Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
3 Ocak 2011 Pazar
MİSAFİR KALEM
Günal Özer Us - Ankarada Ünyeli Olmak
Canik Dergisi 6. Sayı

Ünye’den Başkent nasıl görünür çok bilemem, ama tahmin edebilirim..

Ankara’da Ünyeli olmak kışın buz gibi soğuğunda ılıman Karadeniz iklimini, yazın sıcağında denizi, yeşili, yaylaları ve yöresel yemekleri, taze sebze ve meyveyi, balığı hele hele hamsiyi özlemektir.

Ankara ise, Türkiye’nin idare edildiği yer, meclis, Anıtkabir ve politika… Atatürk’ün bozkırda var ettiği modern bir şehirdir.Tarihi Bronz çağındaki Hatti Uygarlığına kadar gider, eki adı Ankyra’dır. Hititler sırası ile Frigyalılar, Lidyalılar ve Persler yaşamışlardır. İsa’dan Galatlar Ankara’yı başkent yapmıştır.

Atatürk Ankara’yı neden başkent yaptı?

Anılarında neden başkent yaptığını söyle anlatır.

"Ben Türk'ün imkansızı imkan haline getiren kudretini bütün dünyaya göstermek için Ankara'yı istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar arasından uzanan yeşil sahalar, asfaltlar ve binalarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz, yakında olacak..." Ankara 13 Ekim de Başkent oldu... Fakat Cumhuriyet'in ilk yılların da neredeyse boş denecek kadar az bir nüfusa sahipti ve kırsal bir alanda kuruluydu. Bunun için bazı Batılı devletler büyükelçi göndermeyeceklerini açıklamalarına rağmen, Atatürk ve Türk Hükümeti kararlarından hiç bir zaman vazgeçmediler.

Ankara’nın başkent oluşunu etkileyen nedenleri uzmanlar şöyle sıralarlar Jeopolitik, stratejik ve coğrafi konumu,  Ankara ve çevre halkının Milli Mücadele’ye verdiği olağanüstü destek. Türkiye’nin tam ortasına düşmesi. Demiryolu Batı Anadolu’dan ve İstanbul’dan Ankara’ya kadar gelmesi. Başkent değiştirmek büyük bir karardır. Başkent, devletin beyni durumundadır, devletin yasama, yürütme ve yargı organlarının merkezidir. Yasalar başkentte çıkarılır, yabancı elçiler başkentte otururlar, anlaşmalar başkentte hazırlanıp imzalanır başkent devletin çarpan kalbi, düşünen beynidir.

Atatürk İnkılâplarının önemli halkalarından biri de Ankara’nın başkent oluşudur.

 

Ankara ile ilgili bu bilgilerden sonra gelelim Ankara’da Ünyeli olmaya.

Ben Günal Özer Us,   Ünye’de çamurlu mahallesi dere sokakta doğdum, uzun yıllardır Ankara’da yaşamaktayım. Canik Dergisi Ankara temsilcisiyim, böyle güzel bir derginin Ankara temsilciliği görevini bana verdikleri için arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Bu yaz Ünye ye geldiğimde derginin sahibi Ali Öztürk bana “sizden dergiye yazı bekliyoruz” dedi. Nasıl bir yazı dediğimde “Ankara’da Ünyeli Olmak” olabilir demişti.

Ankara’da Ünyeli olmak, nasıl bir şeydir?

Ünye çocukluk ve gençlik yıllarımızın geçtiği halen bağlarımız olan biraz buruk özlediğimiz kasabamızdır. Ne  yazık ki buradan çok ta güzel görünmüyor.. Eski değerlerini kaybetmiş eski güzel insanları bırakıp gitmişler,  biraz yorgun biraz kırgın.

Biz Ünye’nin çocukları hep onun özlemi ile yaşıyor yılda bir defa bile olsa gideceğimiz günleri iple çekiyoruz. Ünye bize biraz dargın, biraz kırgın, çok arayıp çok soramıyoruz, kimimiz tahsil için çıkmış geri dönmemişiz, kimimiz evlenmiş gitmişiz, kimimiz çocukların eğitimi için ayrılmış geri dönememiştir, ama o  gönlümüzün bir tarafında  gizli bir sevda olarak kalmıştır. Ünye bizim bitmeyen gizli sevdamız, ulaşamadığımız  sevgilimizdir.

Ankara’da Ünyeli olmak birazda bu sevda ile yaşamak demektir.



Bu Haber 2028 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Ünye özlemi Tarih : 3 Ocak 2011 / Pazar Üye Adı :
Sayın US;uzun yıllar Ankara'da, daha fazlası gurbetlerde yaşamış biri olarak Ünye özlemlerimi bende sıralamak istiyorum:Bahçelerden her çeşit meyve yemek.Şehrin her yerinde caddenin ortasında yürümek,koşmak.Belediyenin bedford kamyonunu seyretmek,önündeki boruya kulağını dayayıp Dünya'nın uğultusunu duymak.Molla Bahçesinde,Selevci ev yanında,pıtık,mam,oynamak.Tentürük çevirmek.Tentürük çivisi yapmak.Yarmaşarına tentürük atmak.Hartamalarla havaguşu yapmak,uçurmak.Öğleden sonraları bir sandalye kapıp ırmak yanına doğru sandalyede soyunup kadife gibi kumsallarda yatmak.Birinci dalyandan ikinci dalyana gitmek.Zaman zaman akıntıya kapılıp löngöze düşmek.Atlarını denizde yıkamak isteyenlerin atına binip deniz doğru sürmek.Kumsala kağnılarla getirilen gürgen kütüklerinin denizde biribirine çakılıp biraz ilerde demirlemiş çiftedirek teknelere götürülürken kütüklerin üzerinde koşmak.Askerlik şubesinin önündeki kayalıklardan midye toplamak.Paslı tenekelerde pişirmek.Eski iskelenin üzerine yığılmış fındık çuvallarının üzerinden diktepe denize dalmak.Parkın çok güzel düzenlenmiş çiçek tarhlarını seyretmek.Kenarlarındaki ağaçların çiçek püsküllerinden yayılan mis gibi kokularını koklamak.Kamelyasında oynamak.Tersanede ip çekenlerin gidiş gelişlerini,hemen önündeki kumsallardaki dut ağaçlarının arasında ustaların çapar,tekne ve kayık yapmalarını izlemek.Tabakhanede deri yapılmasını görmek.Tezkerelere çakılan gönlerin kuruduktan sonra kerpetenle çivilerini sökmek.Balık değirmeninde veya Tozkoparanda Mayıs yedisi yapmak.Galabozunda yüzmek.Giresunludan limana doğru yüzerek açılmak.Önce iskele,şube, en sonunda hastahaneyi görebilmek.Ve dönüş yorgunluğunu anımsamak.Açıklarda yüzen diflin balıklarını ıslıklarla yalıya doğru yöneltmek.Dikilitaştan ve fokfoğun üçünçü basamağından suya atlamak.Fokfoğun ilk gözünden dibe dalıp öteki gözünü de geçip denize ulaşmak.Fegaya girmek orada çığlık atmak.Fener altında arkadaşlarla sohbet etmek.Çamlığın önündeki kayalıktan denize atlamak.Suyun içindeki delikten arka tarafa geçmek,orada gizlenerek arkadaşlarını merakta bırakmak.Şişeye gaz doldurup ucundaki bez fitili yakarak bılcın avlamak.Topyanından Aynigolaya kadar sıra sıra dizilen bılcın avlarının başında uykulu uykulu beklemek.Denizde bılcın sürüsü görüldüğünde avardi diyerek bağırmak. Bahçelerimizde; karatavuk, sarısandal, sülün görmek.Hanımcık,iskete florya avlamak.Geceleri çakal seslerini duymak.Şimdi de yakınlarımın,dostlarımın,arkadaşlarımın yanında kabire konulmamı,mezarımda selvi köklerinin bulunmasını arzulamak..Bazı olumsuzlukları ve üzüntülerimi de belirtmek istiyorum.O güzelim kumsallar taş ve asfaltın altında bırakıldılar.Eski parkın güzelliği anılarda kalmış.Bu günkünü başka bir isimle belirtmek gerekir.Eski koyun güzelliğini örten yeni bir dolma çıkıntı yapılmış.Çok güzel olacağını iddia edenler var.Ancak oranın akıntıları dikkate alınmamış.Batı kıyısında Ünye'nin bütün çöpleri birikecek,yazın kokudan orada oturulamayacağını tahmin etmekteyim.Eski iskelenin hemen yakınına bir serender ve yel değirmeni kondurulmuş.Köylülüğü unutmak istemeyenler ve yel değirmenleri ile savaşan Don Kişot'larmı çoğalmış.Caddelerinden,sokaklarından karşıdan karşıya geçilememekte.,müthiş bir trafik altında boğuşulmaktadır.Araç parkı her gün çığ gibi büyümektedir.Görüntü kirliliği de giderek artmaktadır.Sayın US konuyu daha da çok uzatmak mümkün.Ali bey bana da böyle bir görev verirse yazarım.Görüyorsun ki soy adlarımız benziyor.Aramızdaki kuşak farkı uçurumlar gibi değilmi?Selam ve sevgilerimi sunuyorum. Abdullah US
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI