Fener’de günbatımı
Ünye’de sevdiğim köşeler vardır. Bunların çoğu kaybolup gitseler bile geriye kalanları beni çocukluk ve gençlik yıllarıma alır götürür.
Okul çıkışı Süheyla’ya koştuğum parke taşlı yollar yollar, ruhsuz kilit taşları ile katledilmiş olsa bile mutlu eder beni.
Bu şehrin insanlarını mutlu eden bir enerjisi vardır. Burada mutlu olamayan hiçbir yerde mutlu olamaz.
Otuz yıl Avrupa ülkelerinin en muhteşem şehirlerinde yaşadım, çalıştım, gezdim, tatil yaptım, tahsil yaptım, aç kaldım, açık kaldım, çok param oldu, az param oldu, ama hiçbir yerde Ünye’deki mutlu olamadım.
Hiçbir yerde Ayanikola sahillerindeki kadar denizden ve doğadan zevk alamadım. Güneşin batışını Nemrut dağından da izledim İspanya’dan da izledim İngiltere, İsveç Fransa’dan da izledim hiç biri Fener ve Ayanikola’dakinden daha güzel değildi.. Hiçbir yerde güneş Ünye’deki kadar güzel doğmadı ve batmadı. Hocam Ömer Çam bir şiirinde söyle demişti Ünye için: (Ünye'de güneş; Cennet'in binbir renkli kızıdır, Gün doğarken güneş sarı, batarken kırmızıdır. Hiçbir yerde günbatımı Aynikola’daki kadar muhteşem değildi. Kızıl suların üzerinde güneş bir bakır tepsi gibi batar.
İnsanı mutlu eden şehirler
Şehirler vardır altındaki enerji içinde yaşayanlara da yansır. Ünye böyle pozitif enerji kuşağı üzerinde bir şehirdir. Üçüncü Zaman denilen ve2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamanda (Neozoik zaman) oluşmuştur.
Kıtaların bugünkü görünümünü, iklim, bitki ve memelilerin ortaya çıkışı bu zaman rastlar Ünye’de tepeler dağlar, vadiler, yarlar, kayalıklar, mağaralar bu zamanda oluşmuştur
Yerin derinliklerinde, içinde çeşitli maddeler ve gazlar barındıran yüksek sıcaklıktaki lavlar zayıf direnç alanlarından yeryüzüne çıkarak çevreye yayılmış ve soğumayla Ünye’yi Aynikola’ya kadar çevreleyen kayalıklar oluşmuştur. Bu kayalara Bazalt ve andezit taşları denir ve demir içerirler.
http://www.unyeses.net/unyeninetrafi.htm
Sert, siyah bir taştır Bu taşlar çevresine pozitif enerji yayar, tedavi edici nitelikleri vardır, beyin fonksiyonlarını uyararak, negatif enerjiyi yok eder, bedenimizdeki bloke olmuş hareketsiz enerjiyi etkiler.
Eğer Feneraltında ve Ayanikola sahillerinde bir mutluluk duygusu sizi sarıyorsa bu buradaki kayalardan ve falezlerden gelen enerjidir.
Dikilitaş, Fener, Çamlık ve Ayanikola falezleri ve kayalıkları da benim mutlu olduğum köşelerdir. Bir gün moraliniz bozuk veya kendinizi mutsuz hissederseniz eşofmanınızı giyin Ayanikola’ya kadar gidip gelin bakın ne kadar mutlu olacaksınız.. Yolda bizim erik ağacını da uğrayın.. Ayrıca bu kısa yürüyüş kilo vermenize de yaracaktır. Eve kapanıp televizyonun karşısında uydurma dizilere esir olmayın onlar adamın ruhunu sakat ederler.
Parktaki At Kestaneleri
Sözü biraz uzattık asıl gelmek istediğim şey Ünye’nin parkı idi..
Ünye’nin parkı neresi biliyor musunuz?
Siz hiç Ünye’nin parkında banklara oturup denizi seyrettiniz mi?
Nerden seyredeceksiniz, oturmaya bank yok ki?
Belediye kasten koymuyor, vatandaş ne anlar denizden diye.
Lağım akan tarafa koymuşlar iki tane.
Gidip akan lağımı seyrediyor da, neden öbür tarafa koymuyorlar diye merak etmiyor. Ben de uğraşıyorum.. Haktır bu vatandaşa, o bile çok.
Burası sanki Ünye’nin şehir parkı değil de Uganda’da bir yerin parkı. Kimse buraya bakmıyor, temizlemiyor, ağaçları budamıyor, çiçek ekmiyor, oturmak için bank koymuyor. Buradaki ağaçlardan düşen atkestaneleri parkı çöplük yapmış. Bir tarafında büfecinin pisliği bir tarafta restoranın çöplüğü.. Yaz geldi geçti buraya iki çiçek dikilmedi., temizlenmedi bakılmadı .
Burası Uganda’da bir park mı?
Burası Uganda’da bir park mı? Uganda’dan yardım ve temizlik işçisi mi istesek abaca?
Acaba Ugandalılar atkestanesi tanıyorlar mı?
Uganda’da atkestanesi var mı?
Bugün yine kestaneyle uğraşırken bize ayrılan yeri aştık, Yazıişleri Müdürümüz Hacer Hanım Kızım her seferinde kızıyor bana.
Aslında bugün biz annemle Ortaçarşı’yı yazacaktık, annem daha iyi olmadı.
-Başımı dutamim, taa iyi olmadım, bıldır da böyle olmuştum, dün Yatuk Emine geldi, gocası üstüne guma getümüş, nasibetsiz nasibetsiz gonuştu, yok guması çok körpeymiş, ellü ayaklı imiş, aha öööle bi ellü ayaklu körpe de sana bulsak. O gadar çarşularda marşularda dolaşin bi dane güzün görmimu? dedi.
-Göri göri da onların gözü beni görmi, biri var var beni görsün diye uğraşiiim duriiim, Durmuş emmi sağ olsaydı muskas yazduruduk, dedim.
Çarşambaya: Yazacak bişi buluruz herhalde, belki annem iyileşir..