Hatırlarsınız 2006 yılında devreye sokulan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile birlikte sokağa çıkma yasağı kapsamında yazılmaktan kurtulmuştuk.
Neydi o öyle, sabah kalk gelip evde nüfus sayımı ve kaydı yapacak memuru bekle..
Memur gelir, işini bitirir gider.. Ancak sokağa çıkma yasağı bitmez. Beklemeye devam.. Bırak sokağa çıkmayı kapının önüne çıksan ilk gören polis devriyesi seni kapar, götürür gözaltına alır..
Ta ki saat akşam 17’ye kadar öylece evde kapalı oturacaksın..
*************** **************
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile birlikte artık 5 yılda bir değil her yıl sayılıyoruz.
Peki sayıldığını bilen ya da duyan var mı? Benim bir şeyden haberim yok. Soruyorum eşe dosta onların da haberinin olmadığını öğreniyorum.
İyi de bu sayım nasıl yapılıyor ki..
Eskiden beş yılda bir yapıldığı halde tantanası, curcunası aylar öncesinden başlayan.. Üstelik bir de, bir günlük sokağa çıkma yasağı ile gerçekleştirilen nüfus sayımı nasıl olur da böyle sessiz sedasız yapılır? Hem de her yıl üst üste..
Yeni sisteme göre artık tek tek ‘kelle’ yazımı ile nüfus sayımı yapma dönemi kapandı. Vatandaşların nerede oturursa otursun ikametgahını Nüfus Müdürlüğü’ne bildirme zorunluluğu var. Bir yerden bir yere göçüldüğü takdirde, ilk işlerden birisi göçülen yerin nüfus dairesine gidip yeni adresini bildirmek.
Dolayısıyla nüfus müdürlüklerinin elinde herkesin oturduğu adres mevcut. Böylelikle de bu adreslerde kimler oturuyor.. Kaç kişi oturuyor hepsi biliniyor.
Ayrıca bütün bu bilgiler bilgisayar ortamında tutulduğu için her akşam saat beşteki mesai bitiminde nüfus daireleri o şehrin, beldelerinin, köylerinin nüfusunu çok net bir biçimde verebilme imkanına sahip.
İşte sessiz/sedasız nüfus sayımı böyle gerçekleşiyor.
************** **************
Eskiden 5 yılda bir yapılan nüfus sayımlarında olmadık hatalar, yanlışlar yapılıyordu. İstendiği takdirde yüzlerce, binlerce sahte kayıt yapılabiliyor.. Hiç alakasız nüfuslar ortaya çıkabiliyordu.
Örneğin bu konuda komşu ilçe Fatsa’da çok enteresan durumlar ortaya çıkmıştı. Fatsa’nın nüfusu, tarih boyunca Ünye’den hep geri olmuştur. Ancak, 2000 yılında yapılan sayımda Fatsa’nın nüfusunun Ünye’yi 10 bin civarında geçtiği görüldü. Sayım öncesi nüfusu Ünye’den 10 bin civarında eksik olan Fatsa’ya nereden 20 bin göç oldu da bu nüfus böyle arttı?
Tabi çıkan nüfusa hiç kimse, Fatsalılar bile inanmadı.
Sonra söylendi ki o günkü Fatsa Belediye Başkanı, günler öncesinden mezarlıklar dahil her taraftan tespit ettirdiği 20 bin civarında sahte adı önceden belirlemiş.. Sayım günü milleti kapatmış, nüfus sayım listelerine bunları kayıt ettirmiş.
*************** **************
Aslında o yıllarda sadece Fatsa değil her yerde böyle sahte, yalan/yanlış sayım yapılıyordu. Maksat, büyük görünmek, işin daha da önemlisi İller Bankasından gelen “kelle başı para”yı daha çok almaktı.
Böylelikle de Türkiye’nin gerçek nüfusu en az 5 milyon yüksek çıkıyordu.
Nitekim Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile gerçek nüfuslar ortaya çıktı. Örneğin Fatsa’nın nüfusu Ünye’nin 10 bin gerisinde kaldı.. Türkiye’nin nüfusu 5 milyon geri geldi.
*************** *************
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi önceki sayımlara göre daha doğru, ancak hatasız değil. Bazı vatandaşların oturduğu yerde değil de ikametgahını bir başka yerde göstermelerinden kaynaklanan bazı aksaklıklar yaşanıyor bu yeni sistemde.
Yine yıl sonu, yine nüfus sorunu.. Belediyeler bu ara sürekli uyarıyor, herkes oturduğu yerde kayıt olsun çağrıları yapıyor. Hatta belediyeler, böyle yapanları savcılığa vereceklerini, para cezası verileceğini, su aboneliklerinin iptal edileceğini falan söyleyip duruyor.
Vatandaşlar bunlara ne kadar inanıyor, denileni ne kadar yapıyor? Tabi ki tam uyulmuyor, bazı vatandaşlarımız maalesef oturdukları yerin hizmetlerinden yararlandığı halde, gidiyor bir başka yerde ikamet gösteriyor, orada yazılıyor.
Bunun için yasa, ağır cezaları olan yasa lazım. Yoksa bu kaçak-göçek tipleri durdurmak çok zor.