Gaz sıkışması bilirsiniz çok tehlikeli bir durumdur. Eğer insanın içinde gaz sıkışması olur, mide barsak gerilmeye başlarsa acısına dayanılmaz.. Bir de barsak dolanmasına yol açarsa ölümcül sonuçlar doğurur. Diğer taraftan yerin içinde, derinliklerde gaz sıkışması olursa deprem olur sallar.. Yıkar, öldürür.
O yüzden “gaz sıkışması” deyimi mi denir, “gaz sıkışması” tabiri mi denir, ne denirse densin bu kelam tehlikeli bir kelamdır.
Böylesine tehlikeli bir kelamı Ünye için kullandım, Ünye’ye gelecek doğalgazın şirketle belediye arasında sıkıştırılmak istendiğine dikkat çektim.
Ünye’ye gelecek doğalgaz konusunda daha önce de birkaç yazı yazdım. Doğalgaz sözünü 2002’de Enerji Bakanlığı’na getirilen Sn. Hilmi Güler vermişti biz Ünyelilere. Hem de bir yıl sonrası için, yani 2003 sonu için.
Sn. Güler, ancak 8. yılın sonunda doğalgazın ana borusunu Ünye’den geçirmeyi başardı. Doğalgaz artık Ünye’de ana borunun içinde.
Ama bir sorun var. Doğalgaz Ünye’de evlere verilemiyor.
Neymiş de, Ünye Belediyesi doğalgazın dağıtımını yapacak şirket ile görüşmeliymiş, onu Ünye’de evlere doğal gaz verilmesine ikna etmeliymiş. Şirket ise ikna olursa gelip Ünye’deki şehir içi hattı döşemeli, evlere doğalgaz verilmesini sağlamalıymış.
Bunu aynen böyle Sn. Hilmi Güler söyledi Ünye Flash Radyo’daki program sırasında.
Ayrıca şunu da ilave etti: Vatandaş konuyu ısrarla takip etmeli, mücadele etmeli, baskı yapmalı.
Peki kime baskı? Ünye Belediyesi’ne tabi ki. Vatandaşın gözünün önünde belediye var, nerde bulacak doğalgaz dağıtım şirketini de baskı yapacak..
Sn. Güler; karnını ağrıtan, kendisini çok sıkıştıran doğalgazı bertaraf edip, dağıtım şirketi ile belediye arasına sıkıştırmak istiyor anlaşılan. Ya da böyle bir yola başvurup işin içinden sıyrılmak istiyor.
Olmaz Sn. Güler; siz doğalgaz sıkıştırmasından kurtulamazsınız. Çünkü Ünye’ye doğalgaz sözünü ne belediye verdi, ne de dağıtım işini alan şirket. Sözü veren bizzat sizsiniz.
Siz başlangıçta söz verirken; “Ben ana boruyu getirtir, Ünye’den geçirtirim. Gerisi benim işim değil belediye ile şirket işi” demediniz. Evlerde doğalgazı yaktıracağınızı söylediniz.
Bu işin baştan sona seyrini en iyi siz biliyordunuz. Bir kere BOTAŞ ana boruyu döşer, ardından gaz dağıtım şirketi şehir içi hattı döşer, evlere gaz verilir. Bu işin izlediği yol budur. Bunun böyle olduğunu bilen siz, şimdi neden işin içinden sıyrılıp olayı belediye ile şirkete atmaya çalışıyorsunuz ki?
Bir de deniyor ki; “Ünye; gaz dağıtımı yapılıp para kazanmak için elverişli değilmiş, şirket o yüzden şehir içi hattı döşemeye yaklaşıyormuş. Çünkü zarar edermiş”
İyi de, bu işin ta başında gelindi Ünye’de, Fatsa’da incelemeler yapıldı. Yaklaşık gaz tüketim miktarı tespit edildi. Demek yeterli bulundu ki ana boru döşendi.
Şimdi ne oldu da yetersiz bulunuyor? Kaldı ki 7-8 sene önce yapılan incelemeler sırasında Ünye’de bu kadar nüfus ve konut yoktu, şu anda daha da arttı. Dolayısıyla doğalgaz tüketim miktarı da artacaktır.
Bu işi ihale ederken Sn. Hilmi Güler Enerji Bakanıydı. İşin tepesindeki insandı. Nasıl ihale yaptı, yaptırdı ki..? İhaleyi alan firma şehir içi hattı ister döşüyor, isterse döşemiyor..
İşin püf noktası da asıl burası. Devlete masrafı yaptır, ana boruyu döşet. Şehir içi dağıtım işini ise dağıtım firmasının keyfine bırak. Olur mu böyle bir şey..
Sn. Güler; ihaleyi ne Ünye Belediyesi yaptı, ne de şirket zorla kazandı. İhale sizin bakanlığınızda, sizin bakanlığınız sırasında yapıldı. Dolayısıyla bu işten hem Ünyelilere verdiğiniz söz itibariyle sıyrılamazsınız. Hem de ihale şartlarını hazırlatan bakan olarak sıyrılmanız mümkün değildir.
Ha, şu anda işin yapılması sırası belediye ile şirkete mi geldi.. Görev yine sizin. Bu iki kurumun bir an önce bir araya gelip işe başlaması için gayret sarf edeceksiniz. Araya girecek, bir araya getirceksiniz.
“Millet baskı yapsın. Belediye ile şirket görüşsün” demek de ne oluyor?
Siz necisiniz?
Millet adına iş yapacak olan da, baskı yapacak olan da siz milletvekilleri değil misiniz?
Hele hele doğalgaz konusunda, mücadele edecek olan da baskı yapacak olan da en başta sizsiniz Sn. Güler.
Çünkü başta sözü millete siz verdiniz.