturulan iki adet hobi amaçlı el işi atölyesinde taleplerine istinaden yaklaşık 55 hükümlü ve tutuklu haftanın 4 günü mesai saatleri içinde çalışmaktadır. Yapılan çalışmaların içerisinde başta gemi ve ev olmak üzere maket çalışması, tezgahta şal örme, bakır süsleme, boncuktan tespih, anahtarlık gibi işler yapılmaktadır."

El işi atölyesinde birbirinden renkli, göz nuru isteyen çalışmalar olduğu dikkatimizi çekiyor. Atölyede maket gemi, evler, boncuk, cam ve pano işlemeleri var.  El işi atölyesinde yaptığımız gezi sırasında 25'şerli olmak üzere iki grubun çalıştığını görüyoruz.  El işi atölyesinde kapasiteyi arttırmayı istediklerini ifade eden Ali İhsan Çetindere, sabah 8 ve akşam 17.00 saatleri arasında haftada 4 günlük el işi atölyesi çalışması yaptıklarını aktarıyor. İnfaz Koruma Memuru gözetimi altında, bilen hükümlülerin bilmeyenlere öğreterek bilgi ve tecrübe paylaşımı yaptıklarını öğreniyoruz.

El işi atölyelerindeki hükümlülerden Ali Kemal Kol, 12 yılı cezaevinde geride bırakmış. 8.5 yılı kalan Ali Kemal Kol, atölyenin en eskisi benim diyerek anlatıyor arkadaşlarıyla birlikte yaptıkları çalışmaları: "Haftada iki gün atölyede çalıştığımızda bir ayda yani 8 günlük atölye çalışmasıyla bir tane büyük boy oyma maket gemi bitirebiliyoruz. İş atölyesi, beynimizi çalıştırma, hafıza tazeleme için iyi oluyor. Zamanı dolu dolu geçiriyorsunuz. Tığ işi boncuk çalışması da yapılıyor koğuşta. Daha önce el işi çalışmalarla hiç alakam yokken, yanından bile geçmezken şimdi burada bir numaralı uğraşım oldu.

Trabzonluyum aslen, Samsun'da ikamet ediyorum. Deniz kenarında doğan ve büyüyen biri olarak gemiler bana uzak değil. Bazen arkadaşlarla büyük gemi yaptığımızda sanki bu yaptığımız gemiye hayalimizde üstüne biner, uzaklara, hayallerimize dalarız. Bu hayallerimizde tahliye olduğumuzu, af çıkacağı gibi düşler süslüyor. Hayalsiz bir şey olmaz. Yaş 35, hayal kurmayıp da ne yapalım. Çocukken karton gemiler yaparken, şimdi de oyma gemiler yapıyorum. Burada el işini bilen arkadaşlar bilmeyenlere öğreterek birbirimize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Maket geminin dışında şallar, saatler, çeşitli el işleri, panolar, maket aralar da yapıyoruz."

 Atölyenin müdavimlerinden 24 yaşındaki Samsunlu Volkan Altu da 3 senedir cezaevinde olduğunu söyledi. Volkan Altu, kalan cezasını da el işi atölyesinde geçirmek istiyor. "Psikolojik olarak atölyede olduğumda kendimi daha iyi hissediyorum" diyen Volkan Altu, "İş atölyeleri bizi hayata bağlıyor, çalışmaya adapte oluyoruz. Haftanın iki günü de olsa burada olmak bizi mutlu ediyor.  Hem yaptıklarımız satılıyor, gelir de sağlamış oluyoruz. Bir şeyler üretiyoruz. Yiyip yatmaktansa kendimizi geliştiriyoruz, hapishanede yat yat nereye kadar. Aslında ben serbest meslek erbabıyım. Bu işleri hapishanede öğrendim."

Eğitim veriliyor

Cezaevinde çeşitli el işi atölyelerinin yanı sıra hükümlü ve tutuklulara eğitim de verildiğini öğreniyoruz. Hükümlü ve tutukluların eğitim ve öğretimine yönelik Ünye Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç, şu bilgileri paylaşıyor bizimle:

Kurumumuzda bulunan ve kuruma yeni gelen hükümlü ve tutuklularla gerekli görüşmeler yapılarak öğrenim durumları ilgi ve yetenek eğilimleri belirlenmekte ve durumlarına uygun etkinliklere dâhil edilmektedir. Tüm eğitim ve öğretim çalışmalarında teşvik edici faaliyetlerin yanı sıra gerekli araç gereç, ders kitapları, kaynak kitaplar sağlanmaktadır. Kurumumuzda milli eğitim bakanlığı sınav yönergesi ve takvimine göre yapılmaktadır.

Yetişkinler Eğitimi 1.Kademe Okuma-Yazma Kursu: 01/01/2007 tarihi ile18/11/2009 tarihleri arasında toplam  9 hükümlü ve tutuklu bu kursa katılmış, tahliye ve sevkler sonunda  6 erkek, 2 bayan hükümlü ve tutuklu olmak üzere toplam 8 hükümlü ve tutuklu başarı ile tamamlayarak  kurs bitirme belgesi almaya hak kazanmıştır.

Yetişkin Eğitimi II. Kademe Okuma-Yazma Kursu: Dönem içerisinde 1 bayan, 7 erkek toplam 8 hükümlü ve tutuklu II. Kademe okuma-yazma kursuna katılarak hepside kursu başarı ile tamamlayarak kurs bitirme belgesi almaya hak kazanmışlardır.

Açık İlköğretim Okulu: Dönem içerisinde Açık İlköğretim Okuluna kayıtlı 35 erkek, 3 bayan hükümlü ve tutuklu olmak üzere toplam 38'dir.Tahliyeler ve sevkler sonucunda öğrenci sayıları değişmektedir. Dönem içerisinde Açık Öğretim Okulunu 5 hükümlü ve tutuklu bitirerek diplomalarını almıştır. Bu okula devam eden öğrencilerin sınavları İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce görevlendirilen sınav komisyonu nezaretince kurumumuzda yapılmaktadır.

Açık Öğretim Lisesi: Dönem içerisinde Açık Öğretim Lisesi kayıtlı öğrenci sayısı yeni kayıtlarla beraber toplam 24 olup, bunlardan 2007 yılı içerisinde 2, 2008 yılı içerisinde 1, 2009 yılı içerisinde olmak üzere toplam 3 öğrencimiz AÖL mezun olarak diplomalarını almışlardır. Halen AÖL kayıtlı öğrenci sayımız 24 tür. AÖL'yi bitiren öğrencilerimiz ÖSS'ye katılımları teşvik edilmekte, kendilerine her türlü yardım yapılmaktadır. Bu okula devam eden öğrencilerin sınavları İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce görevlendirilen sınav komisyonları nezaretinde Kurumumuzda yapılmaktadır.

Yüksek Öğrenim: Öğrenci Seçme Sınavı: Dönem içerisinde ÖSS sınavına girebilecek düzeyde eğitime sahip hükümlü ve tutuklulardan 2007-2008-2009 ÖSS sınavlarına toplam 15 hükümlü ve tutuklunun katılımı sağlanmıştır. Bunlardan; ÖSS sınavında başarılı olan 6 hükümlü Açık Öğretim Fakültesinin İşletme ve Kamu Yönetimi bölümlerini kazanarak kayıtları yapılmıştır.

Açık Öğretim Fakültesi: Dönem içerisinde AÖF'ye kayıtlı öğrenci sayısı yeni kayıtlarla beraber toplam 9 dur. AÖF öğrencilerinin kayıt yenileme ve diğer işlemleri Kurumumuzun ilçe merkezinde bulunması ve AÖF bürosunun da bulunmaması nedeniyle Ordu İl Merkezinde gerçekleştirilmektedir. Bu öğrencilerin sınavları da Genel Müdürlüğümüzden izin alınarak Ordu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapılmaktadır.

 Okuma yazma kurslarına ilişkin Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere'de "Dershanemizde 1. 2. kademe okuma yazma kursları açılıyor. Gelen hükümlülerin tespitini yapar okuma yazma öğretiriz. Açık öğretim lisesi ve fakülte için talep varsa kayıtlarını yapıyor, eğitimlerini veriyoruz. Bu yıl 13 hükümlümüz ÖSS sınavına girdi. Başarılarını da arttırmak için eğitim için biz yapmamız gerekeni yapıyoruz" diyerek anlatıyor bize.

Eğitim demişken, 10 bilgisayarın bulunduğu bilgisayar sınıfına doğru devam ediyoruz gezimize. Ordu İşkurla ortaklaşa yaptıkları proje sonrasında, bilgisayarı birinci basamak kullanımını öğrettiklerini anlatan Müdür Çetindere, "70 hükümlü 7 dönemde eğitim gördü. Yeni döneme başlayacağız. Bilgisayar kurslarımızı süreklilik haline getirmeyi istiyoruz. Öğretmenlerimizi de Halk Eğitim'den temin ediyoruz" dedi. 

Bir de hükümlü ve tutukluların dikilecek ve sökülen kıyafetlerini de elden geçiren bir terzimiz var cezaevinde. Aynı zamanda hükümlü olan terzimiz de dışarıda ki mesleğini içeride devam ettirerek, hem para kazanıyor, hem mesleğini devam ettirdiğini anlatıyor bize.

Okuma dünyaları 

Ünye Cezaevinin bir de kütüphanesi var. Cezaevinin tutuklu ve hükümlü misafirlerinin okuyup öğrenmesi, kendilerini geliştirmesi için.

Kütüphaneye ilişkin Cem Sağdıç'ın bize verdiği bilgiyi önce aktaralım: Kurum kütüphanesi demirbaş numarasına göre tasnif edilmiş olup 3122 adet kitap ve dergiye sahiptir. Kütüphanemizdeki kitaplar konu yönünden zenginlik içermektedir. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin ihtiyaç duyduğu konularda kütüphanemizde her türlü kitap ve dergi mevcuttur. Kütüphanemizdeki kitap ve dergi sayımız hükümlü ve tutuklu yakınlarından gelen kitapları bağışlamaları, Genel Müdürlüğümüzden gelen yayınlar ile düzenlenen kitap bağış kampanyasıyla sürekli yenilenmekte ve sayısı artmaktadır. Dönem içerisinde temin edilerek kayıtlarımıza giren kitap sayısı 1031dir. Hükümlü ve tutukluların bulunduğu tüm odalarda kütüphane demirbaşına kayıtlı olan kitapların listeleri mevcut olup, ortalama aylık 300-350 kitap okunmaktadır. Kütüphanemizdeki mevcut tüm kitap ve dergilerin listeleri  hükümlü ve tutuklu odalarında mevcut  olup, değişiklikler listelere yansıtılmaktadır.

Kütüphanenin yanı sıra Sağdıç, din kültürü ve ahlak bilgisi dersleriyle ilgili de şu bilgiyi veriyor: Adalet Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan protokol gereğince kurumumuzda bulunan hükümlü ve tutuklulara Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi veriliyor. Onları manevi açıdan güçlendirmek için gerekli eğitimi İlçe Müftümüz Mustafa Bilgiç ve görevlendirdiği din görevlisi Muti Ütü hükümlü ve tutukluların kaldığı koğuşlara girmek suretiyle vermektedir.    

Cezaevinin kütüphanesine dönüş yaptığımızda Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere'den de dinliyoruz kütüphanedeki son durumu: "Kütüphanemizi açtıktan sonra her an hükümlülerin hizmetine açık şekilde bekliyor. Hükümlülerimiz dilekçeyle başvurup zimmetli olarak alıyor kitaplarını, okuduktan sonra tekrar geri getiriyor. Kütüphanemiz her geçen gün gelişiyor, büyüyor. Hükümlülerimizde kütüphanede ki kitaplardan faydalanarak hem kendilerini geliştiriyor, hem de zamanlarını dolu dolu geçiriyorlar "  

Koridor kapıları aralanıyor

Ünye Cezaevi'nin ardı arkasına açılan kapılarından bir bir koğuşlarda gezmeye başlıyoruz. Müdür Bey her kapıyı açtırdığında herkesin farklı bir hayat hikayesi olduğunu hissediyoruz.

Çetindere, hükümlü ve tutukluların kendi yaşam alanları ve ibadethaneleri olduğunu, küçük ve büyük olmak üzere iki tip koğuşlar halinde hizmet verdiklerini anlatıyor cezaevinde. Koğuşlardan küçük olanı 6-8 kişilik, büyükleri ise 16 kişilik olduğunu görüyoruz. Her koğuşun özgürlüğe açılan bir havalandırma bahçesi olduğunu öğreniyoruz.

"Hükümlüler ve tutuklular hayata tutunmak istesin yeter ki, i-burada çok imkanları var" diyerek de ekliyor sözlerine Müdür Bey ve bu koğuştaki yaşantılarını ve cezaevi günlerini sosyalleştirmek için de bu iş atölyelerinden faydalanılması gerektiğini ifade ediyor.

Geceleri yıldızını ararsın

Cezaevi koğuşlarından birine giriyoruz ve kısa süreli bir sohbetimiz oluyor mahkumlarla. Bir de masa üzerindeki kafeste muhabbet kuşları dikkatimizi çekiyor. 2005 yılından bu yana cezaevinde kalan Ferhat Çoban'ın kuşları olduğunu öğreniyoruz. Birine Umut Atiye, diğerine Umut Ulaş koymuş adları Ferhat.

"Ağaç göremiyorsun, yeşil göremiyorsun. Kuşlar bizim bir nevi dış dünyamız" diyerek duygularını anlatmaya başlıyor Ferhat Çoban bize: "Kuşlarla birlikte bizden başka varlıkların olduğunu görüyoruz. Onlarla paylaşıyoruz sıkıntılarımızı, konuşmayı öğretiyoruz, konuştukça mutlu oluyoruz. Arkadaşım gibi kuşlarım. Omzuma konuyorlar, konuşuyorlar benimle. Dışarıdayken öğrenciydim, güvercin besliyordum. Kuş sevgimi burada devam ettirdim. Sevgimi kuşlarla paylaşıyorum, diğer arkadaşlarım da öyle yapıyorlar.

Gece gökyüzünde yıldızlar olur ve koğuşta herkesin bir yıldızı vardır. Gece olduğunda ve yıldızlara baktığınızda onları görmeden uyumak zordur. Önce yıldızı görür sonra uyursun, yıldızını ararsın bulunca yatarsın."

Ünye Cezaevi'nde hükümlüler, kendi sökük ve dikilecek kıyafetlerin de kendileri gibi hükümlü arkadaşlarına teslim ediyor. Yılların deneyimli terzisinin elinden geçiyor cezaevinde ki bütün dikilecek işler.

Terzihanenin ardından cezaevinin yemekhanesine indiğimizde kazan kazan kaynıyor yemekler. Birbirinden leziz çeşit çeşit sıcak yemekler, çoğunluğunun aşçı olduğu bugünkü cezaevinin misafirleri hükümlülerin elinden geçiyor. Kimisi patates soyuyor, kimisi, yemeğin suyunu koyuyor, kimisi tuzunu atıyor derken yemekler hazırlanıyor kazan kazan diğer hükümlüler için.

Bir de cezaevinin hükümlülerine günlük bütün gazeteler alınarak, koğuşlara dağıtılıyor gündemi takip etsinler, okusunlar, dış dünya ile bağları kopmasınlar diye...

İşyurdunda tüm işkollarında toplam 22 hükümlü ücretli ve sigortalı olarak çalışıyor.

Yarım gününü bize ayırarak cezaevindeki atölyeleri birlikte gezdiğimiz Ali İhsan Çetindere ile koridorları ve kilitli kapıları arkamızda bırakmaya başladık Ali Öztürk'le birlikte. Bizlerin bile bilmediği çeşitli iş atölyelerini gezdiğimiz ve incelediğimizde, mahkumlarla yaptığımız sohbetlerden de edindiğimiz izlenime göre iş atölyeleri cezaevlerinin can damarları.

Soğuk ve yüksek duvarlar, demir parmaklıklar ve dikenli tellerin içindeki iç dünyalarında hükümlü ve mahkumlar Cezaevi'nin kendilerine sundukları iş atölyeleri imkanlarından faydalanarak günlerini en iyi şekilde geçiriyor. Kendilerini geliştirerek üretim yapıyor, para kazanıyor. Daha da önemlisi dış dünya ile uzaklaşmamaya, bir gün geri döneceği o dünyaya yabancılaşmamaya çalışıyor. Hatta orası için içerde kendini yetiştiriyor, kendine, ailesine ve topluma çok daha yararlı insan olarak yaşamını sürdürmenin temellerini atıyor. Röportaj ve incelememize yardımcı olduğu, rehberlik ettiği ve bizi bilgilendirdiği için Cezaevi Müdürü Ali İhsan Çetindere'ye teşekkür ettikten sonra ilerde yeni açılacak iş atölyelerinin de bilgisini almak üzere Cezaevi'ni arkamızda bırakarak ayrılıyoruz.



Bu Haber 17690 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : kitap basımı Tarih : 20 Kasım 2013 / Pazar Üye Adı :Palmiye yayınları
Palmiye yayınları olarak gazeteci, yazar, şair arkadaşlarımıza bir imkân sunuyoruz. Destekli yayıncılık kapsamında yazılarınızı kitaba dönüştürebiliriz. Siz yazın biz basalım yayınlayalım. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz. İletişim bilgilerimiz: bilgi@palmiyeyayinlari.com https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari Tel: 0555 2915061-0539 3602045
Başlık : ünyeden niksar tokatdere yolu geçeçeği doğrumdur Tarih : 23 Nisan 2013 / Pazar Üye Adı :mustafa kaymak
slmhacer hanın ismini vermek istemediği bazı yazarlarımıza meil attım bir kaç birşeyler sordum bana bir cevap yazmadılar/benim sorum şöyle bu ünyeden yani çimanto fabrikasının yanında yani cevizdere üzerinde duple yolun yapılacağı söylenip duruyorla bu yol acaba kesinleştimi bir bilgi almak istedim hepsi bukadar saygılarımla selamlar .görevinde başarılar dilerim
Başlık : Tebrik Ederim Tarih : 21 Nisan 2012 / Pazar Üye Adı :dr. ahmet fidan
Bu tür sosyal projelere destek olmak lazım, sizleri tebrik ediyorum.
Başlık : Ceza evleri Tarih : 31 Aralık 2011 / Pazar Üye Adı :Abdullah US
Sayın Coşkun;Ankara-İstanbul yolunun 9ncu kilometresinde yarı açık bir ceza evinin bulunduğunu ötedenberi bilirim.Ancak burada bir yıldır satış mağazası açıldığını yeni öğrendim.Sık sık oraya gitmeye ve alış veriş yapmaya da başladım.Yapılan işleri görünce şaşkınlığım arttı. Oradaki bir reyonda cana yakın bir satıcıya buradaki işlerle ilgili bilgi alacağımı, sorumlu biri olup olmadığını sordum.Ben vereyim dedi .Sen kimsin diye sorduğumda ben mahkumum dedi.Ve ilave etti burada gördüğün herkes mahkumdur.Neyi sormak istiyorsun dedi.Ben de Ünye Kent Gazetesinde ceza evi ile ilgili çıkan bir röportajı beyenerek okuduğumu söyleyince ben de Ünyeliyim dediğinde de çok şaşırdım.Çok ciddi bir şekilde beni aydınlattı.Teşekkür etmek için elimi uzattığımda müşteri ile el sıkışmalarının yasak olduğunu söyledi.Tabii ki usule uydum. Orada gördüklerim;halı reyonu,çini ve mermer işleri,kuyumculuk daha ziyade telkari işler,dericilik işleri Uşak ceza evinden geliyormuş.tekstil,süt ürünleri ,özellikle peynircilik,zeytinyağı daha ziyade Foça ceza evinden,pirinç Edirne ceza evinden,et mamulleri Niğde ceza evinden vs.Hepsi biribirinden güzel harika şeyler.Fırsat buldukça oradan alış veriş etmeyi ve hemşehrimi görmeyi sevmeye de başladım. Ropörtajının okunma sayısının büyük rakamlara ulaşmasına da sevindim.Bu vesileyle tüm ceza evi yöneticilerine,mahkum arkadaşlarıma v e Ünye Kent ailesine saygı,selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Başlık : cezaevi :( Tarih : 3 Kasım 2011 / Pazar Üye Adı :uygar yılmaz
hacer hanım yaznızı beğenerek okudum çok yerinde olmuş. teşekkürler..
Başlık : cezaevi Tarih : 6 Ağustos 2011 / Pazar Üye Adı :ibrahim ustaoğlu
cezaevi demek. sadece mahkumlardan mı ibaret. tek yanlı ve yönlendirilmiş bir araştırma yapmışsınız. ayrıca. fabrika gibi gösterilmek istanen açik cezaevinde. tahliye olanlardan kaç tanesi tekrar suç işleyip geri dönmüştür. bu aklınıza gelmemiş. personellerle roportaj yapsaydınız anlardınız madolyonun diğer yuzunu....
Başlık : yazınız eksik kalmış Tarih : 15 Aralık 2010 / Pazar Üye Adı :Nejat ALTUNTAŞ
SAyın hacer hanım yazınızın eksik kaldığını düşünüyorum. bunun sebebi de o kurumda mahkum arkadaşlar ile bir ömür geçiren infaz koruma memurları ve diğer personelden hiç bahsetmemişsiniz. mahkumlara yönelik yapılan bu kadar faaliyet yanında personele yapılmayanlara da değinmeniz gerekirdi. Yaptığı iş asker ve polisin ki kadar zor olduğu halde onlar kadar kıymet verilmeyen olan bu meslek grubunun sorunlarına değinmediğiniz için yazı dizinizin eksik kaldığını düşünüyorum. ki o kişiler kimi zaman belki duvarlar arkasında görülmesede hayatlarını ortaya koyarak bu mesleği yapıyorlar. onları da unutmasaydınız yazınızın tam olarak cezaevlerinden bahsedecekti. o yüzden üzülerek söylüyorum ki yazınız öksüz kalmış.
Başlık : Ünye Ceza Evi Tarih : 28 Temmuz 2010 / Pazar Üye Adı :
Ünye Kent Gazetesi adına yapmış olduğunuz roportajı okudum ve çok beyendim.Annem Ünye'li,babam Girit'lidir.Bende Ünye doğumluyum.Annem ve babam köy enstitüsü hocası idiler.Vatan sevgisini ,insanlarımızı sevmeyi onlardan öğrendim.Köy enstitülerinin kuruluşunda çekmiş oldukları sıkıntıları,insanımızın topluma faydalı olması için verdikleri emekleri dinleyerek yetiştim.Ropörtajınızı okurken sanki köy enstitülerinin işlevlerini anlatıyorsunuz sandım.günümüzde artık bir çok devletin kapatılan köy enstitülerimizi örnek alarak ülkelerini kalkındırmaya çalıştıklarını biliyorum.Ünye Cezaevindeki hayranlıkla okuduğum çalışmaların ülkemizdeki tüm cezaevlerinde de yürütüldüğünü umut ediyorum.İnsanlarımız ancak bu şekilde topluma kazandırılabilir.Bunları bizlere duyurduğunuz için sizleri ve emeği geçen tüm yetkilileri , uyum içinde gönülden hizmette yer alan mahkum arkadaşları kutluyorum.Köy enstitüleri kapatılmasaydı ülkemizde bu kadar cehalet ve bu kadar suçlu da olmayacağı kanaatını taşıyorum. Dr.Gülçin US
Başlık : Ünye Ceza Evi Tarih : 25 Temmuz 2010 / Pazar Üye Adı :
Sayın Coşkun;60 yıldan beri okuduğum en iç açıcı,en heyecan verici,hiç bitmemesini istediğim, sonunda ülkemde bunlar da yapılıyormuş diyerek göz yaşlarımı tutamadığım bir röportajdı.Hepiniz beni çok heyecanlandırdınız.Duygulandırdınız.Ülkemde iyi şeyler de oluyormuş.Vatanını ,milletini,insanlarını sevenlerimiz hala varmış.İmkan verilirse daha neler yapabileceklerine inandım ve güvendim.Hizmette emeği geçen tüm yetkililere ve mahkum arkadaşlarıma saygı,selam ve sevgilerimi sunarım.Allah'ım hepinizi korusun ve yüceltsin.Abdullah US