Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
25 Ağustos 2010 Pazar
İSMAİL SARI
Fitre - Zekat ve Türk Hava Kurumu
İslam dininin oluşturduğu sosyal kurumları, tarihte hiç bir din ve sistem oluşturamamıştır.
Fitre ve Zekat kurumu ile vakıflar; İslam tarihinde devletin sosyal görevlerinin büyük çoğunluğunu üstlenmiş ve bila bedel (ücretsiz) ifa etmiş (yerine getirmiş)tir. Yani vatandaşın hayır yapma duygusu ile Allah’ın sosyal yapıya katkı için farz kıldığı Zekat ve Vacip olan Fitre, devletin sosyal yükünü bazı devirlerde sıfırlamış veya en aza indirmiştir. Hayır duygusunun zorlaması ile camiler, medreseler, kütüphaneler, hanlar, hamamlar, aşevleri, darulacezeler (düşkünlere bakım evi), şifa haneler (hasta hane), yaban hayvanlarından yaralananlar veya hastalananlar için bakım evleri ve benim şu anda aklıma gelmeyen bir çok sosyal görevi vakıflar kanalı ile hayırsever insanlar yüklenerek kurumlar oluşturmuş ve büyük hizmetler yürütülmüştür. Zekat ve Fitre kurumu ile de muhtaç insanların bizzat asli ihtiyaçları olan gıda, giyim, barınma, tedavi (ilaç bedeli) gibi zorunlu sosyal giderleri karşılanmış ve cep harçlıkları dahi verilmiştir. Gelelim bugünkü toplum yapımızda, bu dini ve sosyal kurumların durumuna. Fitreyi insanlarımız, canın sadakası imiş, başıma bir hal falan gelir korkusu ile ve en alt sınırından veriyor. Durumu iyi olan da olmayan da müftülüklerimizin belirleyerek duyurduğu en alt sınırdan vererek bir yükten kurtulmuş oluyorlar. Zekat kurumu, kurumsal olarak hiç yok. Sadece vatandaşın gönlüne bırakılınca hep yok olmuş. İstisnaları belirtelim; hem fitresini hem zekatını, kendi seviyesine (maddi gücüne) göre hesaplayıp verenler var. Ancak az sayıda. Toprak mahsullerinden verilmesi gereken zekat ki, dinde adı, öşürdür, ortalık da hiç yok. Gene az sayıda insanımız veriyor. Vakıf kurumlarına gelince eski tarihi vakıf anlayışından biraz farklı bir anlayışla yürütülen vakıflar var. Bir nevi para kazanma kurumu haline dönüştürülmüş olanlar da var. Vakıf; varlıklı insanların, kamunun hizmetine bedelsiz olarak sunduğu varlığıdır. Vakıf üniversitelerimiz var, en pahalı ücreti alarak öğrenci okutan kurumlar. Fakir öğrenciler kapısından da geçemez durumda. Bununda istisnaları vardır. Ancak tarihi seyrine bakınca yetersiz görüyorum. Türk Hava Kurumu Ünye Şubesi başkanı olarak, kurumsal bazda Fitre ve Zekat konusunda çalışmalarımız keyfilik esasına bağlı olarak yürütülüyor. Yani vatandaşa duyuruyoruz, zarf dağıtıyoruz; vatandaş isterse fitre ve zekatını bize veriyor. Kimsenin elinden zorla ne fitresini ne de zekatını alıyoruz. Bazı insanlarımız tercihen getirip kurumumuza veriyorlar. Onlara teşekkür ediyoruz. Bir kısım insanlarımız da işin lüzumsuz dedikodusunu yapıyorlar; kuruma, fitre-zekat verilir mi, verilmez mi, gibi. Son derece gereksiz bir dedikodu. Vatandaş, bir defa zekatı özellikle hiç vermiyor. Vermeye alışsın, ondan sonra dedikodusunu yaparsınız. Devletin kurumu diye güvenle vermeye alışsın ki, sosyal topluma katkıyı öğrensin. On lira, yirmi lira, yüz lira gibi bir miktarla kuruma katkıda bulunsa insanımız ne kaybeder? Kafasını karıştırdığımız insan, hiç birini vermeyerek sosyal görevini yapamaz duruma geliyor. Ve yazımızı noktalarken diyoruz ki, Türk Hava Kurumumuzun gelirleri, kurum masraflarını çıktıktan sonra halkımızın hizmetine sunulmaktadır. Büyük çoğunluğu Sosyal Dayanışma Vakfı kanalı ile ihtiyaç sahibi insanlarımıza ulaştırılmaktadır. Onun için, insanlarımızın güvenle ve hiç bir endişe duymadan kurumumuza desteklerini bekliyor, şimdiden teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bu Haber 2147 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI