Annem Portakal Şükran’ı çok severdi.. Mahalleden komşumuzdular. Ben de çocukluğunda severdim Şükran’ı, mahallede ona portakal gibi kırmızı yanakları nedeniyle “Portakal Şükran” adını takmışlardı. Benden küçüktü, gelip geçerken “Kız senin portakal yanaklarından ısırırım derdim” O da “ısııııy” derdi.
Zamanla Şükran büyüdü, İstanbul’dan gelip gidişimde bize gelir oyalanırdı, yurtdışından tatile geldiğim zamanlarda onlar arabaya doldurur denize götürürdüm. Ben farkında olmadan Şükran bana ilgi duymuş. Annem ben hep Şükran’la evlenip mutlu ve mesut bir yuvam olsun istedi. Ama kader bizleri hep başka yerlere attı.
Ben gittim annemin hiç sevmediği Süheyla’ya sevdalandım. Annem “Portakal gibi kızı bıraktın da bu gara guru bunu mu buldun” diye yıllarca başımın etini yedi.
Şükran yıllar sonra eşinden ayrılıp Ünye’ye sık gelmeye ve anneme uğramaya başladı.
Son arzusu beni muhakkak biri ile başgöz etmek isteyen doksan iki yaşındaki annem Şükran’a bir şeyler çıtlatmış. Acaba Portakal Şükran anneme ne dedi. Ben de çok merak ediyorum. En iyisi biz gelecek Çarşamba’yı bekleyelim.
Köylü Pazarında rezalete devam
Geçende dile getirdiğim “Köylü Pazarı”nda değişen bir şey yok. Ben yazdım ya ebediyen yapmazlar, çünkü “bak Karaduman yazdı da düzelttiler” demesinler diye.
Ama aldığımız duyumlara göre yeni bir köylü pazarı yapma hazırlığı içinde imişler. Burası zaten geçici imiş.. Helal olsun size. Altı yıldır geçici.. Bizi salak mı sanıyorsunuz?
Burada ne vardı tekrar bakalım:
Işıklandırma yok, köylü karanlıkta alış veriş yapıyor, yağmurda taban çamur içinde, tezgahlar paslı ve bakımsız, adam burada kolera ve tetenoz olur. Seyyar tuvaletler yetersiz ve çok pis, bunlardan mahalleye ve çevreye hastalık bulaşır, buraya girilip nama kılınmaz, pazarda el yıkamak için bile su yok, abdest alacak yer yok, mescit yok, pazarda güvenliği ve denetimi sağlayacak bir ekip yok, zabıtalar ancak para toplamak için uğruyorlar.
Bunların yeni pazar yeri yapılana kadar bazıları acilen muhakkak düzeltilmesi lazım. Pazarın geçici olduğunu söylüyorlar. Altı yıldır geçici pazar olur mu? Daha kaç yıl geçecek? Geçici pazarda bu rezaletin olması demek doğal sizce .. Kalıcı pazarınızı da göreceğiz.
Pazarı kim yapacak?
Geçende bu konuda fikri sorulan AK Parti İlçe başkanı, şimdiki köylü pazarının köylümüze yakışmadığını “Köylü pazarı yeni bir yerde modern bir şekilde kurulacak, Belediye Başkanımız ve yöneticilerle yaptığımız görüşmede çok kısa zamanda köyü esnafımıza ve Ünyeliye yakışır biz Pazar yapılacağı bize ifade edildi.” demiş. Ve seçilen pazar yerini etraftaki arsa sahiplerinin spekülasyon yaratmamaları için şimdiden açıklanmadığını ifade etmiş. Alt tarafı bir Pazar yapacaklar üçüncü boğaz köprüsünün yolları geçecek değil ya
Ak parti İlçe Başkanının pazarla ilgili açıklaması ve bazı bilgiler vermesi biraz garip.. Biz yeni bir pazarın yapılacağını, yerinin gizli tutulduğu bilgisini ve daha birçok detayı Ak Parti ilçe başkanından değil de Belediye Başkanından duymak isterdik doğrusu da bu olurdu. İlçe başkanının açıklaması ile ortaya çıkan bu garip durumu nasıl okuyacağız?.
Benim yazılarımdan sonra yerel yöneticilerin konuya sahip çıkmalarını beklerdim, demek işi ilçe başkanına devrettiler. Bu garip durum teşkilat içinde gizli ve ince bir rekabetin baş gösterdiği izlenimi veriyor çevreye.
Karışan kafamı toparlamak için soruyorum, belediyeden bir açıklama gelecek mi? İlçe başkanının bahsettiği gizli pazar yeri neresidir, ne zaman başlanacak, neler yapılacak? Yoksa tekrar ilçe başkanına mı dönelim?
Esrarlı Halıdaki Ölüm Tarihi
ve Canik Dergisi
Bir Hint Mihracesi Atatürk’e ölümünden on yıl önce bir halı hediye eder. Halının üzerine Atatürk’ün ölüm yılı günü ve saati gizlice işlenmiştir. Atatürk halının üzerine gizlenen tarih gün ve saatte vefat eder. Halıdaki sır yıllar sonra fark edilir ve halen çözülebilmiş değildir. Bu halıyı ve İstanbul Pera Palas otelindeki Ata’nın müze haline getirilen odasını ziyaret ederek dergi için yazdım. Siz en iyisi siz aybaşında çıkacak olan dergimizden bir tane ayırtınız.
Ünye Yöre ve Kent Kültürü Dergimiz CANİK’in yedinci sayısının hazırlıkları bitti, şu anda baskıda, ay başında bayilerde olacak. Ben ve birlikte çalıştığım genç arkadaşlarım size yine dopdolu hiç bilinmeyen yerel konularla ulusal değerde bir dergi sunuyoruz. Karadeniz’de hiçbir ilçenin ve hatta İl’in böyle profesyonelce hazırlanmış bir dergisi yok. Komşu il ve ilçeler bize gıpta ile bakıyorlar.
Yurt dışında aldığım eğitim ve orada uzun yıllar süren çalışma hayatıyla edindiğim deneyimimi genç arkadaşlarıma bu dergide aktarma fırsatı bulduğum ve Ünye’ye bu kalitede bir dergi yaptığımız için mutluyum.
Bu sayımız da yine çok ilginç konular var: (Prof. Dr. Ayşe Yalın, Biz de Çocuktuk) “Son Çömlekçi” “Aşiyan Sanat Cafe” (Bengü Karaduman, Rüyalar ve Aynalar), Esrarlı Halıdaki Sır, ve hiç bilinmeyen bir konular.