Bazıları erkenden yattı, günah saydı yılbaşı gecesi oturmayı.
Bazıları oturdu evde ama ev halkıyla ama konu-komşu, hısım akrabasıyla tombala oynadı, eğlendi.. Yedi içti.. Televizyon seyretti.. Heyecanla aldığı bilete para vurup vurmadığını izledi.
Bazıları ise çıktı evden arkadaşlarıyla gitti bir eğlence mekanında karşıladı 2011’i.
Hemen herkes kendi tercihinde kendince karşıladı yeni yılı.
“Kendi tercihini başkasını huzursuz ve rahatsız etmeden yaşamak..”
Yılbaşında işte böyle yapıldı.
Doğrusu da buydu..
Demokratik olanı, huzur vereni buydu.
Bunu hayatın her alanında böyle yaşamalıyız.
Yaşamalıyız ki demokrasiyi ülkemizde sağlıklı temellerde kuralım.
Gerçekten demokratik, gerçekten özgür bir toplum, özgür bir ülke olalım.
************** *************
Yeni bir yıl derken; insanın iç dünyasında her şeyin gıcır gıcır olduğu yepyeni bir hayat doğuyor sanki.
Ya da ben öyle sanıyorum..
Ancak yılbaşı gecesi Ünye’yi öyle bir kömür kokusu sarmıştı ki..
Hani ‘içimde gıcır gıcır yeni bir dünya doğuyor’ dedim ya..
İşte bu kömür kokusu bu büyüyü çok kötü bozdu.
Yılbaşı gecesi geç saatleri kadar soba yakıldığı için hava çok daha kötü kokuyordu.
Ama sadece yılbaşı gecesinde değil, Ünye son yıllarda kışın iyiden iyiye kömür kokusuna, kömür isine belendi.
Ünye maalesef kömür dumanına esir oldu çıktı.
Pencereler açılamaz, ev hanımları balkona çamaşır asamaz oldu.
Bu kömür kokusunu, bu kirli havayı teneffüs eden birçok şehir doğalgazla birlikte sorunlarını bertaraf ettiler.
Oralar artık kış-yaz mis gibi hava teneffüs ediyorlar.
Bizim de doğalgazımızın ana hattı döşendi, gaz vermeye hazır halde..
Hazır halde, ama şehir içi evlere gaz verecek hat döşenmediği için doğalgaz yakamıyoruz.
Belediye ile müteahhit firma görüşüp anlaşırsa şehir içi hat döşenebilecekmiş.
O halde daha durulmasın, bir an önce görüşülüp anlaşmaya varılsın.
Bu sene geçse de seneye artık kömür kiri, kömür zehiri teneffüs etmeyelim.