25 Ağustos 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Gökten bir başbakan düştü!"
musakiroğlu@mynet.com
Hani ‘gökten üç elma düştü’ diye bir tekerleme vardır ya.. Bu tekerlemeyi bu ara ‘gökten bir başbakan düştü’ye çevirmek çok da yanlış olmaz. Geçtiğimiz Pazar günü akşam saat 18 sıralarında Ünye Havaalanı pistinin kenarındaki evlerinin önünde oturan Kaya ailesi mensupları piste bir helikopterin indiğini görürler. Gerçi Ünye Havaalanı yarım kalmış, atıl bir havaalanıdır. Öyle uçak, helikopter inmez ama nitekim pisttir, gerektiğinde inebilir, normaldir, diyerek, Kaya ailesi pek oralı olmaz. Ancak, helikopterden inenlerde bir telaş ve panik olduğunu görürler. Ayağa kalkar pistin kenarına doğru yaklaşırlar, arada tel olduğundan piste giremezler. Birisi hızla gelir, evlerinin lavabosunu hazırlamalarını Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın lavaboyu kullanacağını söyler. Kaya ailesi ne dendiğini bir süre anlayamaz. Evlerinin lavabosu ile Başbakan arasında bir ilişki kuramazlar, “Allah Allah ne lavabosu, ne başbakanı?” diye geçirirler içlerinden. Adamdan kafalarını çevirir piste döner bir daha bakarlar, helikopterin yanında birileri vardır, ayrıca gazete ve televizyonlardan tanıdıkları bir sima kendilerine doğru gelmektedir. Gelen kişinin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay olduğunu anlarlar. Bakan Günay, aileye yaklaşır, nazik bir selamlamanın ardından, Samsun’dan Ordu’ya geçerken Başbakan’ın rahatsızlandığını, midesinin bulandığını, evlerinin lavabosunu kullanması gerektiğini belirtir. Ev olsun, lavabosu olsun hazırdır. Bir eksiklik, dağınıklık yoktur. Hemen buyur ederler. Buyur ederler etmesine de Kaya ailesi hala ne olduğunu, neler yaşadıklarını anlayamamıştır. Sanki rüyada olduklarını düşünürler. Ta ki Başbakan’ı görene kadar.. Kaya ailesinin reisi Recep Kaya gazetemize verdiği demecinde diyor ki; “ Bir de bakarız ki dev gibi bir adam.. Essahtan da Başbakan Sn. Tayip Erdoğan geliyor.” Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın adaşı olan Recep Kaya, başbakanı ağırladıklarını, kendisinin biraz dinlendiğini, rahatsızlığının geçtiğini belirttikten sonra; “Bizimle oturdu evin önünde komşu sohbeti tadında sohbet etti. Rüya gibi bir şeydi. Hala kendimizi rüyada sanıyoruz.” Haksız da değil Recep Kaya, hangimizin evine böyle birden gökten başbakan inse şaşmayız ki.. Gerçekten de rüya gibi bir şey.. Yaşanan olay ulusal basında da geniş yer buldu. Gerek Başbakan’ın havada geçirdiği rahatsızlık gerekse öyle pat diye gökten inip bir evin lavabosunu kullanması.. Ardından ev halkıyla ve çevreden gelenlerle komşu sohbeti tadında sohbet etmesi.. Civarda bulunan çocukları sevmesi.. Ayrıca civardaki Güneydoğlu fındık işçileriyle ilgilenmesi, hal hatır sorması.. Hele bir başka ilginç konu.. Geçen yıl nişanlanan Güneydoğulu ailenin kızı Birgül’le Ünyeli Tolga’nın başlık parası bulamadıkları için düğün yapamaması.. Başbakan’ın bunu öğrendiğinde, “Başlık parasından vazgeçin, düğün masraflarınızı ben çekeceğim” demesi.. Ardından Tolga için Ünye Belediyesi’nden iş imkanı sağlanmasını istemesi.. Tam bir film konusu. Yaşananlar; ‘Birgül’le Tolga’nın başına gökten elma yerine başbakan düşmüş’ dedirtiyor duyan herkese. ********** ********** ********** Ulusal televizyon kanallarında olay haber olarak verilirken “Ünye Havaalanına zorunlu iniş yapan Başbakan Recep Tayip Erdoğan..” dendiğinde ve Ünye Havaalanı lafı geçtiğinde nasıl duygularım alt üst oldu anlatamam. O havaalanının temelini atan ve ilk uçağı inmesini sağlayan eski bakan ve milletvekilimiz Şükrü Yürür tören sırasında rahatsızlanmış, oradaki bir eve kaldırılmıştı. O günleri hatırladım. Ünye Havaalanının yaşadığı sürece ve kadersizliğine hayıflandım. Düşünebiliyor musunuz, Ünye Havaalanı başlanıp pisti bu kadar yapıldığında Samsun’da havaalanı yoktu. Sivil iniş kalkışlar için geçici olarak askeri havaalanı kullanılıyordu. Ordu havaalanı ise bırak ağza alınmayı akıldan bile geçmiyordu. Ünye iki şehrin tam ortasında havaalanı için en müsait noktaydı. Ama olmadı, önce Ünye’ye 60 km mesafeye Samsun’a havaalanı yapıldı. Ayrıca; Pazar günü havada rahatsızlanıp Ünye Havaalanı’na zorunlu iniş yapan Sn. Başbakan tarafından daha sonra gittiği Ordu’da havaalanı sözü verildi. Aklıma ne geliyor biliyor musunuz; bence bu Allah’ın işi. Başbakan Ordu’ya havaalanı sözü vermeye giderken “Bak burada Ünye’de yarım bırakılmış bir havaalanı var, haberin olsun” uyarısı yapıldı diye geliyor aklıma. Acep ola bunu böyle anlayan, algılayan, düşünen başka birisi var mı ki.. Ama benim aklıma aynen böyle geliyor, içime böyle doğuyor. Hey gidi Ünye Havaalanı bir taraftan Samsun, bir taraftan Ordu nasıl yedi bitirdiler seni..

Bu Haber 437 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : 05436755630 Tarih : 25 Ağustos 2010 / Pazar Üye Adı :ayhan dogan
Sn. KIROĞLU, Yazınızda, bütün boyutlarıyla güzel bir fotoğraf çekmişsiniz. Umarım temenniler de bir gün gelir ÜNYE'miz için rüya olmaktan çıkar. BU iktidar döneminde ülkemiz ve ÜNYE'miz çok büyük icraatlarla/projelerle tanıştı. İnşallah aşka rüyalarımızda gerçek olur ifade ettiğiniz gibi. mesela bir havaalanı meselesini bu ziyaret sebebiyle köşenizde gündeme taşımanız bile insanı heyecanlandırıyor. teşekkür ederim.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI