Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
7 Ekim 2010 Pazar
MİSAFİR KALEM
Ünye'nin iki Simgesi Fokfok ve FEGA
İrfan Işık Canik Dergisi 4. sayı

Şahane Ünye falezi, Deniz Fenerinden batısındaki çamlık moteline kadar uzanan mevkide harika oluşumlar sergiler. Fokfok ile Fega deniz mağarası buradadır.

Fokfok, denizin dibinden açtığı bir kanalla yüzeydeki iki kaya arasındaki boşluğu doldurmuş, doğal ama küçücük, uzunlamasına dar bir havuz oluşturmuştur.

Havuzda yüzen cesur gençler, dibe dalarak oradaki hayli derinde olan uzun kanaldan geçer, karşı taraftaki açık denize ulaşırlardı. Gençlik Ünye’nin kuruşlundan beri ve halen fokfokta yüzmeyi çok sever. Orada bu güne kadar boğulma olayı hiç yaşanmamıştır.

Fokfok’un  deniz  yüzeyindeki kayalarda aşındırma suretiyle mantar saçağı görünümünde oluşturduğu oyuntularda, dalgalar havayı hapsederler. Orada sıkışan hava her dalga hareketinde patlayarak fokurdar.

Ritmik ve düzenli patlamalar fok-fok-fok der devamlı.

Bu ses doğal olarak oranın adını koymuştur. Bu ad, denizin dilidır. Ünye’yi iskan etmiş  ulusların hiçbirine ait  değildir.      

Bu ad ilk kez kimler tarafından kullanılmıştır kimse bilmez. Ama bir gerçek var ki, burada yüzmüş tüm ulusların gençliği Fokfok demiştir buraya.

Fokfokun on metre doğusunda, dalgaların falez dibinde oyduğu ağzı dar, içi hayli geniş ve yüksek bir mağara vardır. Oraya da FEGA adı verilmiştir. Oranın foklara mekan olmasından kinayedir  bu ad…Türkçedir. Bize aittir. Bizden başka hiçbir ulus kullanmamıştır bu adı.

Fega’nın içinde deniz, mağaranın yarısına kadar uzanır. Dibe kadar giden diğer yarısı kumsaldır.

Şimdi 70 ve üstünde yaşı olan tüm Ünyelilerin görüp bildiği foklar, Fokfok’un tenha ve kimsesiz olduğu saatleri de, Fega’nın 60-70 metre önünde, birden bire su yüzünde belirirler, tedirgin, kuşkulu, son derece yavaş hareketlerle yüzerek, hiç dalmadan yaklaşır Fega’ya girerlerdi.

Akdeniz fokları belgesellerde gördüğümüz diğer tür foklardan daha küçük, ama kocaman kara gözlü, beyaz seyrek bıyıklarıyla daha sevimli yaratıklardı. 

Bazen orada yüzen gençlerin kalabalık olduğu saatlerde su yüzüne çıktıklarında, uzun süre oldukları yerde dururlar, izin isterlerdi adeta Fega’ya girmek için. Duyarlı ve sevgi dolu gençler, hemen kayaların arkasına saklanır, yok olurlardı ortalıktan. İzin verirlerdi foklara.

Fokların zarar vermesi, insanlara saldırması söz konusu olmadığı halde herkes korkardı foklardan.

O mağaranın fokların karaya çıkıp dinlenme, çiftleşme, yavrulama mekanı olduğunun bilinmesine rağmen her zaman tek fokun çıktığı görülürdü oradan.

 

 

O yılları birebir yaşamı olan hocamız İrfan Işık foklara ait anılarında şöyle der:

Onlardan foklar diye bahsedişim, pek çok fok olduğunu bildiğimdendir. Nedendir bilinmez Feganın içinde ben her zaman bir tek fok gördüm.

Fega’ya girmek istediğimizde kalabalık bir gurup oluşturur mağaranın ağzına gelir içerdekini ürküterek dışarı çıkarır sonra girerdik Fega’ya.

Pek çok kez Fega’ya girdiğimin sadece iki-üç seferinde ürkütüp kaçırmağa çalışmamıza karşın onun açık denize çıkmadan mağarada pıstığına şahit oldum. Bizim kararlılıkla mağaraya girişimizi görünce de büyük bir korku ve telaşla dışarıya çıktığını gördüm… Mağaranın dar ağzından çıkarken bize değiyordu buz gibi soğuk vücudu. Hepimize tarifsiz korkular yaşatıyordu bu sürtünme…

Korkumuz geçince içerdeki izlerini incelerdik fokun ıslak, düzgün, insan ayağı değmemiş kumunun üzerine bıraktığı



Bu Haber 2029 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI