17 Aralık 2008 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Ölüler Mektup Okuyamazlar
yasar.karaduman@gmail.com Dr. Sibel Gögen E=mc2 adlı makalesinden uyarlama

Sevgilim

Biliyorum ölüler mektup okuyamazlar

Ama ben yine de Yine de yazıyorum sana..

Çakırtepe’den

Ünye’yi kuş bakısı,  yıkık bir duvarın üzerinden..

 

Biraz önce Ünye sokaklarını dolaştım.

Hava yağmurlu,

Ünye hüzünlü, kırgın ve yorgun

Silueti delik deşik ve derbeder

Ama sen hep;

“Buralarda yağmur fazla uzun sürmez,

bir bakarsın güneş çıkıverir!” derdin ya,

Güneşin çıkmasını bekliyorum bunları yazarken.

 

Görmeyeli ne çok değişmiş Ünye..

İnsanlar ağır yaralı

Yenilmiş bir ordunun

Cepheden dönen yorgun savaşçıları gibi

Caddeler değişmiş yollar değişmiş

Sokakların isimleri değişmiş

 

Sevgilim

Hani “Bir gün eğer bunalırsan bu şehirde

Yalıkahvesini takip et yüzyılı geç,

Deniz biraz lağım kokar burada ama aldırma

İleride Hasanbaba’yı göreceksin

Oradan fenere yürü”

Demiştin ya

 

Ben de öyle yaptım bugün

Tek tek kaybolan şeyleri sayarak bu güzergahta

Ünye’nin yorgun, yaralı  silueti eşlik etti bana..

 

Hatırlar mısın?

Eskiden yukarı mahallelerde futbol oynayan çocukları

Hatırlar mısın Rum mahallesindeki kiliseyi.

İskeleye balık boşaltmak için yanaşan motorları

Dar sokakları

Bugün ne kilise kalmış

Ne de yukarı mahallelerde top oynayan çocuklar.

Elma bahçelerini mezarlık yapıp satmışlar

Çakırtepe  mezar taşlarıyla dolmuş şimdilerde...

 

 

Biraz daha yürüdüm

Yüzyıl çay bahçesinin beton burnu çıktı karşıma

Bir zamanlar otantik Ünye evlerinin bulunduğu bu ada

Yağmalanmış, perişan ve çirkin

Bir taş gibi oturmuş Ünye’nin  bağrıma..

 

Bu ruhundan ayrı düşmüş mağrur şehrin

Hergün bir yeri yağmalanan

Hergün bir tarafı kazılan doldurulan,

Sahipsi hali

Kahretti beni..

 

 

Hava soğuktu

Parkta bir banka oturdum

Sağımda ilerilerde çimentonun oyduğu dağ

Biraz yakınımda denizin ortasında

Bir manda boku gibi duran park dolgusu

Solumda yukarılarda yaralı Çakırtepe

Aşağıda hurda kayıkların oluşturduğu mezbelelik

Oturdum da

Kalbi kırık bu şehre baktım durdum

Ne kadar oturdum bilmiyorum

Yağmurdan ıslanmışım.

 

Ne çok severdin bu şehri

Hiç aklına gelir miydi 

Sevgili şehrinin başına böyle bir felaket geleceği? 

Senin için fotoğrafını çektim

Parkta otururken

Mutlu çocukluk yıllarımız geçti gözümün önünden

Hatırlarmısın bu yeri?

Çocukken

Uzun yıllar önce aynı yerde seninle yan yana otururduk

 

Senin için fotoğrafını çektim

Baktığında bazı şeyleri göremeyeceksin

Nasıl bakacaksın ki

Ölüler fotoğraflara da bakamazlar.

Ama boşver tüm bunları şimdi.

Nihayet bulutlar aralandı ve

Güneş yüzünü göstermeye başladı.

Birazdan kırmızıya boyalı balıkçı kayıkları dönerler

Seferden..

 

Rahat uyu!

 

yasar.karaduman@gmail.com

Dr. Sibel Gögen

E=mc2 adlı makalesinden uyarlama

Orijinal metin http://www.fotoritim.com/yazicidostu/207461 adresinde

 

 

 

 

 

 

 



Bu Haber 603 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI