Geçtiğimiz hafta içinde Türkiye Gazetesi’nde “İlacı değil, hapı yutmuşuz” başlığıyla bir haber vardı. Haber, kamuoyunda özellikle de sağlık camiasında geniş yankı buldu.
Habere göre bugün eczanelerde 10 TL’ye satılan ilaç 7 yıl önce 95 TL’den satılıyormuş. Gazete işte bu örnekten hareketle ilaçta yaşanan vurguna dikkat çekiyordu.
Haberde, ilaç firmalarının doktorlara kendi ilaçlarını yazdırmak için promosyon ya da hediye adı altında sunduğu imkanlara da dikkat çekiliyor.. Bakanlığın bu olaya el koyduğu belirtiliyordu.
Hükümet, 2004 yılında ilaçta ‘eşdeğer’ uygulaması sonucu Türkiye’deki ilaç fiyatlarını Avrupa ülkeleriyle aynı seviyeye getirdi. Böylelikle bir zamanlar ilacın en pahalı olduğu ülke konumundaki Türkiye, en ucuz ilaç satılan ülke haline geldi.
*** *** ***
Haberin gazetede yayınlanmasından 3 gün sonraydı Ünye’de mühendis bir arkadaşın bürosunda sohbet ediyorken konu döndü dolaştı bu habere geldi.
Büroda benim haricimdeki herkes Türkiye Gazetesi’nin iktidar yanlısı bir gazete olduğunu belirttiler.. Bu nedenle böyle yağ çekici haberler yaptığına dikkat çektiler.
Ben ise; peşin hükümlü olmak istemediğimi, konuyu biraz daha araştırıp irdelemem gerektiğini söyledim.
Nitekim çok detaylı olmasa da şöyle bir sorup soruşturdum. Ünye’de bir doktor ve iki eczacı ile konu üzerinde sohbet ettim.
Ayrıca geçmişte ilaç satış mümessilliği (reprezant) yapmış, şu anda emekli olan ve İstanbul’da oturan bir akrabamı aradım, telefonla bilgi aldım.
Doktorla yaptığım görüşmede böyle bir şeyin olduğunu, ilaç fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandığını öğrendim. Ancak bu doktor hemşerimiz ilaç fiyatlarındaki düşüşlerle ilgili pek öyle örnek veremedi. En iyisini eczacıların bileceğini söyledi.
Eczacılarla yaptığım görüşmede ise; ilaç fiyatlarını kendilerinin belirlemediğini, üretici firmaların belirlediğini belirttiler.
Eczacılara; ilaç fiyatlarının düşüp düşmediğini sattıkları ilaçların fiyatlarından anlayabileceklerini söylediğimde ise; bazı düşüşlerin olduğunu dile getirdiler. Ama nedense pek teferruata girmek istemediler. Anladım ki ya işlerine gelmiyor ya da ilaçlarını sattıkları firmalardan çekiniyorlar.
En uzun ve örneklere dayalı en detaylı bilgiyi emekli ilaç satış mümessili Sn. Reyhan Umarlı’dan dinledim.
Aynı zamanda akrabam da olan Reyhan Hanım dedi ki; “Hükümet en doğrusunu yaptı. Çünkü ilaç üzerinden büyük bir vurgun ve suiistimal vardı. Gerek ilaçların şişirilmiş satış fiyatları gerekse doktorlara yazdıkları ilaç karşılı sunulan promosyon adı altındaki imkanlar müthiş bir sömürü mekanizması oluşturmuştu.
Şimdi bakın şöyle; hükümetin ilaç fiyatları ve promosyonlarla ilgili aldığı kararlara kim en çok karşı çıkıyor? İlaç firmaları..
Niye peki? Ballı börek imkanları bitti de ondan.
Sorarım; bu kadar gürültü yapıyorlar, zarar ettiklerini söylüyorlar da niye hala o ilacı piyasaya sürüyorlar? Demek ki zarar etmiyorlar. İnsan bile zarar eder mi?”
Reyhan Hanım, ilaç fiyatlarının düşürüldüğü ile ilgili haberler sonrası ufak bir araştırma yaptığını belirterek şunları söyledi: “Şu örneğe bak; kolesterol düşürücü olarak çok sık tüketilen Zocorfort adlı ilaç 2003 yılına kadar 95 TL’den satılırken bugün 10 TL’ye satılıyor. Aradaki korkunç farkı, yani sömürüyü görüyor musun?
Bir örnek daha vereyim; Cipram adlı antidepresan ilacı.. 69 TL’den 10 TL’ye düşmüş.
Böyle yüzlerce ilaç var. Bir kaçını daha sayayım bak; Augmentin: 34 TL’den 11 TL’ye.. Norvasc: 39 TL’den 13TL’ye.. Nexium: 42 TL’den 15 TL’ye.. Detrusitol: 85 TL’den 32 TL’ye.. Fosomax: 67 TL’den 26 TL’ye düşmüş.
Aradaki farkı görüyorsun değil mi? Bu farkın büyük bir çoğunluğu ilaç firmalarının cebine gitti. Bir kısmı eczanelere kar olarak, bir kısmı da doktorlara promosyon olarak bölüşüldü.
*** *** ***
Bu örnekler karşısında küçük dilimi yuttum.
Yazımı şöyle bir hatıramla bitirmek istiyorum: 1979 yılıydı, Hürriyet Gazetesi’nde çalışıyordum. Rahmetli Çetin Emeç Hürriyet’in Genel Koordinatörüydü. Beni severdi, bazen abi-kardeş gibi oturur sohbet ederdik. Bir gün demişti ki; “Türkiye’de devletten büyük bazı kurum ve firmalar var. Bunlara bırak basının dokunmasını devlet bile dokunamaz.”
Çetin Ağabeyime sordum, ‘Kim bu kurum ve firmalar?” dedim.
Tek, tek saydı.. Saydığı firmalar içinde ilaç firmaları da vardı.
Geçen zaman boyunca izliyorum. Özellikle son yıllarda hükümetle bu kurum ve firmalar arasında çok yoğun bir mücadele yaşanıyor.
Hükümetin kararlı ve dik duruşu bunlara korku salıyor, dünyalarını alt üst ediyor.
Sonuç ne mi olur? Milletin hayrına olur inşallah..