7 Ocak 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Pontus Fenerleri?
Dikkat ederseniz hep Ünye’yi yazıyorum. Genelde tarih yazıyor, bu güne kadar kimsenin bilmediği şeyleri, gün ışığına çıkarmaya çalışıyorum.

Bazen yarı politik yazılar da oluyor, yine Ünye ilgili.

Kimseyi kınamak, alaya almak, hesap sormak gibi bir niyetim yok. Yazdıklarım yapılan işlerle ilgili olup, kişilerle bir sorunum yoktur.

Yaptığım şey,  bu şehrin, tarihine, doğasına, silüetine, taşına toprağına, kayasına, falezine, denizine,  sokağına sahip çıkmak, bilerek veya bilmeyerek  bunlara zarar verenleri uyarmak, doğal ve tarihi dokuyla uyum sağlamayan işleri ve yapanları   vatandaşlık hakkımızı kullanarak eleştirmek, birlikte  en iyinin yapılmasına yardımcı olmaktan ibarettir..

Bu doğduğumuz şehre  borcumuzdur. Bu şehri korumak, güzelleştirmek ve gözeterek çocuklarımıza tertemiz bırakmak görevimizdir.  Biz Ünye’yi gelecekten ve onlardan emanet aldık..

Ama ne yazık ki birkaç dönemdir yerel yönetimi ellerinde bulunduranlar bu şehri, babalarından miras kalmış gibi hoyratça ve hovardaca yönetmiş, bazı yerlerde şehre onarılmaz zararlar vermişlerdir.

Lafı biraz uzattık, geriye yazmak istediklerim için yer kalkmadı..

Birkaç şey soracaktım..

Hemen kısaca alt alta yazayım.

Meydana yapılan oturma grupları ve dolmuş durakları, kime ve kaça yaptırıldı diye sormuştuk, cevap gelmedi..

Yüzyıl çay bahçesinin yanında bir çalışma yapıldı.. Taşlar getirildi kamyonlarla, dozerler çalıştı.. Düzeltiyoruz denildi.. Uğraşıldı. Bir de baktım hiç bir şey yapılmamış.. Üç beş metre   taşların arasını doldurmuşlar, taşları denize dökmüşler ve bırakıp gitmişler.

Burada ne  yapılmak istendi?

Neden devam edilmeyerek bırakıp gidildi?

Bu yapılan iş için birilerine para verildi mi, verildiyse kaç para verildi?

Son söylemek istediğim, şu tepesinde kelebek gibi birer komik lamba kondurulmuş acemice yapılmış Yüzyıl ile Burhan Bey yalısı arasındaki sütunlar..  

Bunu buraya yaptıran veya öneren hangi arkadaşsa ona bir abi tavsiyem var;

-Sen  Ünye’yi hemen bırak git.

Bunlar nedir?

Bunları neden buraya diktiniz?

Neyi anlatıyor?  

Ünye ile bir ilgisi var mı?

Türk-Osmanlı mimarisinde tek başına duran ve tepesinde sinek gibi bir lamba kondurulmuş sütun geleneği vardı da biz mi okumadık?

Bana sordular:

-Hocam sen Pontus’u çok yazdın, Ünye geçmişte bir Pontus şehriydi, onu çağrıştırsın diye mi yapmışlar, bunlar Pontus fenerleri mi acaba ? diye.

-Ben bilmem, dedim, yapana sormak lazım, bana yazarlarsa ben de size yazarım.

Geçmişte bu bölge Pontus İmparatorluğuna bağlı, imparatorluğun önemli şehirlerinden biriydi..  Antik Yunan’da  sütun ve başlık formu yaygındı.. Ama üzerine  lamba konmazdı. Sütun bir şey taşımak içindi, bina ve çatı gibi. 

Bunların Ünye ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur, bu nedenle böyle  uydurma şeylerin  tarihi dokuya uymadığını, yazmak zorundayım.

Yazmayayım mı?

Herkes bulduğunu  istediği yere diksin mi? Ünye hiçbiri birbirine uymayan şeylerle kırk yamalı çingene donuna mı benzesin?

Ünye’ye  yakışacak bir sürü  şey varken böyle gariplikleri nerden buluyorlar? .

Bilmiyorlarsa sorsunlar..

Anlatsınlar bize, şu nedenle koyduk, buna dayandırdık densin, ikna olalım.

Kimse darılıp gücenmesin, çocuklarımızdan emanet aldığımız bu şehri, yanlışlıkları yazarak, korumaya çalışıyor ve özgür eleştiri hakkımızı  kullanıyoruz..

Onlar da  cevap haklarını kullanabilirler.

Bir de geyikler vardı meydanda..

Ünye meydanında geyik!!..

Uyumsuzluğun farkına varılıp hemen kaldırıldı.

Bakalım diğerlerinin ne zaman farkına varılacak?

Pontus İmparatorluğuna gelince, sanıldığı gibi bir Yunan İmparatorluğu değildir. Kralları Pers asıllı (Farisi-İran) dır.  Son Kral altıncı Mitridat’ın  karısı Yunanlı  olduğu için Yunanlılar sahiplenmişlerdir. Pontus’ca ve Yunanca  ayrı lisanlardır. Yunan propagandası Pontus’luların Yunan kökenli olduklarını iddia eder. Oysa İngiliz yazar Nil Asserson, "Black Sea” “ Karadeniz” adlı kitabında, bu topraklarda, 4000 yıldan beri Tatar, Kırım Türkü, Çerkez, Bizanslı Rum, Laz, Abaza gibi çeşitli soylardan ve dinden insanların yaşadıklarını yazar.



Bu Haber 500 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI