Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
19 Ağustos 2010 Pazar
MİSAFİR KALEM
M. SELÇUK ÜRER / ÜNYE SOKAKLARINDA BİR KIRGIN KAVAL
CANİK DERGİSİ 3. SAYI

 

      O bir kaval sanatçısı. Alaylı. Bugüne kadar kimse onu bu kadar yakından tanıma fırsatı bulamadı. Dursun Şimşek 1933 yılında Ünye’nin Sarıhalil köyünde dünyaya gelir. Babası çiftçilikle uğraşır. Tarlasını ekip biçer. Çocuklarına bu şekilde bakmaktadır.

Dursun Şimşek’in hiç tahsili yok. On yaşlarına geldiği zaman evlerinde besledikleri hayvanları otlatmakla çobanlığa ilk adımını atar. Çobanların hayvanları otlatırken kaval çaldıklarını duymuştur.  Bir gün dere kenarında yine hayvanları otlatırken, dere kenarlarında yetişen patlangoç ağacının dalını keser, içindeki özünü çıkarır ve kendi düşüncelerine göre üzerinde delikler açar. İlk kavalına böyle sahip olur. Kavalını çalmaya başlar ve ondan çeşitli sesler çıkarır. Babası oğlunun bu uğraşına çok sevinir. Bir gün Gürgentepe’ye, pazara, turşu küpü satın almaya gider. Pazarda kaval satan bir adama rastlar ve oğluna bir tane kaval satın alır.

Babamın getirdiği kaval dokuz boğumlu uzun bir kavaldı. Ben onu kestim ve ufak bir kaval şekline getirdim. O şekilde çaldım, diyor Dursun Şimşek.

Dursun Dayı kırk yıl çobanlık yapar ve bu çobanlığı süresinde ineklere, koyunlara kaval çalar. Bu arada ikisi kız, beşi oğlan yedi çocuk sahibi olur. Dursun Dayı’nın  altı çocuğu gurbette. Bir çocuğu yanında duruyor. Çobanlığın zor bir iş olduğunu söylüyor Dursun Dayı ve şöyle devam ediyor sözlerine: “Koyun seni yatırmaz; elini arkaya bağlatmaz.”

      Çobanlığa veda ettikten sonra, evde hanımı kolan yapar, Dursun Dayı bu kolanları çarşı ve pazarlarda kaval çalarak satar. Kavalından çıkan güzel nağmeler ile insanları mutlu eder, kendi de mutlu olur.Bu kavalı çalınca gamı, kasaveti unutuyorum. Bana can veriyor bu kavalın sesi. Ben bu kavalı çalmayı kendi kendime öğrendim, hiç ustam olmadı; çırak olmadım, diyor.

      Dursun Şimşek kendisine bir kaval yaptırmak ister. Kendi imkânları dahilinde araştırır ve Aybastı’da bir kaval yapımcısı olduğunu öğrenir ve bu Usta’nın yanına gider(Ustanın adını bilmiyor.). Kendisine bir kaval yaptırır. Ve bu kavalı kullanmaya başlar. Yine pazarlarda hem kolan satar, hem kaval çalarak ailesinin rızkını kazanmak için çalışır,  çabalar.

      Bir gün Korgan pazarına gider. Pazarda kaval çalarken, kavalın sesinden rahatsız olduğunu ifade eden bir adam, Dursun  Dayı’nın kavalını elinden alarak yere atar ve kaval kırılır. Dursun Dayı bu olaya çok üzülür ve kendisine yeni bir kaval yaptırır.

      Bir gün Fatsa pazarında aynı şekilde bir olay başına gelir ve “kaval”ı tekrar kırılır. Ve yeniden bir kaval yaptırılır.

      Ünye’den köye döneceği bir gün minibüsün koltuğuna torbasını bırakır. Minibüse binen bir kişi torbanın üzerine oturur. Kaval torbanın içindedir. Bu kaval iki parçaya ayrılmadığı  için Dursun Dayı bunu boncuk tutkalla yapıştırır. İşte bizim Dursun Dayı ile tanışmamız bu tamir edilmiş kaval yüzünden oldu.

      Bir Çarşamba günü pazar yerine gittim. Bahar Market’in önüne geldiğim zaman bir kaval sesi duydum. Biraz kulak kabarttıktan sonra sesin geldiği tarafa doğru yöneldim. Çay ocağının önünde kısa boylu, başında kasket, omzunda renkli kolanlar olan yaşlı bir adam kaval çalıyor. Adamın yanında BİZİM AHMET var. Ben yanlarına gittim. Bir tabure çekip oturdum. Adamın elindeki kaval, DİLLİ KAVAL dediğimiz KAVAL. Ancak kaval düzgünlüğünü yitirmiş, çünkü orta kısmından yapıştırılmış. Neden yapıştırılmış olduğunu kendisinden dinledim. Kavalı yarı kırık olduğu için üzgündü. Kendisine yeni bir kaval alabileceğimi söyleyince, bir an durdu ve yüzüme baktı: “Sahi mi söylüyorsun?” dedi. “Evet.” dedim. Dursun Dayı’ya Gaziantep’ten bir kaval getirttim. Bizim Ahmet Dursun Dayı’yı buldu ve “kaval”ı kendisine verdim. Çay ocağında dinlediğimiz o güzel kaval resitalini hayatım boyunca unutmayacağım.

Ben nüfusa göre yetmiş yedi görünüyorum emme asıl ben seksenim Selçuk Efendi, diyor Dursun Dayı.



Bu Haber 2380 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Merve Ürer farkıyla Tarih : 15 Ekim 2011 / Pazar Üye Adı :Özgür ACAR
bu zamanda bu kadar guzel bır hıkaye bu kadar kalıteli bir öğretmenin elinden çıkar ancak...Tebrik ederim hocam...
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI