Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
14 Ocak 2013 Pazar
MİSAFİR KALEM
Dilek Olgun /Sessiz kaldı köylerimiz..
Son yıllarda ülkemize teğet geçtiği söylenen krizler maalesef köylerimizi derinden etkiledi.

Şehir merkezlerinde hissedilen kriz sonucunda köylerde tarım ve hayvancılıkla geçinenlerin ürettiklerini getirdiği pazarda para etmemesi köylerimizde yaşayan genç nüfusun ekmek parası için büyük şehirlere gitmesine sebep oldu. Köylerimizin boynu bükük.. Çoğunda genç nüfus hemen hemen hiç yok ya da yok denecek kadar azaldı. Her girdiğiniz köyde karşınıza çıkan ve büyük ufuklara açılan yolun kapısı olan köy okullarımız artık sessiz, boş, kaderine terk edilmiş. Köylerde nüfus azalmış, öğrenci kalmamış, okullar eğitim-öğretime kapanmış, okul binaları bütün hüznüyle karşılıyor gidenleri. Okullarımızdaki ve köy evlerimizdeki ışıklar ard arda sönmüş, sönüyor. Gurbete gidiliyor iş için.. Geçinebilmek, ailesine yetebilmek için. Köylü toprağından, evinden, yurdundan kopuyor. Gençler köylerinde gelecek görmedikleri için en başta onlar katılıyorlar bu göç kervanına. Her yaz ailecek gittiğimiz Korgan Obası diye bilinen yaylaya bu yılda gittik. Çocukluğumda unutulmaz anılarımla dolu olan o yaylaya..Araçtan iner inmez uzun uzun izledim etrafı. Birazcık hüzünlendim. Dedemin annesi vefat etmeden önce her yaz yaylaya gider kışa kadar orada kalırdı. Koca bir yazı bir keresinde bende onunla birlikte orada geçirmiştim. Elektrik yoktu o zamanlar yaylada. Gaz lambası kullanılıyordu. Her sabah saat 06.00’da kalkardım burnuma mis gibi gelen yumurta kokusu ve taze köy peyniri kokusuyla. Kuzineden gelen çalıların çıtırdamalarını duyar açardım gözlerimi. Karşımda nur yüzlü büyükannemi görürdüm, gülümserdi şefkat ve sevgiyle.. Kalktıktan sonra hemen 2 odalı evimizin arka kapısından dışarıya çıkıp koskocaman bahçeye bakarak derin derin nefes alırdım. Gün içerisinde en az on sefer çeşmeye gidip yaylanın o tadına doyum olmayan suyunu çeşmeden eve taşırdım. O zamanlar bırakın köyleri, köylerden daha yüksekte olan yaylalar bile çoluk, çocuk, genç, yaşlı dopdolu olurdu. Ama bu kez gittiğimde ne babaannem vardı bizi karşılayan nede başkaları.. Köylerimiz gibi yaylalarımızda boşalmıştı. Nasıl üstesinden gelinir bu boşalmanın, neler yapılır? Köylerin cazibe merkezleri haline getirileceği söyleniyor. Umarım faydalı olur. İnsanlar göç etmeye gerek duymadan kendi topraklarında karnının doyurabilir. Yaz geldiğinde, düğünlerde, bayramlarda bizleri gülümseyerek karşılayan ton ton dedeler, nur yüzlü babaanneler, gözleri umutla parlayan gençler ve umursuzca kahkahalar atan minikler karşılasın bizi köylerimizde. Artık köylerimizde ölü soğukluğundaki sessizlikle karşılaşmak istemiyoruz.



Bu Haber 2586 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI