8 Eylül 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Temel'in bayramı kayınvalidesinin öldüğü gün..
musakiroğlu@mynet.com
Yarın bayram.. Zaten adı üstünde “BAYRAM”. Hayatın binbir çilesiyle ömür sürenlerin bile yüzünün gülüp bir nebzecik de olsa mutlu olduğu güzel gün.. Bayramda sevineceğiz, içimiz dışımız güzellik dolacak.. Yüzümüz gülecek.. Yüzümüz gülecek derken, ben bu yazımda siz değerli okuyucularımı bir gün öncesinden güldürmeye başlatmak istedim. Gülümsemelerinizin, kahkahalarınızın bayramda daha da katlanarak sürmesi için çok sevdiğim bayram ve Ramazan fıkralarından bir kaçını sizlerle paylaşmak istedim. Fıkra 1: Bayram Namazı Temel’in annesi ölmüş. Ancak cenaze namazını kılmıyor, bir kenarda duruyormuş. Soranlara ise; “Pen çenaze namazi kilmasinu pilmeyrum” diyormuş. Temel’in bir müddet sonra da kayınvalidesi ölmüş. Bu sefer cenaze namazında Temeli en ön sırada saf tutmuş halde görenler; “Hani sen cenaze namazı bilmezdin?” diye sorduklarında; Temel cevap vermiş; “Ha pu namaz cenaze namazi teğildur, payram namazidur da..” demiş. Fıkra 2: Neden bayram edersiniz? Ramazan’ın son günü, son iftar davetlerinin birinde iftar açan misafirlerden birisi biraz duygulu sesle ve bir miktar da sulanmış gözleriyle; “Keşke Ramazan senede bir değil de iki sefer gelse” diyerek üzüntülerini dile getirmiş. Aynı sofrada misafir olarak bulunan ve bu sözü duyan Bektaşi ise hemen şu soruyu sormuş: “Madem Ramazan’ı ve orucu bu kadar çok seversiniz de neden Ramazan biter bitmez bayram edersiniz?” Fıkra 3: Tilki her zaman tilki… Tilki ormanda gezerken bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Çok açtır, hemen yemek ister. Ancak şüphelenir bu işten, kontrol etmeye başlar. geyik budunu. Bud, bir iple bombaya bağlıdır. Oradan epeyce uzağa gider ve başını ön ayaklarının üzerine koyarak olup biteni merakla izlemeye başlar. Biraz sonra ağaçların arasından bir kurt çıkar. Dalda takılı budu görür, ardından da karşıda sessiz sedasız duran tilkiyi.. Tilkiye sorar; “Ne yapıyorsun tilki dostum orada öyle” Tilki cevap verir; “Hiiç… Yatıyorum öylesine” Kurt tekrar sorar; “Burada bir bud takılı, neden yemedin? Tilki sakince cevap verir; “Bugün ben orucum” Kurt kendinden emin; “Ben yiyeyim o zaman…” Tilki de; “Tabii.. Buyur afiyet olsun” der. Kurt, yemek için geyik buduna uzanır uzanmaz bir patlama, bir feryat… Ortalık toz duman.. Patlayan bombayla yaralanan kurt, hareketsiz 10 metre uzakta perişan halde yatarken, yerinden doğrulan tilki gider budu yemeye başlar. Yarı baygın bir şekilde gözünün birini zar zor açabilen kurt bakar ki tilki budu yiyor; “Lan şerefsiz tilki hani sen oruçtun?” der. Tilki ise pişkin pişkin cevap verir; “İlahi kurt kardeş, biraz önce top patladı, duymadın mı?” diye cevap verir. Fıkra 4: Erzurumlunun intikamı… Erzurumlunun biri harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş. Ancak öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış.. İyice telaşlanan Erzurumlu başını yukarı kaldırıp başlamış duaya… ”Allah’ım, ne olirsen ekinim gurumadan yağmurunu yağdırma!” Erzurumlunun ekini kurudu kuruyacak lakin akşam üzeri, son yarım saatte bir yağmur, bir boran.. Tüm ekini telef olmuş zavallı Erzurumlunun O hırs, o kızgınlıkla evin yolunu tutmuş zavallı. Eve geldiğinde ne görsün; ahırda eşeğine de yıldırım çarpmamış mı..? Bu olay Erzurumlunun içine öyle oturmuş ki.. Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün oruca niyetlenen Erzurumlu, iftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp başlamış tüttürmeye… İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve kafasını yukarı doğru kaldırarak, ekinden kalan kızgınlıkla; ”Nasıl? İllet oliysen şimdi değil mi?” demiş ve devam etmiş.. “Var ya … Ölen eşeği de önümüzdeki gurbana saymazsam şerefsizim…” *** *** *** Bayrama bir gün kala Arefe Günü’nde sizleri fıkralarımla gülümsetebildimse ne mutlu bana.. Cenab-ı Allah her günümüzü bayram güzellikleri içinde geçirmemizi nasip etsin, gülmekten ayırmasın.

Bu Haber 714 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI