Terör bu sefer çok yakınımızda Ünye Akkuş arası Salman sapağında hain yüzünü gösterdi. Ve Bölgede trafik görevi yapan jandarma trafik görevlisi üç askeri hedef aldı. Saldırıda maalesef bir şehit daha verdik. İki de yaralı var.
Şehidimiz, Uzman Çavuş Hacı Emin Pişkin’e Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve metanet, yaralılar Assb. Başçavuş Özgür Kaya ile Uzman Çavuş Tuğrul Çelik’e acil şifalar diliyorum.
Dedim ya terör bu sefer çok yakınımızda meydana geldi. Bu saldırının yeri ve zamanı kafa karıştırıyor. Saldırı için seçilen ay Ağustos, fındık toplama dönemi, saldırın olduğu bölge ise fındık bölgesine çok yakın.
Bu durumda insanın aklına şu sorular geliyor:
Niye fındık bölgesine yakın bir noktada askere saldırı tercih edildi?
Neden tam da fındık toplama mevsiminde bu saldırı yapıldı?
Bence bu sorular da önemli, bu soruların cevapları da..
Bir kere saldırı için seçilen zaman fındık toplama ayı.. Bu ayda bölgede çok sayıda Güneydoğulu Kürt kökenli vatandaşlarımız var. Fındık toplamak için grup grup bölgeye geliyorlar.
Özellikle son bir yıl içinde yükselen terör karşısında, bölgemizde bu insanlara karşı ‘artık gelmesinler, istemiyoruz’ türünden bilinçli ya da bilinçsiz açıklamalar yapılmaya, tepkiler verilmeye başlandı.
Bu tepkilerden bilinçsiz olanları anlamak mümkün.. Yaşanan olaylar, acılar, şehitler insanlarda gayri iradi refleksler yaratabiliyor. Ama, bilinçsiz düşünen bu insanlar sonuçta bir şekilde sağlıklı düşünme yolunu buluyor, Güneydoğu’dan fındık toplamaya gelen insanların tümden suçlu gibi görülmesinin yanlış olduğunu anlayabiliyorlar.
Ancak, bilinçli olarak bu işi yapanların hesabı ya da hesapları başka.. Bunların hesaplarıyla terör örgütünün hesabı birbirine paralel hatta bırak paralelliği aynı. Bu bilinçli tepki verenler aslında, daha çok terör örgütünün taşeronu olarak faaliyet gösteren kişi ve gruplardır.
İşin en kötü tarafı ise sapla samanın birbirine karışması ve kolay kolay da ayırt edilememesi.. Nasıl anlar, nasıl çözebilirsin bilinçli olarak tepki verenlerle, bilinçsiz tepki verenleri.
Terör örgütü ve onların taşeronları bir süredir memlekette, memleketimizin her yanında Türk-Kürt çatışması körükleme hesap ve gayreti içindeler.
İşte tam da bu sırada Akkuş’taki saldırıya bu çerçeveden, bu pencereden bakmak daha doğru olur kanaatindeyim.
Öyle ya.. Fındık toplama mevsimi girmiş, Kürt kökenli işçiler bölgeye gelmiş. Vatandaş ta çağırmış bahçesine fındığını toplatıyor.
Toplatıyor toplatmasına da önceki yıllarda olduğu gibi içi öyle çok rahat değil vatandaşların. Her ne kadar bu insanların tümüne suçlu gözüyle bakmasa da içinde bir yerlerde tutmakta zorlandığı ama zorlanarak ta olsa tuttuğu bir tepki var.
İşte bu bunu bilen terör örgütü ve taşeronları fitili ateşlemek, bu tepkiyi harekete geçirmek için çalışıyor. Bölgede bir Türk-Kürt çatışması yaratmak için kendince bundan daha iyi bir fırsat bulamayacağını düşünüyor.
Bölgemizde bu sırada böyle bir çatışma Allah korusun bir anda tüm ülkeyi sarma tehlikesi taşıyor.
İşte terör örgütünün istediği tam da budur. Ayrıca kendi menfaati ile terör örgütünün menfaatinin buluştuğu noktada işbirliğine giren taşeronların istediği de bundan başka bir şey değildir. Bütün hesapları memlekette bir Türk-Kürt çatışması başlatmak, kardeşi kardeşe kırdırmaktır.
Terör örgütü ve taşeronları geldiğimiz noktada çıkan bu çatışmadan ya da çatışmalardan doğacak kaostan ve karışık ortamdan beslenmek, yararlanmak istiyor. İşte terör örgütü ve taşeronlarının bu hesabını her aklıselim görmeli, buna göre hareket etmelidir.
Akkuş’taki saldırı Ünye için, bölge için, bütün fındık bölgeleri için çok önemli bir sınavdır. Şu anda böyle bir sınav son derece uyanık, son derece sakin olmakla atlatılabilir.
Bakın Valimiz Sn. Orhan Gündüz, saldırı sonrası gittiği Akkuş’ta hastane önünde toplanan tepkili vatandaşa bunu salık vermiş, özellikle bunu tavsiye etmiştir.
Tekrar ediyorum, bugün oynanan oyunun büyüğü ülkemizde bir Türk-Kürt çatışması yaratma oyunudur. Böyle bir oyuna gelip sakın, ekmek parası için buralarda alın teri döken Güneydoğulu vatandaşlarımıza yanlış gözle bakmayalım. Ancak içlerinde yanlışını gördüğümüz, hareketlerinden şüphelendiğimiz varsa mutlaka devletin ilgili kurumuna, jandarmaya, polise bir an önce bildirelim.
Ordu Valimizin dediği gibi uyanık ve sakin olmalıyız.