Sevgilim
Biliyorum ölüler mektup okuyamazlar
Ama ben yine de Yine de yazıyorum sana..
Çakırtepe’den
Ünye’yi kuş bakısı, yıkık bir duvarın üzerinden..
Biraz önce Ünye sokaklarını dolaştım.
Hava yağmurlu,
Ünye hüzünlü, kırgın ve yorgun
Silueti delik deşik ve derbeder
Ama sen hep;
“Buralarda yağmur fazla uzun sürmez,
bir bakarsın güneş çıkıverir!” derdin ya,
Güneşin çıkmasını bekliyorum bunları yazarken.
Görmeyeli ne çok değişmiş Ünye..
İnsanlar ağır yaralı
Yenilmiş bir ordunun
Cepheden dönen yorgun savaşçıları gibi
Caddeler değişmiş yollar değişmiş
Sokakların isimleri değişmiş
Sevgilim
Hani “Bir gün eğer bunalırsan bu şehirde
Yalıkahvesini takip et yüzyılı geç,
Deniz biraz lağım kokar burada ama aldırma
İleride Hasanbaba’yı göreceksin
Oradan fenere yürü”
Demiştin ya
Ben de öyle yaptım bugün
Tek tek kaybolan şeyleri sayarak bu güzergahta
Ünye’nin yorgun, yaralı silueti eşlik etti bana..
Hatırlar mısın?
Eskiden yukarı mahallelerde futbol oynayan çocukları
Hatırlar mısın Rum mahallesindeki kiliseyi.
İskeleye balık boşaltmak için yanaşan motorları
Dar sokakları
Bugün ne kilise kalmış
Ne de yukarı mahallelerde top oynayan çocuklar.
Elma bahçelerini mezarlık yapıp satmışlar
Çakırtepe mezar taşlarıyla dolmuş şimdilerde...
Biraz daha yürüdüm
Yüzyıl çay bahçesinin beton burnu çıktı karşıma
Bir zamanlar otantik Ünye evlerinin bulunduğu bu ada
Yağmalanmış, perişan ve çirkin
Bir taş gibi oturmuş Ünye’nin bağrıma..
Bu ruhundan ayrı düşmüş mağrur şehrin
Hergün bir yeri yağmalanan
Hergün bir tarafı kazılan doldurulan,
Sahipsi hali
Kahretti beni..
Hava soğuktu
Parkta bir banka oturdum
Sağımda ilerilerde çimentonun oyduğu dağ
Biraz yakınımda denizin ortasında
Bir manda boku gibi duran park dolgusu
Solumda yukarılarda yaralı Çakırtepe
Aşağıda hurda kayıkların oluşturduğu mezbelelik
Oturdum da
Kalbi kırık bu şehre baktım durdum
Ne kadar oturdum bilmiyorum
Yağmurdan ıslanmışım.
Ne çok severdin bu şehri
Hiç aklına gelir miydi
Sevgili şehrinin başına böyle bir felaket geleceği?
Senin için fotoğrafını çektim
Parkta otururken
Mutlu çocukluk yıllarımız geçti gözümün önünden
Hatırlarmısın bu yeri?
Çocukken
Uzun yıllar önce aynı yerde seninle yan yana otururduk
Senin için fotoğrafını çektim
Baktığında bazı şeyleri göremeyeceksin
Nasıl bakacaksın ki
Ölüler fotoğraflara da bakamazlar.
Ama boşver tüm bunları şimdi.
Nihayet bulutlar aralandı ve
Güneş yüzünü göstermeye başladı.
Birazdan kırmızıya boyalı balıkçı kayıkları dönerler
Seferden..
Rahat uyu!
yasar.karaduman@gmail.com
Dr. Sibel Gögen
E=mc2 adlı makalesinden uyarlama
Orijinal metin http://www.fotoritim.com/yazicidostu/207461 adresinde