Ünye’nin 10 Şubat’ta İstanbul’da yapılacak olan Emit Turizm fuarına katılacağı haberi geldi. Emit fuarı bir Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’dır ve dünyada benzerleri arasında ilk on içerisinde gösterilmektedir. Tam açılımı şöyledir.. EMITT- İstanbul, Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı
Tüyap Istanbul Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi, 15. ci dönem, 10 - 13 Şubat 2011
Sektör: Seyahat acentaları, oteller, belediyeler, valilikler, il kültür turizm müdürlükleri, araç kiralama şirketleri
Geç kalındı
İşte Ünye bu dev fuara katılma hazırlığı içindeymiş. Sanıyorum bu fuara katılmaktaki amaç Ünye’yi, ürünlerini tanıtmak ve olursa Ünye’ye biraz turist ve misafir çekmektir. Çünkü bu fuarın ana teması turizmdir. Yoksa oraya börek satmak için gidilmeyecektir.
Ünye’de bazı kuruluşlar bundan bir müddet önce de Ankara’da yapılan “Ordu Tanıtım Günleri Fuarı”’na katılmıştı..
Şehrimizin bu tür fuarlara katılıp tanıtılması için çok geç kalınmıştır. İstanbul’da bu fuar onbeş yıldır yapılmaktadır. Ben her yıl zevkle gider seyrederim bir Türkiye festivali gibidir. Yurdun her tarafından iller kazalar ve hatta köyler buraya katılırlar. İçlerinde o kadar profesyoneller vardır ki illerini bile geride bırakırlar. Bu fuara katılmak deneyim ve yüksek derecede bilgi ister. Bu işi Kastamonu ilçeleri, Sivas ilçeleri Erzincan ilçeleri ve hatta Rize ilçeleri çok iyi yaparlar
Ünye’nin İşi Zor
Ünye’nin işi fuarda çok kolay değildir. Bir de yer önemlidir. Salonun arka taraflarında paraya kıyamayıp iki metrekarelik bir yer kiralarsanız rezil olursunuz. Bu iş için kesenin ağzını biraz açıp standı profesyonel fuarcılara düzenletmek gerekmektedir. Öyle Ankara’daki gibi Ünye’den heykel söküp götürmekle bu iş olmaz..
Ankara’daki stand bir sergi düzenlemesini geçememiştir.. Arkadaşlarımız Ankara’ daki sergiyi gereğinden fazla abartarak ve biraz da kendi taraflarına yontarak Ünye’ye anlatmış yandaş bir takım basın da onlara arka çıkmıştır. Ankara’daki tanıtımın favorisi tam bir il ağırlığı içinde standını hazırlayan Ordu, sonra Perşembe, Fatsa ve Mesudiye olmuş, bizim standa ise bedava börek lokum olduğu için insanlar gelmişlerdir.
Ünye’den götürdükleri kelek heykelin üzerine çıkan çocukların fotoğraf çektirmesi de heykel beğenildi şeklinde algılanmış, aradaki ince komediyi kimse anlayamamışlardır.
Her taşın altından çıkan adamlar
Fuarda Ünye’de her taşın altından çıkan belirli kişiler boy boy fotoğraf çektirip bunu başarı diye bize yutturmaya kalkışmışlardır. Standları gezen İstanbul’dan bir gazeteci benimle yaptığı sohbette Ünye’nin çok daha güzel standlar düzenleyecek yetenekte insanlara sahip olduğunu söyleyerek Ankara’da gördüklerine üzüldüğünü söylemiştir.
Eğer yine bu her taşın altından çıkan adamlarla İstanbul fuarına katılacaksınız size tavsiyen hiç denemeyin bizi rezil edersiniz. Önce bu fuarı bu yıl, görevlendireceğiniz aklı başında şehir kültürü ile yetişmiş yüksek eğitim görmüş biri bayan iki kişi ile izleyin not alın, katılımcılarla görüşün gelecek seneye hazırlıklı olarak gidin. Şu anda bu işten anlayan bir tek adamınız yok. Acemice bu fuara katılırsanız hüsrana uğrarsınız.
Amacınız Nedir?
Bir de fuardan ne elde etmek istiyorsunuz, amacınız nedir, üç beş gün lay lay lom mu yapmak istiyorsunuz, eşe dosta İstanbul gezisi mi düşünüyorsunuz? Bir hedefiniz var mı? Ne satacaksınız, ne sunacaksınız, fuarı ziyarete gelen otel sahiplerine, tur sahipleri turizmcilere ne pazarlayacaksınız. Neleriniz var bir listesini yaptınız mı? Turizm mi pazarlıyorsunuz? Gelecek insanları yatıracak oteliniz var mı? Gelenleri, nereye götüreceksiniz alt yapıyı hazırladınız mı? Misafirleri iki gün, üç gün Ünye’de tutabilmek oyalayabilmek için neler düşündünüz, projeniz var mı, tarihi yerler hakkında yalan bilgileri düzelttiniz mi? Var da bizim neden basın olarak haberimiz yok.
Yalanlarla Turizm olmaz
Tarihi yerlerimiz hakkında doğru bilgi verecek bir tek kimseniz yok. Bilinenlerin hepsi yalan, uydurma hepsi masal hepsi yanlış. Otantik köylü pazarınız pislik içinde. Benden size bir de çözüm önerisi: Bu yıl bu fuara katılmayın, önce izleyin gelecek yıl hazırlıklı olarak gidin.
Bu sizin yaptığınız bıyığa fön çekmekten başka bir şey değildir.
Rahmetli babamın sözü bu.. Bazen böyle kelek işler yapıp kıvırınca Babam: “Yaşar Kaptan yine bıyığına fön çekiyorsun” derdi.
Babam bana “Yaşar Kaptan” derdi. Ailemiz dörtyüz senedir Ünye’de denizcilikle uğraşıyordu son kaptan olarak ben yetiştiriliyordum, deniz bitti benim kaptanlık ta güme gitti.. Benim kaptanlığım küçük yelkenli sandalımın dümeninde geçirdiğin çocukluk yıllarımla sınırlı kaldı. Evden çaldığım annemin çarşafını bir direğe germiş sandalıma bir de yelken yapmıştım ve akşama güzel bir sopa yemiştim annemden.
Uyarı
Zavallı biri gazetesinde ben ve annem hakkında gerçeğe uymayan şeyler yazmış. Bunu ona kimin yazdırdığını biliyorum, son yazılarım üzerine bana saldırıya geçtiler, bir zamanlar da gazeteci geçinen zavallı bir kadının arkasını sığınıp bana sataşmıştı. O kendini bilir, ona bu tipleri üzerime salmamasını öneririm.. Adam gibi karşıma çıksınlar. Ayrıca oradaki bilgiler yanlış, annem kardeşimle oturuyor, ben yalnız oturuyorum, biraz da annem için Ünye’de uzun kalıyorum. Annem, “sen onları kulağından tut bana getir” dedi. Eğer bir daha yaparlarsa kulaklarından tuttuğum gibi götüreceğim onları anneme.
Çarşambaya: “Portakal Şükran Anneme ne dedi?”