Ortaçarşı’nın simgesi haline gelen Orta Cami’de yedi aydır devem eden yenileme çalışmaları bitti ve cami geçtiğimiz Pazartesi günü ibadete açıldı. Cami bir biblo gibi ortaya çıktı.
Caminin adı Ortaçarşı’da bulunduğu için Ortacami değildir. Zaten kırk yıl öncesine kadar Ortaçarşı diye bir yer de yoktu. Buranın adı Çapulacılar Arastası idi. Orta yerdeki bir sıra dükkanlar kaldırılarak burası çarşı hüviyetine büründü ve Orta Cami’den dolayı buraya Ortaçarşı denildi. Depremde yıkılan ve 1952 yıllarında yeniden yapılıp ibadete açıldığı için de “Orta Yeni Cami” denildi.
Cami ilk ne zaman yapıldı?
Araştırmacı yazar Mehmet Karayalman 1800 lü yıllarda caminin biraz ilerisinde var olmuş Sadullah Efendi Medresesi hakkında yaptığı çalışmalarında bize cami ve arasta hakkında bilmediğimiz pek çok bilgi verir.
Cami 1834 yıllarında Medrese Mescidi olarak ahşaptan yapılmıştır. O zamanki adı muhtemelen “Medrese Mescidi” dir. Benim de Ortaçarşı hakkında son yaptığım çalışmada karşıma çıkan cami ile ilgili bilgi ise, mescid bir kilisenin yerine veya temelleri üzerine yapılmıştır.
Cami 1899 yıllarında bugünkünden daha ufak olarak taştan yapılmıştır. Bu taştan yapılan cami 1939 Erzincan Depreminin Tokat Erbaa’dan geçen fayın Ünye’ye yansıması neticesinde pencere hizalarına kadar yıkılmıştır.
Cami on yıl kadar yıkık ve harabe halde kaldıktan sonra yeniden eskisinden biraz büyük olarak yapılarak 1952 yılında tekrar ibadete açılmıştır.
Kıblesi çarpık mı?
Cami ilk taş olarak mı, yoksa depremden sonra yapılırken mi kıblesinde söylentilere göre 35, teknik hesaplamalara göre 20 derecelik bir çarpıklık meydana gelmiştir. Bir vatandaşın bu konuda ısrarlı olması üzerine zamanın müftüsü çarpıklığı tesbit etmiştir. Saf çizgili bir halı caminin içine 35 derece yamuk serilerek, cemaat namazda uzun yıllar 35 derece çarpık saf tutmuştur. Caminin yenileme çalışmalarından sonra tabana serilen çizgili halı bu sefer düzgün serilmiştir. Yıllardır çarpıtılmış halı çizgisi üzerine yamuk saf tutan vatandaşlar arasında bu bir soru işareti yaratmıştır.
Müftülüğün görüşü
Bu uygulamayı Sayın Müftümüz Mustafa Bey’e sordum.
“Camilerimizdeki bu kıble çarpıklığı ne anlama geliyor, daha önce yamuk serilen halı düzeltildi vatandaşın aklı karışık daha önce yamuk kılınan namazlar ne olacak, bu konuda ne söylemek istersiniz.
“Bu soru on numaralık, çok yerinde, bunu bir Cuma günü vatandaşlarımıza camide anlatacağım. Bu güne kadar yapılan uygulama yanlıştır. Kırkbeş dereceye kadar çarpıklıklar doğaldır. O nedenle halıyı çarpık serip vatandaşın kafasını karıştırmak doğru değildir, niyet önemlidir, dinimiz bir şekilcilik dini değildir. Önceki namazlar da geçerlidir, müsterih olsunlar.
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Ünye’de de kıblelerinde hata olan camiler vardır Kıblesi çarpık camilerde namaz kılmak hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?
Kabe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kabe’ye yönelmeden) sapma sayılmaz. Kaldı ki Orta Yeni Camii 20 derecelik sapmayla, ip çekmek, açıyı ölçmeye kalkmak gibi tutumlar yanlış bir davranıştır. Sapma derecesi daha fazla olursa ‘kıbleye yönelme’ şartı aksamış olur.
Kıblenin yani namazda kıbleye yönelmenin bir hikmeti de hayatımızdaki istikameti, dürüstlüğü test etmek, ayar çekmek, kontrol etmektir. Namazdaki kıblemizle hayattaki kıblemiz birbirini tamamlayacak, örtüşecek, farklı istikametlere gitmeyecektir.
Neler yapıldı
Saçakların bozulması, kubbenin akması ve sıvaların ve boyaların dökülmesi nedeniyle restorasyona gerek duyulmuştur. Tüm saçaklar, taban döşemesi ve son cemaat yeri, üst tavan döşemesi, içinin hat yazıları ve boyası, imam-hatip odası mahfili yenilenmiştir.
Caminin dışı alt taban taşları tümüyle değiştirilmiş, istinat duvarı ve ferforjesi hallolmuş, şadırvan restore edilmiştir.
Vatandaş ne istedi?
750 erkek, 450 bayan cemaat kapasiteli cami için vatandaşlar tuvalet istediler. Tuvalet daha önce yapılmıştı, kullanımda çıkan bazı sakıncalar nedeni ile kaldırıldı. Tekrar yeniden yapılmasını Ortaçarşı esnafı istememiştir.. Bazı hassas ve ince sakıncaları vardır. İnsanlarımızda böyle yerleri kullanma alışkanlığı henüz tam oturmamıştır. Vatandaşlar fakında olmadan bazen son düğmeyi sokakta iliklemektedirler. Zaten elli metre ilerde tuvalet vardır. Ne kadar sıkışırsanız sıkışın elli metre sabredebilirsiniz, sabredemeyenlere yapacak bir şeyim yok.
Konu ile ilgili daha önce yapılmış bir çalışmayı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
http://www.unyeses.net/kible.htm