Bir önceki Ordu Valisi Sn. Ali Kaban ile o dönem il müftü vekilliği yapan Sn. Veysel Çakı aldıkları bir kararla ‘dinen sakıncalı’ diye cami tuvaletlerindeki pisuvarları yasaklatmış, il genelindeki bütün pisuvarları söktürüp attırmışlardı.
Tam o sırada il genelinde bazı ilçelerde ve Ünye’de okunan merkezi ezan de kaldırılmıştı.
Merkezi ezan değil de özellikle pisuvar konusu yerel ve ulusal basında bir hayli haber yapıldı, yorumlandı, eleştirildi.
Bunun üzerine olayı geçiştirmek için önce Vali Ali Kaban Ordu’dan merkeze alındı. Müftü Vekili de bir başka yere tayin edildi.
Merkezi ezanın yasaklanması üzerine ben bu köşemde aşağıdaki yorumu yapmıştım. Yorumu aynen tekrar yayınlıyorum.
*** *** *** ***
Bu müftü ne yaptığını sanıyor?
11 Kasım 2009
Son günlerde Ünye’de ezan merkezi değil de, her camide ayrı, ayrı okunmaya başladı.
Sorduk araştırdık, merkezi ezanın enteresan bir sebeple kaldırılmış olduğunu öğrendik.
Sebep neymiş biliyor musunuz?
Bazı imamlar, ya da müezzinler bu durumu suiistimal ediyor, görevlerini yapmıyormuş.
Bu yüzden de merkezi ezan kaldırılmış… Ki, bu görevliler bundan böyle görevlerini aksatmasınlar, yerine getirsinler diye…
Allah, Allah… İşe bak…
Böyle bir kararı alan da kimmiş biliyor musunuz? Yazılanlara bakılırsa Ordu İl Müftüsü’ymüş…
Hani gazetelerde adı şu pisuvar işine de karışan müftü vardı ya, işte o müftü.
Neymiş de vatandaşlar “İmamlar, müezzinler bu merkezi okunan ezan yüzünden camiye gelmeyi ihmal ediyorlar” demişler.
Bu vatandaşlar şikayetlerini ilçe müftülüklerine iletmişler!
İlçe Müftüleri de gelen bu şikayetleri İl Müftülüğü’ne bildirmişler…
İl Müftüsü de “Ben size gösteririm!!” kabilinden basmış mührü. Merkezi ezan okunmasını bundan böyle iptal etmiş.
Ne olmuş sonra, hocalar koşa, koşa camiye görev yapmaya gitmişler öyle mi!...
Bu bizim Ordu’nun başındaki müftü bir yerde sorun gördüğünde, sorunu “kökünden” halletmeye fena alışmış vesselam…
Ne yaptıydı bir hatırlasanıza. ‘Pisuarlar dinen ve de temizlik yönünden sakıncalı’ fetvasıyla, Ordu’daki görevinden alınan Vali Ali Kaban’la bir olup, il genelindeki camilerden bütün pisuarları söktürmüştü.
Ama bu pisuarlar sökülünce cami tuvaletlerinin ne temizliği kalmıştı, ne de dinen caiz bir tarafı. Millet tuvalet kabinlerini tepeden aşağı idrar-sidik edip bırakmıştı.
Bu Müftü şimdi de tuttu, bazı din görevlileri görevlerini yapmıyor diye, pisuarda olduğu gibi önünü arkasını hesap etmeden merkezi ezanı da kaldırttı.Hocaefendi soruyorum size, Allahaşkına sizin kaç müezzininiz ya da imamınız ezanı şöyle makamıyla, insanın içini titreten bir güzellikte okuyabiliyor?
Ünye merkezinde 48 cami var. Vakti gelince bu camilerde aynı anda hepsinde birden ezan okunmaya başlıyor. İyi okunan ezanla, iyi okunamayan ezan sesi birbirine karışıyor.
Halbuki, güzel sesli, makamı iyi bilen bir müezzinin okuduğu merkezi ezan Ünye’nin her tarafından bütün güzelliğiyle duyuluyor, dinleyen ruhlarda huşuya, heyecana yol açıyordu.
Hangisi daha doğru Hocaefendi? Güzel okunan, huşu, heyecan veren ezan mı, yoksa birbirine karışan sesler arasında bütün güzelliğini kaybeden ezan mı?
Bir de şunu sormak istiyorum İl Müftümüz Hocaefendiye: Bu kararı alırken cemaate, vatandaşa hiç sordunuz mu?
Bu karar asıl onları ilgilendiriyor. Ezanı duyması gereken, namaza çağrılanlar onlar. Yani ezanla verilen hizmet onlara verilen, onları ilgilendiren bir hizmet.
Hocaefendi, bakın sizin emrinizdeki görevlilerin işlerindeki suiistimalleri sizinle alakalı bir sorundur. Görevlerini yapmadıklarını belirlemek, suç unsuru varsa cezalandırmak sizin görevinizdir.
Böyle yapmayıp, işin kolayına kaçmak, alakasız bir şekilde merkezi ezanı kaldırmak ta bir görev suiistimali değil midir Sayın İl Müftüsü?
Onlar görevlerini yapmıyorlar diye merkezi ezana niye ceza veriyorsunuz ki…
Siz, asıl size ait görevinizi yapınız, emriniz altında olduğu halde, görev yaptıramadığınız memurlarınızı, din görevlilerinizi çalıştırınız, hak edenlere cezasını veriniz.
Merkezi ezandan “ne” istiyorsunuz?
*** *** *** ***
Bu yazım üzerine görüştüğüm Diyanet İşleri Başkanlığı emekli başkan yardımcılarından eskiden beri tanıdığım çok değerli bir hocam, “Sizin orada müftü kaldırtmış olabilir, ama Başkan da merkezi ezanı “dinen sakıncalı” bulduğu için bu uygulamanın kalkması yönünde teşkilatlara tavsiyede bulundu” dedi.
Hocamın ‘Başkan’ dediği o sıralardaki Diyanet Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’ydu.
Bunun üzerine ben, ‘Demek bu işin arkasında asıl Bardakoğlu Hoca varmış” dedim. Kendisine konuyla ilgili bir mektup yazdım, ama bir cevap alamadım.
*** *** *** ***
Sn. Bardakoğlu görevden alındı mı, istifa mı etti bilemiyorum, ama o gidince yerine gelen yeni Diyanet İşleri Başkanı merkezi ezan okunmasını tekrar başlatma kararı aldı anlaşılan. Çünkü şu anda merkezi ezana yeniden dönüldüğü haberleri alıyorum. Hatta Ünye Müftülüğü de bir zamanlar Ünye’de okunan, ancak bir sene önce kaldırılan merkezi ezana geri dönmeyi kararlaştırmış.
Emekli Başkan Yardımcısı Hocam haklıymış. Merkezi ezanı sahiden de Sn. Bardakoğlu kaldırtmış. İnsanın sormadan edemiyor. Sn. Ali Bardakoğlu’nun ‘dinen sakıncalı’ bularak kaldırttığı merkezi ezan, nasıl olur da yeni Başkan Sn. Mehmet Görmez tarafından sakıncalı görülmez, yeniden başlatılır..
Dini bilgi ve doğrular kişiden kişiye böyle nasıl farklılık gösterir?
Bunun cevabını yine hocalar vermeli, bizi aşar. Her şeye rağmen ben merkezi ezanın geri dönmesine çok sevindim.
Bir de şöyle güzel sesiyle ve makamıyla okuyan müezzinler çıksa ezanı onlar okusa.. Okusa da ezan okunduğunu iliklerimize kadar hissetsek..