Geçende yeni başlayan tartışmalı bir dizi var
“ Muhteşem Yüzyıl”
Dizi Kanuni Sultan Süleyman dönemini ve Hürrem Sultanı anlatıyor. İlk bölümü
bir sürü hatalar var denilerek büyük tepki gördü. Bu dizi ile birlikte Kanuni
Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan birden Türkiye’nin gündemine oturdu.
Peki Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan kimdi?.
Kanûnî Sultan Süleyman1495 Pazartesi günü Trabzon'da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun'dur. Babası Yavuz Sultan Selim, onu küçük yaşlardan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirdi, benzeri görülmemiş bir terbiye ve tahsil gördü. Yedi yaşına gelince İstanbul'a, dedesi Sultan İkinci Bayezid'in yanına gönderildi, burada tarih, fen, edebiyat ve din dersleri alırken, savaş teknikleri de öğrendi.
Rokselana
Babası Yavuz Sultan Selim'in ölümü üzerine, 1520'de 25 yaşındayken onuncu padişah olarak Osmanlı tahtına geçti. Başka erkek kardeşi yoktu. Sultan olduktan sonra gönlünü daha sonra Hürrem Sultan adını alacak Ukrayna’lı Rokselana’ya kaptırdı. Rokselana ona beş çocuk verdi..
Rokselana 1531 yılında bir erkek çocuk daha dünyaya getirdi. Çocuk kambur doğdu adını Cihangir koydular. Sultan Süleyman hayatın anlamını bu zarif kızda buldu. Rokselana 1558 de öldü. Sultan Süleyman ise ondan sekiz yıl sonra vefat etti. Bugün İstanbul’da yan yana iki ayrı türbede yatıyorlar. Kanuninin türbesinde yanında çok sevdiği kızı Mihrimah Sultan yatar.
Dokuz çocuğu oldu
Kanuni Sultan Süleyman’ın dokuz çocuğu oldu. Bunlardan Rokselana’nın oğlu İkinci Selim babasından sonra Osmanlı tahtına geçmiştir.. Diğer çocuklar ise, Şehzade Beyazıt, Murat, Mehmet, Mustafa, Mahmut ve şehzade Cihangir, kızlar Raziye ve Mihrimah Sultandır.
Kanuninin çocuklarının kaderleri iyi olmamıştır.
Cihan hükümdarı en sevdiği oğullarını boğdurmak zorunda kalmıştır. Bunlardan Şehzade Mustafa üstün yetenekli biriydi, tarihçiler Osmanlı tahtına geçmiş olsaydı dünyanın şekli bambaşka olurdu derler..Diğer oğlu Beyazıt’ı da İran esaretinde öldürtmüştür..
Kendi yerine padişahlığa hazırladığı Şehzade Mehmet de genç yaşta bir hastalıktan ölünce, Kanuni bir kez daha yıkılmıştır. Şehzade Mehmet’in Şehzadebaşı camisinin yanında bulunan türbesinin içindeki mezarı bu büyük acıyı yansıtır. Kanuni Şehzade Mehmet’in sandukasının üzerine sedeften bir taht yaptırmıştır. Türbe kapalıdır, görevliden binbir rica ile görebildim. Şehzade Cihangir ise kambur, hastalıklı bir gençti. Cihangir semti bugün onun adıyla anılır. Cihangir abisi Şehzade Mustafa’nın boğdurulmasının acısına dayanamadı öldü. Cihan padişahı ömrü boyunca bu evlat acılarının kahrıyla yaşadı.
Mimar Sinan Mihrimah Sultana Aşıktı
Mihrimah Sultan’ a gelince onyedi yaşında iken Rüstem paşa ile evlendirildi. Bu evlenmenin meşhur bir “bit” hikayesi vardır. Osmanlı Tarihinden sıkılmazsanız onu da yazarız.. “Talihin varsa bit’in bile işe yarar” sözü bu vezir için söylenmiştir.
Asıl enteresan olanı devrin büyük mimarı Mimar Sinan bu Padişah kızı sultana aşık
olmasıydı. Birkaç kez Kanuni’ye çıtlatmalarına rağmen Kanuni Mihrimah Sultan’ı Mimar
Sinan’a vermedi.
Mimar Sinan, büyük aşkı için Mihrimah Sultan’a İstanbul’da iki cami yaptı, bir de gizli bir hamam.. Bir Rivayete göre doğuştan tek göğsü olmayan Mihrimah Sultan bu hamamda kimse görmeden yıkanırdı. Topkapı surlarının karşısındaki dar bir sokakta bulunan bu hamama iki kere gidip baktım, yıkandığı kurna demir kafesle koruma altına alınmıştı.
Hürrem Sultan Kimdi?
Kanuni’ ye ikisi kız beş çocuk veren daha sonra Hürrem adını alan Rokselena Lehistan (Polonya) Krallığı'nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn kasabasında 1506 yılında doğdu. Ondört yaşında Tatarlar tarafından kaçırılıp Osmanlı sarayına satıldı. Avrupa dillerinde Roxolena, ile Farsça kökenli “Khurram” Türkçe’de Hürrem, neşeli olan kişi anlamına gelir. Avrupa onu Roxelana, adı ve Osmanlı padişahı I. Süleyman'ın eşi ve sonraki padişah II. Selim'in annesi olarak tanır.
Bir Aşkın İki Mihrabı
Mimar Sinan aşkı Mihrimah Sultan için İstanbul’da iki cami yaptı.. Üsküdar’daki ilk camiyi Sultan karanlık olmuş dedi. İkinci camiyi Edirnekapı’da yaptı, cami muhteşem aydınlık oldu.. Mimar Sinan bu iki cami arasına bir sır gizledi.. İkinci camiyi çok beğenen Mihrimah Sultan bu sırrı öğrenince hüngür hüngür ağladı.. Bu sır neydi? Sizin için araştırdım ve yazdım, beni izleyiniz.
Özür: Bu makale Cuma günü yayınlanacaktı bugün OrtaCami’yi yazacaktık, unutulmuş, bu nedenle konular bir ileri kaymış oldu. Günlük gazete çıkarmanın yoğun stiresi altında çalışan sayfa grafikerleri adına özür dilerim. Çarşamba: bir çok bilinmeyenlerle ORTA CAMİ, bir aksilik olmazsa.