Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ağustos 2010 Pazar
İSMAİL SARI
Dini inançlar ve hurafeler
Kuran’ın ifadesi ile insan, yaratıkların en üstünüdür. Tin süresinde Allah, insanı en güzel sıfatlarla yarattığını bildiriyor. Ancak, Allah ile ilişiğini kesenleri hayvanlardan da aşağılara ittiğini belirtiyor. İnsan hayvanlardan da aşağıya itilince, kendisinden daha basit hayvanlara veya diğer varlıklara tapar hale geliyor. Yani “şaşkın ördek, suya kıçından dalar.” misali insan, şaşkın hale gelir, ne yapacağı belli olmaz.

Allah inancı zaafa uğrayıp ilahi dinlerle beslenmediği sürece insan, şaşkındır; basitleşir ve hurafelerin çemberinden kurtulamaz. Günümüzün toplum yaşamında, ülkemizin sosyete semtlerinin falcıların istilasına uğradığını bilmeyenimiz yoktur.

Gazetemiz “ÜNYE Kent” in 19 Temmuz 2010 Salı günü sayısında, Sayın İrfan Yıldız BEŞLİOĞLU’nun  “Gak Dese N’olur, Guk Dese N’olur?” başlıklı yazısını büyük bir zevkle okudum. Benim mesleğimle de ilgili olduğu için beni bir hayli etkiledi ve bu yazıma mesnet (dayanak) oldu. Bana göre güzel bir yazı idi. Ve asrın hastalığı haline gelen falcılık ve hurafe inançlarına işaret ediyordu. Okuyamamış olanlar için kısaca hatırlatayım: Yazının ana teması, dünya kupası maçlarında “Ahtapota Çektirilen Kuraları” yorumluyordu. Ve Sayın BEŞLİOĞLU, “Bilimin, bilginin, teknolojinin bu denli ileride olduğu bir çağda insanlığın hurafelere ve efsanelere bakarak yön bulması anlaşılacak iş değil” ifadesi ile önemli bir yaraya parmak basıyordu. Gerçekten dünya insanlığının gözleri önünde, bütün inançlara darbe vuran, kötü bir fal oyunu oynanıyordu. Ancak Sayın BEŞLİOĞLU da çok iyi bilir ki, ilahi dinlerin etkinliğinin azaldığı zamanlarda bu tür hurafelerin ayyuka çıktığı, tarihi gerçeklerdendir.

İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamber olarak görevlendirilmezden önce, içinde yaşadığı toplum fal oklarına göre ticari faaliyetlerini yönlendiriyor, undan yaptıkları putlarının kendilerine ticari şans sağlayacağına inanıyorlardı. İlk doğan çocuğu kız çocuğu olan kimsenin, dünyada bütün işlerinin ters gideceğine, dünya hayatının zindan olacağına; bu nedenle kız olarak doğan ilk çocuğun işkence edilerek öldürüldüğünde geriden doğacak çocuğun kız doğmaya cesaret edemeyeceğine inanılıyor ve bu çocuklar diri diri toprağa gömülerek üzerleri kapatılmak suretiyle zorla öldürülüyordu. Bu ve benzeri vahşetlerden insanları İslam kurtarmıştır. İslam’da hurafelere yer yoktur.

 “Tarih, tekrardan ibarettir. Ders alınsa tekrar mı ederdi?” sözü, halen geçerliliğini koruyor. İlmin,  bilimsel bilimlerin, teknolojinin gelişmiş olması hurafelerin önlenmesine tek başına yeterli olmuyor. Vahiy ile beslenmesi şarttır. Ölüm gerçeği, hiç dokunulamadan değiştirilemeden ve çaresi bulunamadan (ki bulunamayacaktır, inançlarımıza göre mümkün değildir) insanlığın önünde durduğu sürece, vahiy ile yani, doğru ve gerçek olan ilahi din ile beslenmeyen inanç boşluklarını hurafelerin doldurması kaçınılmazdır. Bunun önüne geçmenin tek çaresi, doğru ve gerçek olan tek din İslam’ın güzelliklerini insanlara öğretmek veya öğretilmesine yardımcı olmaktır.

                                                                                                             İsmail Sarı

 

 



Bu Haber 2185 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI