Gazetemizde çıkan bir haberde Aynikola mevkiinde bir ada üzerinde bir zamanlar var olmuş olan ve şimdi iki eski taştan başka bir şey kalmayan Ayanikola Kilisesi’nin yeniden yapılması için girişimlerde bulunulmuş.
Biz bu masalı elli senedir dinliyoruz.
Biri çıkar ortaya bir söz atar, bir devlet büyüğü gelir laf olsun diye bir söz eder, gelen hemen ya Kadılar Yokuşu’na götürülür, ya Aynikola’ya veya Çakırtepe’ye.. Çakırtepe’de çökelekli pide yenirken misafire kötürüm şehir manzarası gösterilir, gelen misafir kibarlığından manzara şahane der, Kadılar Yokuşu’na gelindiğinde burasını yapacağız edeceğiz derler, Aynikola’da ise bu kilise yapılırsa inanç turizminden köşeyi döneriz gibi bizim çooook dinlediğimiz beylik lafları ederler sonra çeker giderler. Biz aynı tas aynı hamamla kalırız, taaa yeni biri gelinceye kadar.. O da aynı hikayeyi anlatır gider bir başkası gelir. Tam elli yıldır bu böyledir.
Şimdi takmışlar Aynikola’daki kiliseyi tekrar yapmaya
Hangi kiliseyi yeniden yapacaksınız..
Yapılmışı varya.
Siz onu bir derleyip toplayın.
Adamların mabedinde çalgılı çengili düğün yapıp şakı şakır göbek atıyoruz bu bize yakışıyor mu. Önce var olan kiliseyi bir düzenleyelim, hayallerle uğraşmayalım.
Kuyu Taşı
Çarşamba günü yazdığımız Türbe Mahallesinden sahibinin rızası dışında alınan kuyu taşı konusunda bugünkü sayımızda Ünye Ticaret Odası’ndan gönderilen bir düzeltme yazısı var.
Ortayılmazlar mahallesinin Türbe Caddesinin mezarlığa yakın kısmında Kemal ve Bülent Kerimoğlu adlı kişilerin tapulu mülkünün içinden alınan kuyu taşı nedeniyle mahalleli halen öfkelidir. Kuyu taşının yerine konulmasını ve kendilerinden bu kaba hareket için özür dilenmesini bekliyorlar
Burası benim de çocukluğumun geçtiği yerdir. Bu kuyunun başında benim de bir sürü çocukluk anılarım vardır. Bu gibi objeler uygar ülkelerde yerlerinde koruma altına alınır. Ama biz henüz daha bunları yerinde koruma kültürüne sahip değiliz, mahalleli buna bakamaz ve böyle şeylerden anlamaz mantığı ile alır götürürüz. Batılı bunları yerlerinde korur ve sergiler bizim gibi kepçeyi dayayıp kaba kuvvetle almaz. Bunu hoş görmenin imkanı yoktur. Taşın sahibi yaşlı ve hasta bir abimizdir, manevi baskı yapılarak geri getireceğiz diye alınmıştır. Bu konuda medeni tepkimizi vermek zorundayız, yarın bizim kapımızdaki taşı da sen anlamazsın diyerek alıp götürebilirler.
Buraya verilen paraya yazıktır
Aşağıdaki yazı Aynikola’da ve Fener’de yapılan cilalı beton yol ile ilgilidir.
Biliyorsunuz Belediye Aynikola sahillerini düzenleme ve güzelleştirmek yürüyüş yolu, gezinti yolu yapıyor.
Buraya yaptıkları duvarın şikayet sonucu durdurulması üzerine buradan ümidi kesmişler şehir içinde denizi doldurarak bir park yapmaya karar vermişlerdi.
Deniz dolduruldu, park ortaya çıkmaya başladı.. Ellerinde tam bir proje olmadığı, başka şehirlerin park ve bahçelerinden toplama neklerle bir şeyler yapmaya çalıştıkları için iş ağır aksak gidiyordu.
Son olarak buradaki çalışmalara baktığımda parkı çevreleyen desenli betondan dökülmüş gezinti yolu, yanlarına küçük parke taşlarından yapılan çalışma güzel olmuştu. Parkı onaylamasam bile bu yürüyüş yolunu beğendim.
Bu yolun bir benzeri de Aynikola ve Fener’de yapılmaktadır. Aynikolada ve fenerde yaptıkları çalışma ise tamamen bir acemi işi olmuştur. Dolgu parkta yapılan gezinti bandı başka buradaki başka kalitededir. Aynikola’daki ve Fener’dekinde belediye zarara uğratılmış ve iş baştan sağma su kanalları akıntı olukları açılmadan çok kaba olmuştur. Fenerdekinin kesin sökülmesi en azından Dolgupark’taki kalitede yapılması gerekmektedir, tam bir bilgisizlik örneğidir, yazıktır.
Oysa Dolgupark’takini Fenere ve Aynikola’ya da uygulasalardı söylenecek söz yoktu.
Buradaki çalışmaya verilen paraya yazıktır. Bunu yapanın parasını vermeyin.. Bu para bizim paralarımızdır, bunlar kızıl yetimin içinde hakkı olan vergilerimizdir, bu kadar hovardaca harcayamazsınız. Bu çirkin betona verilen paraya yazıktır.