Varislerinin yerini bağışlayarak insanların oturup dinlenmeleri için yapılan ve hür türlü rezaletin yapıldığı yer haline gelen parka adını veren Gogina kimdi? Gogin Osman Ağa’yı bize İstanbul’da oturan torunu Afife (San) Ak ricamızı kırmayarak yazdı. İşte Gogin Ağa
“Gogina (Gugin Aga) Osman Ay, Batum’lu yedi kardeşli bir aileden geliyor. Bolşevik İhtilali'nden sonra yörede Müslüman nüfusa karşı sürdürülen yıldırma, sürme, öldürme gibi eylemler üzerine ilk önce iki kardeş (Dursun ve Ömer) Türkiye'ye geliyorlar. Osman Ağa annesine aşırı düşkünlüğü nedeniyle oradan ayrılmak istemiyor. Oğlunun can güvenliği için annesi onun Türkiye'ye kaçmasını istiyor. Hatta eğer gitmezsen sütümü sana helal etmem diyor. Osman Ağa miktarını bilmediğimiz altın ile Türkiye'ye geliyor. Ondan önce gelen birçok Gürcü gibi o da Karadeniz sahilini tercih ediyor.
Osman Ağa Ladik’li bir hanımla evlenir, ondan Ahmet isminde bir oğlu olur. Daha sonra başka çocukları olmaz, eşinin önerisi ve seçimi doğrultusunda Ayşe Hanım'la evlenir. Ayşe Hanım'dan, Makbule, Zekiye, Cemal, Kemal ve Didar dünyaya gelirler. Bu çocuklardan sadece Didar hayattadır.
Osman Ağa'nın elimizde Ünye Parkı'ndaki Atatürk heykeli önünde çekilmiş bir adet resmi vardır. Bu resim Makbule kızından torunu Güler Aksoy'dadır. (Rusen Aksoy'un esi) Osman Ağa 1939 yılında Ünye'de en küçük kızı 2 yaşında iken 82 yaşında vefat etmiştir. Mezarı parkın yanındaki mezarlıktadır.
Ünye'ye geldiğinde parasını altın olarak muhafaza ederken pek çok tanıdığı fındıklık almasını önermişse de çocuklarının tenha yerlerde güvenlikte olamayacağı düşüncesiyle üçüncü oğlu doğduktan sonra Ünye'nin içindeki şimdiki pazar yerini de kapsayan toprakları nakit altın ödeyerek almıştır.
Son dönemde, belediyeye pazar yerini de kapsayan topraklar hibe olarak verilirse, geri kalan toprakların imara açılacağı sözü üzerine Cemal ve Kemal Ay tarafından bugünkü Rus Pazarından Köylü Pazarına kadar olan topraklar, köylü pazarı ve yolları ve parkta dahil olmak üzere belediyeye hibe edilmiştir.
Bu bilgiler Osman Ağa'nın hayatta olan tek evladı Didar Günaydın'dan naklen yine Osman Ağa’nın Zekiye kızından torunu Afife Ak tarafından derlenmiştir..Değerli arkadaşım Yaşar Karaduman'a selamlarımla. Afife AK
Önceki gün adına yapılan parkın, biraz ilerideki bulunan mezarında kemiklerini sızlatacak rezaletini yazdığımız Gogin Osman Ağa’nın kısa hayat hikayesini bize İstanbul’dan yazan okul arkadaşım Afife Hanım’a teşekkürler, sevgiler selamlar.
Rezaletler Yumağı
Rus Pazarı - Köylü Pazarı –
Karanlık ve çamur içindeki korku sokakları
Ancak Osman Ağa’nın bağışladığı topraklar üzerinde belediyenin kurduğu her şey perişan ve bir rezalettir. Rus Pazarı dedikleri içinde artık bir tek Rus’un kalmadığı her türlü esnafın çile doldurduğu şehrin içinde çürümüş bir zihniyetin çürümüş bir eseri olarak durmaktadır. İçi tam bir curcunadır. Buradaki insanlara yazıktır. Burada her şey çürümüştür burası şehrin içinde bir utanç abidesi bir yer haline gelmiştir. Bu esnafa bir yer yapılarak bu pislik şehrin ortasından kaldırılmalıdır.
Yol mu, Pazar mı?
Yol olarak bağışlanan yerde bugün Çarşamba günleri pazar kurulmaktadır. Ünye, esnafına yıllardır bir pazar yeri yapamamanın acizliği içindedir. Burada bir yangın olsa itfaiye ve ambulans giremiyecektir.
Biraz ilerideki köylü pazarında devamlı yazdığımız ve devamlı yazacağımız perişanlık aynen devam etmektedir. Pazar çamur, tezgahlar paslı, susuz, ışıksız ve pislik içindeki tuvaletleri ile Afrika’da bir pazara benzemektedir. Tuvaletler etrafa hastalık saçmaktadır. Kaç haftadır noksanlıkları yazarak dikkatini çektiğim belediye susuyor. Perişanlık aynen ve her gün daha da vahim hal alarak büyüyor, tekrar Kaymakam Osman Bey’in dikkatine sunuyorum.
Şehide Saygısızlık
Şehit Aydın Sezgin’inde kemikleri sızlıyor..
Yolu, elektriği olmayan ve sakinlerinin ızdırap ve korku içinde yaşadıkları bir sokağa adı verildiği için bir kere daha ölmüştür.
Gogin Ağa’nın bağışladığı topraklar üzerindeki Köylü Pazarı etrafındaki bölgede ve sokaklarda büyük sorunlar ile karşılaştık. Ziraat Odası’nın bulunduğu sokak ve onun paralelindeki sokaklarda bir tane sokak lambası yok, sokaklar çamur içinde, arsa mı, sokak mı belli değil, özellikle Şehit Aydın Sezgin Sokak sakinleri çok şikayetçiler. Akşam olunca bir bayan bu sokaktan geçemiyor, okuldan çocuğumuzu almaya gidemiyoruz, sokak lambası yok, her taraf karanlık belediye bakmıyor, bir sürü karanlık insanlar bu sokağa geliyor, diyerek sorunları belediye duyurmamızı istemişlerdir. İnşallah duyarlar.. Böyle bir rezalet ancak Afrika’da olur diyen sokak sakinleri sokağın taş döşenip ve lamba konularak bu ilkellikten kurtarılmasını istemişlerdir.
Yarın: Ünye Yöre ve Kent Kültürü dergisi Canik